Bize ulaşın
Giriş: İstanbul’da Kelepçe Taşımanın Hukuki Boyutu ve Toplumsal Algısı
“Kelepçe taşımak suç mu?” sorusu, özellikle İstanbul gibi büyük metropollerde yaşayan ve kişisel güvenlik endişesi taşıyan vatandaşların sıkça merak ettiği bir konudur. Bu sorunun hukuki cevabı net ve kesindir: Evet, yetkili olmayan bir sivilin kelepçe taşıması Türk Ceza Hukuku kapsamında bir suç teşkil etmektedir. Toplumda, kendini koruma amacıyla bu tür aletlerin taşınabileceğine dair yaygın ancak hatalı bir kanı bulunmaktadır. Bu yazıda, konunun tüm hukuki boyutlarını, güncel yasal düzenlemeleri ve olası yaptırımları bir İstanbul uzman avukat perspektifiyle detaylı bir şekilde ele alacağız.
⚠️ Somut olaya göre uzman bir görüşü almadan hareket etmemenizi tavsiye ederiz.
💬 Uzman Görüşü Almak İçin TıklayınKonuyu doğru anlamak için öncelikle üç temel “kelepçe” kavramını birbirinden ayırmak kritik öneme sahiptir. Bu ayrım, bilgi kirliliğini önleyecek ve hukuki durumu netleştirecektir:
- Fiziki Kelepçe (Metal veya Plastik): Bu makalenin ana konusunu oluşturan, kolluk kuvvetleri tarafından kullanılan ve sivillerin taşımasının yasak olduğu fiziki zapt etme aracıdır.
- Yetkili Kullanım: Kanunların, polis ve jandarma gibi genel kolluk kuvvetlerine ve belirli şartlar altında özel güvenlik görevlilerine tanıdığı, kelepçe takma yetkisini ifade eder.
- Elektronik Kelepçe: Tamamen farklı bir hukuki kurum olan bu uygulama, ev hapsi veya belirli bir bölgeye yaklaşmama gibi adli kontrol tedbirlerinin bir parçasıdır ve fiziki bir aleti üzerinde taşımakla ilgisi yoktur.
Bu temel ayrımlar ışığında, bir sivilin üzerinde, arabasında veya çantasında kelepçe bulundurmasının neden suç sayıldığını, bu suçun yasal dayanaklarını, cezalarını ve bu durumla karşılaşan bir kişinin haklarını adım adım inceleyeceğiz.
Kelepçe Taşıma Suçunun Yasal Dayanağı: 6136 Sayılı Kanun
Sivillerin kelepçe taşımasının suç olarak düzenlenmesinin temel hukuki dayanağı, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun‘dur. Bu kanun, kamu güvenliğini sağlamak amacıyla, toplumda kimlerin hangi tür aletleri taşıyıp taşıyamayacağını net bir şekilde düzenler.
6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun Nedir?
Kanunun ismi ilk bakışta sadece ateşli silahları ve bıçakları kapsadığı izlenimini verse de, kapsamı çok daha geniştir. Kanunun 1. maddesi, ateşli silahlar ve mermilerinin yanı sıra, “bıçaklarla salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletlerin” de bu kanun hükümlerine tabi olduğunu belirtir. Bu “diğer aletler” ifadesi, kanunun kapsamını genişleten ve kelepçe gibi araçları da içine alan kilit noktadır.
Kelepçe, 6136 Sayılı Kanun’da “Diğer Aletler” Kapsamında Nasıl Değerlendirilir?
6136 sayılı Kanun’un metninde “kelepçe” kelimesi açıkça geçmez. Ancak bu, bir yasal boşluk olduğu anlamına gelmez. Kanunun 4. maddesi, yapımı yasak olan aletleri sayarken kama, hançer, sustalı çakı gibi aletlerin yanı sıra “topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletlerin” yapımını yasaklar.
Hukuki yorumlama burada devreye girer. Yargı pratiği ve doktrin, bir aletin bu kapsama girip girmediğini belirlerken onun birincil fonksiyonuna bakar. Mutfak bıçağı, bir mesleğin icrası için gerekli olabilirken; muşta, boğma teli veya kelepçenin bir sivil için meşru bir kullanım alanı yoktur. Kelepçenin tek ve birincil işlevi, bir insanın hareket kabiliyetini kısıtlamak ve onu zapturapt altına almaktır. Bu işlev, doğası gereği devlete ait olan zor kullanma yetkisinin bir parçasıdır. Dolayısıyla kelepçe, kanunda sayılan “muşta” gibi, “salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri alet” kategorisinde değerlendirilir ve siviller tarafından taşınması, satılması veya satın alınması yasaktır.
Plastik Kelepçe ile Metal Kelepçe Arasında Hukuki Fark Var Mı?
Sıkça sorulan sorulardan biri de plastik kelepçe taşımak suç mu olduğudur. Hukuki açıdan, kelepçenin yapıldığı malzemenin (metal, plastik, vb.) hiçbir önemi yoktur. Kanun, aletin işlevine odaklanır. Plastik kelepçeler de, tıpkı metal olanlar gibi, bir kişiyi etkisiz hale getirme ve hareket özgürlüğünü kısıtlama amacıyla üretilmiştir ve tek kullanımlık olmaları, bu işlevi daha da kesin kılar. Kolluk kuvvetleri ve özel güvenlik tarafından da kullanılan bu aletler, hukuken metal kelepçelerle tamamen aynı statüdedir. Dolayısıyla,
sivilin kelepçe taşıması suç mu sorusunun cevabı, kelepçenin türünden bağımsız olarak “evet”tir.
6136 Sayılı Kanuna Muhalefetin Cezası Nedir? (2025 Güncel)
Kelepçe gibi 6136 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında sayılan yasaklı aletleri taşıyan, bulunduran, satan veya satın alan kişiler için kanunun 15. maddesi ceza öngörmektedir. Buna göre, bu suçu işleyenler altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
Adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik durumu göz önünde bulundurularak mahkeme tarafından gün başına belirlenen bir tutarın (2024 yılı için 100 TL ile 500 TL arası) gün sayısı ile çarpılmasıyla hesaplanır.
Aşağıdaki tablo, farklı aletlerin yasal durumunu karşılaştırmalı olarak göstermektedir:
| Alet (Tool) | Yasal Statüsü (Legal Status) | İlgili Kanun Maddesi (Relevant Law Article) | Standart Ceza (Standard Penalty) | Notlar (Notes) |
| Kelepçe (Metal/Plastik) | Siviller için taşımak, bulundurmak, almak, satmak yasaktır. | 6136 s. Kanun m. 4, m. 15 | 6 aydan 1 yıla kadar hapis + Adli Para Cezası | Malzemenin türü (metal/plastik) fark etmez. Fonksiyonu esastır. |
| Muşta (Brass Knuckles) | Siviller için taşımak, bulundurmak, almak, satmak yasaktır. | 6136 s. Kanun m. 4, m. 15 | 6 aydan 1 yıla kadar hapis + Adli Para Cezası | Kanunda açıkça sayılan yasaklı aletlerdendir. |
| Sustalı / Kelebek Bıçak | Siviller için taşımak, bulundurmak, almak, satmak yasaktır. | 6136 s. Kanun m. 4, m. 15 | 6 aydan 1 yıla kadar hapis + Adli Para Cezası | Kanunda açıkça sayılan yasaklı aletlerdendir. |
| Biber Gazı (Pepper Spray) | Statüsü belirsizdir. Taşımak tek başına suç değildir. Ancak saldırı amaçlı kullanılırsa TCK m. 86 kapsamında “silah” sayılır ve ceza ağırlaşır. | TCK m. 6, m. 86 | Kasten yaralama suçunun nitelikli hali | Biber gazı taşımak suç mu 2025 sorusunun cevabı, kullanım amacına bağlıdır. Meşru müdafaa dışında kullanmak suçtur. |
| Ruhsatsız Tabanca | Taşımak, bulundurmak, almak, satmak yasaktır. | 6136 s. Kanun m. 13 | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis + Adli Para Cezası | Cezası, diğer aletlere göre daha ağırdır. |
Yetkili Kişiler ve İstisnalar: Kimler Kelepçe Taşıyabilir ve Kullanabilir?
Kelepçenin siviller için yasak olmasının temel nedeni, bu aletin kullanımının kanunla sıkı kurallara bağlanmış bir kamu yetkisi olmasıdır. Bu yetki, keyfiliğin önlenmesi ve insan haklarının korunması amacıyla sadece belirli görevlilere, belirli şartlar altında tanınmıştır.
Kolluk Kuvvetlerinin Yetkisi: Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 93 Çerçevesi
Polis ve jandarmanın kelepçe takma yetkisinin hukuki çerçevesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 93. maddesinde çizilmiştir. Bu maddeye göre, yakalanan veya tutuklanarak bir yerden bir yere nakledilen kişilere ancak şu iki şartın varlığı halinde kelepçe takılabilir :
- Kişinin kaçacağına dair somut belirtilerin olması,
- Kişinin kendisine veya başkalarının hayat ve beden bütünlüğüne yönelik bir tehlike arz ettiğine dair belirtilerin bulunması.
Bu düzenleme, kelepçe takmanın bir rutin işlem olmadığını, aksine bir “zorunluluk hali” olduğunu vurgular. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da belirtildiği gibi, gereksiz yere kelepçe takılması “onur kırıcı muamele” ve “kötü muamele yasağının ihlali” olarak kabul edilir. Kolluk kuvvetlerinin dahi bu yetkiyi kullanırken uymak zorunda olduğu bu katı kurallar, kelepçenin sivil kişilerin elinde ne kadar tehlikeli bir araca dönüşebileceğini ve bu nedenle neden yasaklandığını açıkça göstermektedir.
Özel Güvenlik Görevlilerinin Kelepçe Kullanma Şartları
Özel güvenlik kelepçe takabilir mi sorusu da sıkça gündeme gelir. Evet, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun uyarınca özel güvenlik görevlilerinin de kelepçe takma yetkisi vardır ancak bu yetki oldukça sınırlıdır. Özel güvenlik görevlileri;
- Sadece görevli oldukları alan ve süre içerisinde,
- Haklarında yakalama veya mahkûmiyet kararı bulunan kişileri yakaladıklarında,
- Suçüstü halinde bir kişiyi yakaladıklarında,
- Kişinin direnmeye devam etmesi veya kaçmaya çalışması durumunda,
zor kullanma yetkisinin bir parçası olarak, genel kolluk kuvvetleri gelene kadar kişiyi zapt etmek amacıyla kelepçe kullanabilirler. Bu şartlar dışında keyfi olarak kelepçe takmaları yasa dışıdır.
Çocuklara Kelepçe Takma Yasağı: Mutlak Kural ve İstisnaları
Hukuk sistemimiz, çocukların korunmasına özel bir önem atfeder. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun (ÇKK) 18. maddesi, “Çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri aletler takılamaz” hükmüyle bu konuda mutlak bir yasak getirmiştir. Bu yasağın tek istisnası, “zorunlu hallerde çocuğun kaçmasını, kendisinin veya başkalarının hayat veya beden bütünlükleri bakımından doğabilecek tehlikeleri önlemek için kolluk tarafından gerekli önlem alınabilir” şeklindedir. Ancak bu istisna son derece dar yorumlanmalıdır. İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi gibi kurumlar, bu yasağın ihlaline karşı aktif olarak mücadele etmekte ve çocuklara kelepçe takılmasının kural olarak hukuka aykırı ve kötü muamele olduğunu vurgulamaktadır.
Yargıtay Kararları Işığında Kelepçe Taşıma Suçu
Hukuki bir konuda en net yol göstericilerden biri Yargıtay’ın, yani temyiz mahkemesinin verdiği emsal kararlardır. Ancak, kelepçe taşıma Yargıtay kararı aramalarında, doğrudan sivil bir vatandaşın kelepçe taşıması fiiline ilişkin yayımlanmış spesifik bir karara rastlamak zordur. Bu durum, bu fiilin suç olmadığı anlamına gelmez. Aksine, bu tür davaların genellikle Asliye Ceza Mahkemeleri seviyesinde kesinleştiğini veya Yargıtay’ın bu konudaki içtihadının, benzer nitelikteki diğer aletler üzerinden zaten yerleşik olduğunu gösterir. Bir hukukçu, bu noktada benzer suçlara ilişkin kararları analiz ederek mahkemenin olası yaklaşımını öngörür.
Emsal Karar Analizi 1: Yargıtay’ın 6136 Sayılı Kanun’daki “Alet” ve “Saldırı Amacı” Yorumu
Yargıtay, 6136 sayılı Kanun kapsamında yer alan ve kanunda açıkça sayılmış “muşta”, “sustalı çakı” gibi aletleri taşıyan sanıklar hakkında istikrarlı bir şekilde mahkûmiyet kararları vermektedir. Örneğin, Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin bir kararında, sanıkta ele geçirilen çok sayıda muşta ve sustalı çakının 6136 sayılı yasanın 15. maddesi kapsamında suç teşkil ettiğine hükmedilmiştir.
Bu kararlardaki temel mantık şudur: Mahkeme, aletin niteliğine ve sivil bir kişi tarafından taşınması için meşru bir gerekçe olup olmadığına bakar. Muştanın tek işlevi birine zarar vermektir; marangozluk, tamirat veya sanat gibi alternatif bir kullanımı yoktur. Kelepçe de hukuken bu mantıkla birebir örtüşür. Bir sivilin kelepçe taşıması için sunabileceği meşru bir gerekçe bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Yargıtay’ın muşta için oluşturduğu içtihat, kelepçe için de doğrudan emsal teşkil edecektir. Bir mahkeme, kelepçeyi “salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri alet” olarak kabul ederek 6136/15 maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verecektir.
Emsal Karar Analizi 2: Anayasa Mahkemesi Kararlarında Kelepçe Kullanımı ve İnsan Onuru
Konuyu Anayasa Mahkemesi (AYM) düzeyinde incelemek, yasağın temel felsefesini daha iyi anlamamızı sağlar. AYM, bir başvurusunda (Arif Haldun Soygür, B. No: 2013/2659), kelepçe takmanın polisin maddi güç kullanımının bir çeşidi olduğunu ve bu yetkinin zorunlu sınırlarının aşılmasının işkence ve kötü muamele yasağını ihlal edebileceğini belirtmiştir. Kararda, kelepçe kullanımının insan onurunu zedeleyici potansiyeline dikkat çekilmiştir.
Bu anayasal bakış açısı, sivilin kelepçe taşımasının neden suç olduğunun altını çizer. Eğer kanunla yetkilendirilmiş, eğitimli ve denetime tabi bir kamu görevlisinin dahi kelepçe kullanımı bu kadar sıkı şartlara bağlanmış ve insan onuruyla ilişkilendirilmişse; hiçbir eğitimi ve denetimi olmayan sivil bir vatandaşa bu gücün tanınması düşünülemez. Bu durum, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK m. 109) gibi çok daha ağır suçların işlenmesine zemin hazırlayabilecek, kamu düzeni açısından kabul edilemez bir risk oluşturur.
Önemli Ayrım: Fiziksel Kelepçe Taşıma ve Elektronik Kelepçe Tedbiri
Tekrar vurgulamak gerekirse, bu makalede ele alınan fiziki kelepçe taşıma suçu ile “elektronik kelepçe” uygulamasının hiçbir ilgisi yoktur. Elektronik kelepçe;
- Tutuklamaya alternatif bir adli kontrol tedbiri olarak (CMK m. 109) ,
- Aile içi şiddet vakalarında mağduru korumak için 6284 sayılı Kanun uyarınca verilen bir tedbir olarak ,
- Cezasının bir kısmını cezaevinde geçiren hükümlülerin denetimli serbestlik kapsamında toplum içinde denetlenmesi amacıyla ,
mahkeme kararıyla uygulanan bir elektronik izleme sistemidir. Bu kelepçeyi kırmak veya çıkarmak ise “kamu malına zarar verme” (TCK m. 152) suçunu oluşturur ve kişinin cezaevine gönderilmesine neden olabilir.
Kelepçe ile Yakalanma Durumunda Adım Adım Yasal Süreç
Peki, kelepçe ile yakalanınca ne olur? Bu suçlamayla karşı karşıya kalan bir kişinin geçeceği yasal süreç genel hatlarıyla şu şekildedir:
- Yakalama ve Gözaltı: Kolluk kuvvetleri tarafından yakalanan kişinin üzerindeki veya aracındaki kelepçeye el konulur ve kişi gözaltına alınır. Bu aşamada kişinin susma hakkı, avukat isteme hakkı ve yakınlarına haber verme hakkı bulunmaktadır.
- Kolluk İfadesi: Kişi, polis merkezine veya jandarma karakoluna götürülerek ifadesi alınır. Bu aşamada bir İstanbul ceza avukatı eşliğinde ifade vermek, hak kayıplarını önlemek için hayati önem taşır. Avukat, ifadenin usule uygun alınıp alınmadığını denetler ve müvekkilinin haklarını korur.
- Savcılık Aşaması: İfade işlemleri tamamlandıktan sonra kişi, mevcut delillerle birlikte adliyeye, Cumhuriyet Savcısının karşısına çıkarılır. Savcı, kişinin ifadesini aldıktan sonra serbest bırakılmasına, adli kontrol tedbiri uygulanmasına (örneğin imza atma şartı) veya tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk edilmesine karar verebilir.
- Sulh Ceza Hakimliği: Savcının tutuklama veya adli kontrol talep etmesi halinde, kişi Sulh Ceza Hakimliğine çıkarılır. Hakim, kişiyi ve avukatını dinledikten sonra savcının talebi hakkında bir karar verir.
- Dava Süreci (Asliye Ceza Mahkemesi): Savcının iddianame düzenlemesiyle kamu davası açılır. 6136 sayılı Kanun’un 15. maddesine muhalefet suçlarına bakmakla görevli mahkeme, Asliye Ceza Mahkemesidir. Yargılama bu mahkemede yapılır.
- Karar ve İstinaf/Temyiz: Yargılama sonunda mahkeme sanık hakkında mahkûmiyet veya beraat kararı verir. Verilen karara karşı, süresi içinde üst mahkemeye (Bölge Adliye Mahkemesi – İstinaf) itiraz etme hakkı bulunmaktadır.
Profesyonel Görüş: İstanbul’da Kelepçe Taşıma Davalarında Uzman Avukatın Rolü
Bir İstanbul ceza avukatı olarak, Çağlayan veya Anadolu Adliyesi gibi büyük adliyelerde bu tür davaların nasıl ilerlediğine dair tecrübelerimiz, hukuki sürecin kitabi bilgilerden daha karmaşık olabildiğini göstermektedir. Kanun metni net olsa da, iyi bir savunma ile davanın sonucu önemli ölçüde değişebilir.
Bir İstanbul uzman avukat, bu tür bir davada öncelikle usulü incelemelidir. Kelepçenin bulunduğu arama hukuka uygun yapıldı mı? Arama kararı var mıydı veya “gecikmesinde sakınca bulunan hal” gerçekten mevcut muydu? Hukuka aykırı bir arama ile elde edilen delil, “zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir” ilkesi gereği hükme esas alınamaz. Bu, davanın en başında beraatle sonuçlanmasını sağlayabilir.
İkinci olarak, suçun manevi unsuru olan “kast” sorgulanmalıdır. Sanık, taşıdığı aletin hukuken yasak olduğunu biliyor muydu? Örneğin, internetten bir koleksiyon parçası veya kostüm aksesuarı olarak satın aldığını ve suç olduğunu bilmediğini iddia eden bir sanığın durumu, “kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” ilkesi karşısında zayıf kalsa da, cezanın bireyselleştirilmesi aşamasında hakimin takdirinde etkili olabilir.
Bu noktada farklı hukuk dallarının kesişimi de önemlidir. Örneğin, bir İstanbul boşanma avukatı tarafından takip edilen bir aile hukuku davasında, taraflardan birine 6284 sayılı kanun kapsamında elektronik kelepçe takılmış olabilir. Bu kişinin ayrıca üzerinde fiziki kelepçe ile yakalanması, tamamen ayrı bir ceza davası konusudur ve ceza hukukunda uzmanlık gerektirir. Benzer şekilde, bir şirketin veya bireyin İstanbul iş hukuku avukatı veya İstanbul miras avukatı ile çalıştığı hukuki sorunlar, bu tür bir ceza davasından tamamen bağımsızdır ve farklı bir uzmanlık alanı gerektirir.
6136 Sayılı Kanuna Muhalefet (Kelepçe Taşıma) Suçu Savunma Dilekçesi Örneği
Aşağıda, bu suçlamayla yargılanan bir sanık için sunulabilecek, genel hatları içeren bir 6136 sayılı kanuna muhalefet savunma dilekçesi örneği yer almaktadır. Her davanın kendine özgü olduğu ve bu dilekçenin bir avukat tarafından somut olaya göre uyarlanması gerektiği unutulmamalıdır.
İSTANBUL (…). ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: 2025/… Esas
SAVUNMA YAPAN SANIK:, (T.C. Kimlik No:…) [Adres]
MÜDAFİİ: Av. [Adres]
SUÇ: 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet
SUÇ TARİHİ: …/…/2025
KONU: Esas hakkındaki savunmalarımızın sunulması ve müvekkilin beraatine karar verilmesi talebimizden ibarettir.
AÇIKLAMALAR:
- Müvekkil hakkında, …/…/2025 tarihinde yapılan arama neticesinde aracında ele geçirildiği iddia edilen bir adet kelepçe nedeniyle 6136 sayılı Kanun’un 15/1. maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle işbu kamu davası açılmıştır. Ancak, aşağıda açıklayacağımız nedenlerle isnat edilen suçun yasal unsurları oluşmamıştır.
- USULE İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ: Müvekkilin aracı, herhangi bir makul şüphe veya somut delil olmaksızın, rutin bir kontrol esnasında durdurulmuş ve arama yapılmıştır. Ortada CMK’da belirtilen usule uygun bir arama kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan bir hal mevcut değildir. Bu nedenle arama işlemi hukuka aykırıdır ve bu arama neticesinde elde edilen delil (kelepçe) hükme esas alınamaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da hukuka aykırı delillerin yargılamada kullanılamayacağı yönündedir.
- ESASA İLİŞKİN SAVUNMALARIMIZ: Müvekkil, söz konusu kelepçeyi bir internet sitesinden, hobi olarak ilgilendiği film kostümleri için bir aksesuar olarak satın almıştır. Kelepçeyi taşımak gibi bir kastı olmayıp, aracında unutmuştur. Müvekkilin bu aleti bir saldırı veya savunma amacıyla taşıdığına dair dosyada hiçbir delil bulunmamaktadır. Suçun manevi unsuru olan “özel kast” (saldırı veya savunma amacıyla taşıma) somut olayda gerçekleşmemiştir.
- Müvekkilin herhangi bir suç kaydı bulunmamaktadır. Toplumsal konumu, bugüne kadarki yaşantısı ve olayın oluş şekli bir bütün olarak değerlendirildiğinde, müvekkilin suç işleme kastıyla hareket etmediği açıkça görülecektir. “Şüpheden sanık yararlanır” evrensel hukuk ilkesi gereğince, müvekkilin beraatine karar verilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ NEDENLER: 6136 S.K. m. 15, 5237 S. TCK, 5271 S. CMK ve ilgili mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
- Öncelikle müvekkilin üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından BERAATİNE,
- Mahkeme aksi kanaatte ise, lehe olan tüm yasa hükümlerinin (TCK m. 62, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Cezanın Ertelenmesi vb.) uygulanmasına,
karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. …/…/2025
Sanık Müdafii Av. (İmza)
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Kelepçe taşımanın cezası 2025 yılında ne kadar? 6136 sayılı Kanun’a göre, yetkisiz şekilde kelepçe taşımanın cezası 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve en az 25 günlük adli para cezasıdır. Adli para cezasının nihai tutarı, kişinin ekonomik durumuna göre hakim tarafından belirlenir.
- Plastik kelepçe taşımak da suç sayılır mı? Evet, suç sayılır. Hukuk, aletin malzemesine değil, işlevine bakar. Plastik kelepçeler de metal olanlarla aynı kısıtlama işlevine sahip olduğu için taşınmaları 6136 sayılı Kanun kapsamında yasaktır.
- Kelepçeyi arabada veya evde bulundurmak suç mu? Evet, suçtur. 6136 sayılı Kanun’un 15. maddesi sadece “taşıyanlar” değil, aynı zamanda “bulunduranlar” için de ceza öngörmektedir. Bu nedenle kelepçeyi evde, iş yerinde veya arabada bulundurmak da aynı suçu oluşturur.
- Kelepçe ile yakalanınca sicile işler mi? Eğer yargılama sonucunda verilen hapis cezası ertelenmez veya “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” (HAGB) kararı verilmezse, alınan mahkûmiyet kararı adli sicil kaydına (sabıka kaydı) işler. HAGB kararı verilirse, 5 yıllık denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmediği takdirde karar ortadan kalkar ve sicile işlemez.
- Özel güvenlik görevlisi her durumda kelepçe takabilir mi? Hayır. Özel güvenlik görevlilerinin yetkisi sınırlıdır. Sadece görev alanları içinde, suçüstü hali veya kişilerin aktif direnç göstermesi gibi kanunda sayılan belirli durumlarda ve genel kolluk gelene kadar kişiyi kontrol altında tutmak amacıyla kelepçe kullanabilirler.
- Biber gazı taşımak suç mu 2025? Biber gazı taşımak, tek başına 6136 sayılı Kanun kapsamında bir suç olarak tanımlanmamıştır. Ancak, meşru müdafaa hali dışında birine karşı kullanılması durumunda, Türk Ceza Kanunu’na göre “silahla kasten yaralama” suçunu oluşturur ve cezası ağırlaşır. Bu nedenle taşınması risklidir ve kullanımı ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.
- Muşta taşımanın cezası Yargıtay kararlarında nasıl? Muşta, 6136 sayılı Kanun’da açıkça sayılan yasaklı aletlerdendir. Yargıtay kararları, muşta taşımanın 6136/15 maddesi uyarınca suç teşkil ettiği yönünde istikrarlıdır. Cezası, kelepçe taşımakla aynıdır: 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır.
İlgili Konular ve Diğer Hukuki Makalelerimiz
“Kelepçe taşımak suç mu?” konusunu detaylıca inceledikten sonra, ilginizi çekebilecek diğer hukuki alanlardaki yazılarımıza da göz atabilirsiniz. Hukuk büromuz, ceza hukukunun yanı sıra farklı alanlarda da uzman avukatlarla hizmet vermektedir.
- Ruhsatsız Silah Taşıma Suçu ve Cezaları: 6136 sayılı Kanun’un en sık karşılaşılan ihlallerinden biri olan ruhsatsız silah taşıma hakkında detaylı bilgi.
- Özel Güvenlik Hukuku ve Yetkileri: Özel güvenlik görevlilerinin hak, yetki ve sorumluluklarının sınırları.
- 6284 Sayılı Kanun ve Elektronik Kelepçe Uygulaması: Aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet davalarında uygulanan koruma tedbirleri. Bu alanda bir İstanbul boşanma avukatı ile çalışmak sürecin doğru yönetilmesi için önemlidir.
- İş Hukuku ve Miras Hukuku Davaları: Farklı hukuki ihtiyaçlarınız için İstanbul iş hukuku avukatı ve İstanbul miras avukatı kadromuzdan destek alabilirsiniz.
