Bize ulaşın
Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk gündemini yakından ilgilendiren 11. Yargı Paketi (resmi adıyla Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi), yargılama usullerinden ceza infaz rejimine, bilişim suçlarından icra hukukuna kadar geniş bir alanda köklü revizyonlar öngörmektedir. Bu paket, on binlerce hükümlüyü ve hukuki süreçleri devam eden bireyleri doğrudan etkileyecek hayati düzenlemeleri içermesi nedeniyle, özellikle İstanbul gibi yoğun yargı pratiğinin yaşandığı metropollerde hukuki uygulamaların yeniden şekillenmesine neden olacaktır.
⚠️ Somut olaya göre uzman bir görüşü almadan hareket etmemenizi tavsiye ederiz.
💬 Uzman Görüşü Almak İçin TıklayınBu yazı, paketin getirdiği en kritik değişiklikleri, ilgili yasa maddeleri ve pratik hukuki sonuçları bağlamında analiz etmekte, emsallerinden kat kat kapsamlı bir bakış açısı sunmaktadır. Amaç, vatandaşların karmaşık düzenlemeler karşısında doğru bilgiye ulaşmasını sağlamaktır.
I. GİRİŞ VE PAKETİN HUKUKİ MİMARİSİ
1.1. 11. Yargı Paketi Nedir ve Kapsamı Nelerdir?
Kamuoyunda “11. Yargı Paketi” olarak adlandırılan bu yasal çalışma, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanmış, Adalet Komisyonu’nda kabul görmüş ve yasama sürecinde olan 38 maddelik geniş bir kanun teklifidir. Paketin genel niteliği, sadece yeni suç tanımları ihdas etmekle kalmayıp, mevcut maddi ceza, usul ceza, infaz, medeni ve dijital/iletişim hukuku alanlarında eşgüdümlü bir güncelleme yaklaşımı benimsemesidir. Adalet Bakanı’nın ifadelerine göre, teklif 12 farklı kanunda değişiklik öngörmektedir.
Paketin Temel Amacı ve Dayanakları: Paketin temel ekseni, hukukî güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerini zedelemeden, kamu güvenliği, caydırıcılık ve bireyselleştirme dengesinin güçlendirilmesi, böylece hukukun uygulanabilir ve ölçülü bir sistem hâline getirilmesidir. Paketin hazırlanmasındaki doğrudan gerekçelerden biri, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5651 sayılı İnternet Kanunu’nun bazı hükümlerini iptal etmesiyle oluşan hukuki boşlukların hızla doldurulması ve normatif tutarlılığın sağlanmasıdır. Bu durum, yasa koyucunun sadece yeni politikalar belirlemekle kalmadığını, aynı zamanda yüksek yargı kararlarının yarattığı hukuki belirsizliklere karşı hızlı ve sistemli bir çözüm getirme çabası içinde olduğunu göstermektedir.
Paketin Kapsadığı Başlıca Hukuk Alanları:
- Maddi Ceza Hukuku: TCK’da Yaş Küçüklüğü, trafik güvenliği ve bilişim suçları.
- İnfaz Hukuku: 5275 sayılı Kanun’da infaz eşitsizliğini gidermeye yönelik geçici madde düzenlemesi (Yeni Covid İnfaz Yasası 2026).
- Usul Hukuku: CMK’da Seri Muhakeme ve Uzlaştırma kapsamının yeniden dengelenmesi, Adli Yargı Teşkilatında görev dağılımı (Ağır Ceza Mahkemeleri görev alanının netleştirilmesi).
- Özel Hukuk: İcra ve İflas Kanunu (İİK) ile Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) değişiklikler.
- Dijital/İletişim Hukuku: 5651 sayılı İnternet Kanunu’nda erişim engeli ve platform yükümlülükleri.
1.2. Yürürlük Süreci ve Güncel Durum
- Yargı Paketi, 03 Aralık 2025 tarihinde TBMM Adalet Komisyonu’nun gündemine gelmiş ve 05 Aralık 2025 tarihinde kabul edilmiştir. Uygulayıcılar açısından standart yol haritası; teklifin sunulması, komisyon aşaması (ihtisas müzakereleri), Genel Kurul’da görüşülüp oylanması ve son olarak Resmî Gazete’de yayımlanması ile yürürlüğe girmesini içerir.
Teklifin Genel Kurul görüşmelerinin, 8 Aralık’ta başlayan ve 14 gün süren bütçe görüşmeleri nedeniyle büyük ihtimalle yeni yıla (2026) kalacağı öngörülmüştür. Uygulamaya geçiş takvimi, infaz ve bilişim başlıklarında öngörülen bazı hükümler için yönetmelik/tebliğ gibi ikincil düzenlemelerle ayrıca netleştirilebilecektir.
II. EN KRİTİK ALAN: İNFAZ HUKUKUNDA EŞİTLİK DÜZENLEMESİ (5275 S.K. GEÇİCİ M. 10)
- Yargı Paketi’nin en çok dikkat çeken ve en geniş kitleyi ilgilendiren kısmı, 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nda yapılan değişikliklerdir. Bu düzenlemeler, pandemi döneminde ortaya çıkan ve kamuoyunda büyük tepki çeken infaz eşitsizliğini gidermeyi amaçlamaktadır.
2.1. İnfaz Eşitsizliğinin Gerekçesi ve Giderilmesi
Daha önceki Covid-19 döneminde yapılan Geçici 10. madde düzenlemesi, yalnızca belirli bir tarihte ceza infaz kurumunda fiilen bulunan hükümlüleri kapsadığı için, aynı suçu aynı tarihte işlemesine rağmen yargılaması uzayan ve cezası daha sonra kesinleşen kişiler arasında derin bir farklılık yaratmıştı. Yeni düzenleme, bu haksız ayrımı ortadan kaldırmak üzere, kriteri hükümlünün cezaevinde bulunma şartından, suçun işlenme tarihine kaydırmıştır.
Düzenlemenin hedefi, aynı tarihte işlenmiş suçlar için yargılamanın hızlı ya da yavaş ilerlemesinden kaynaklanan infaz farklılıklarını ortadan kaldırarak teknik anlamda infaz rejimini eşitlemektir. Bu değişiklik sayesinde ilk etapta yaklaşık 55 bin, süreç içinde ise 100 bin civarında mahkûmun düzenlemeden yararlanabileceği öngörülmektedir.
2.2. Temel Kriter: 31 Temmuz 2023 Suç Tarihi ve İnfaz Avantajları
Yeni infaz düzenlemesinden yararlanmanın en temel ve belirleyici kriteri, ilgili suçun 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş olmasıdır. Bu tarih, düzenlemenin uygulandığı son Covid izin tarihini baz alarak kronolojik bir filtre görevi görmektedir.
Avantajın Mekanizması ve Hesaplama Detayları: Hükümlüler, talepleri halinde, 5275 sayılı Kanun uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından 3 yıl daha erken yararlandırılacaktır. Ancak infaz avantajının toplam süresi, suçun işlenme tarihine göre değişkenlik göstermektedir.
2.2.1. 6 Yıla Varan Toplam İnfaz Avantajı
30 Mart 2020 tarihinden önce işlenen ve Geçici madde 6 kapsamında kalan (yani infaz avantajından istisna tutulmayan) suçlarda, denetimli serbestlik süresi zaten 3 yıl olarak uygulanmaktadır. Yeni düzenlemeyle getirilen 3 yıl erken açık kuruma geçiş hakkı eklendiğinde, hükümlü için toplam 6 yıllık infaz indirimi (3 yıl erken açık + 3 yıl denetimli serbestlik) mümkün olmaktadır. Bu hüküm, özellikle kısa süreli cezalar için infazın büyük bir kısmını ortadan kaldırabilme potansiyeli taşımaktadır.
2.2.2. 4 Yıla Varan Toplam İnfaz Avantajı
30 Mart 2020 tarihinden sonra işlenen suçlarda veya suç tarihine bakılmaksızın Geçici madde 6/1’deki istisna suçlarda (infaz oranının 2/3 olduğu durumlar), denetimli serbestlik süresi 1 yıl olarak uygulanır. Bu durumda, hükümlü toplamda 4 yıla kadar (3 yıl erken açık + 1 yıl denetimli serbestlik) avantaj elde edebilir.
Açık Kurumda Kalma Şartı: Haktan yararlanabilmek için hükümlülerin en az 3 ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olması şartı aranmaktadır.
2.3. Kimler Kapsam Dışındadır ve Kritik İstisnalar
Bu düzenleme mutlak bir af olmadığı için, suçun niteliğine göre uygulanan katı istisnalar mevcuttur.
Kesinlikle Kapsam Dışı Kalan Suçlar:
- Terör Suçları: 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar.
- Örgütlü Suçlar: Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar (TCK m. 220). İçtima edilmiş cezalarda dahi, içtimadaki suçlardan birinin örgütlü suç olması, bu ilave denetim hakkının kullanılmasını engeller.
- Ağır Katalog Suçlar: TCK’nın İkinci Kitap Dördüncü Kısım altında bulunan ve toplumda büyük infial yaratan; kasten öldürme, cinsel nitelikli suçlar, kasten yaralamanın nitelikli halleri ve hürriyete karşı suçların ağır biçimleri açıkça kapsam dışı tutulmuştur.
Yararlanabilecek Kritik Durumlar: Düzenleme, suçun kronolojisine dayalı bir sistem kurduğundan, katalog suçlar ve terör suçları dışında kalan ve 31.07.2023 veya daha önce işlenmiş bir eylem nedeniyle hükümlü olanlar avantaj elde etmektedir. En önemlisi, hükmü henüz kesinleşmemiş dosyalar ile hakkında yakalama kararı bulunan hükümlülerin dahi bu rejimden yararlanabilmesi mümkün kılınmaktadır.
Denetimli Serbestlik İhlali ve İçtima Sorunu: Denetimli serbestlik tedbirine ayrıldıktan sonra ihlalde bulunup açığa iade edilenler, yeni haktan doğrudan yararlanamaz. Ancak Yargıtay içtihatları, karmaşık içtima dosyalarında farklı yorumlara izin vermektedir. Örneğin, birinci ihlalde koşullu salıverme süresine kadar cezaevinde kalıp sonradan içtimaya giren yeni dosya için denetimli serbestliğe ayrılma hakkı doğabilir; ancak ikinci bir ihlalde artık bu haktan yararlanamaz. Bu, infaz hukuku uygulamalarının titizlikle incelenmesini gerektiren bir alandır.
2.4. Toplumsal Duyarlılık ve Taksirle Öldürme Suçuna Etkisi
Yeni infaz düzenlemesi, özellikle taksirle ölüme sebebiyet verme (TCK m. 85) suçlarında getirdiği kısa infaz süreleri nedeniyle yoğun toplumsal eleştiri almıştır. Taksirle işlenen suçlar, katalog suçlar listesinde yer almadığı için, suçun sonucu ne kadar ağır olursa olsun (örneğin toplu ölümler), infaz avantajından yararlanma potansiyeline sahiptir.
Hukukçu Prof. Dr. İzzet Özgenç’in analizi, bu durumu çarpıcı biçimde ortaya koymuştur: 6 Şubat 2023 depremlerinde taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan 14 yıl hapis cezası alan bir hükümlünün, mevcut düzenlemeye göre 6 yıl cezaevinde kalması gerekirken, 11. Yargı Paketi’nin komisyonda kabul edilen şekliyle sadece 3 ay kapalı cezaevinde kaldıktan sonra salıverilebileceği belirtilmiştir.
Bu durum, yasa koyucunun infazda eşitlik ilkesini (suçun türüne göre değil, tarihine göre muamele) esas almasına rağmen, kamu vicdanında suçun kasıt ve sonuç ağırlığı arasındaki dengeyi nasıl kurduğu sorusunu ortaya koymaktadır. Yasa koyucu, adalet siyasetini belirlerken, teknik hukuki faydayı (cezaevi yoğunluğunu azaltma ve eşitsizliği giderme) önceliklendirmiş, ancak bu durum ağır sonuçlu taksir suçlarında adalet algısını zedeleyen bir orantısızlık yaratmıştır.
III. TÜRK CEZA KANUNU (TCK) VE CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) DEĞİŞİKLİKLERİ
- Yargı Paketi, ceza hukukunun temel hükümlerinde ve yargılama usullerinde de önemli reformlar içermektedir.
3.1. Türk Ceza Kanunu’nda Maddi Hukuk Değişiklikleri
3.1.1. Yaş Küçüklüğü ve Hâkimin Takdir Yetkisi (TCK m. 31)
Paket, çocuk hükümlülerin cezai sorumluluk sistemine köklü bir yaklaşım değişikliği getirmektedir.
- Değişen Yaklaşım: 15-18 yaş grubundaki çocuklara uygulanan ceza indirimi (indirimli ceza verme zorunluluğu), yeni hükümle birlikte otomatik bir hak olmaktan çıkarılmış, hâkimin somut olayın özelliklerine göre takdirine bırakılmıştır.
- Hâkimin Değerlendirmesi: Hâkim, kararı verirken çocuğun suçu işlerkenki ruhsal olgunluğunu, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğini inceleyecektir. Eğer çocuk, fiili yetişkin düzeyinde farkındalıkla işlemişse, cezada indirim uygulamama kararı verebilecektir.
Bu düzenleme, çocuk adalet sisteminde bireyselleştirme ilkesini ön plana çıkarmakta, ancak hâkimin takdir yetkisinin genişlemesi nedeniyle, savunmanın ve sosyal inceleme raporlarının önemini artırmaktadır.
3.1.2. Kamu Güvenliğini Tehlikeye Atan Suçlarda Yaptırım Artışı
Paketin temel hedeflerinden biri, toplumsal güvenliği ihlal eden fiillere karşı caydırıcılığı artırmaktır.
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Atma (Yol Kesme): Hukuka aykırı bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya durduran kişiye verilen cezanın alt sınırı yükseltilmektedir. Bu fiili işleyen kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Eğer suç deniz veya demiryolu ulaşım aracı söz konusu ise, ceza 3 yıldan 7 yıla kadar çıkabilmektedir.
- Diğer Artırımlar: Meskûn mahalde silahla ateş açma gibi toplumsal güvenliği ilgilendiren fiillere yönelik yaptırım artırımları, ceza siyasetindeki sertleşmenin bir göstergesidir.
3.2. Usul Hukuku ve Görev Dağılımı Değişiklikleri (CMK ve 5235 S.K.)
3.2.1. Ağır Ceza Mahkemesi Görev Alanının Genişletilmesi (5235 S.K. m. 12)
Paket, adli yargı teşkilatında mahkemeler arasındaki görev dağılımını yeniden optimize etmeyi hedeflemiştir.
- Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama: Bu suç, artık Ağır Ceza Mahkemelerinin görev alanına dahil edilmiştir.
- Nitelikli Dolandırıcılık: TCK m. 158’de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun yalnızca (d), (e) ve (f) bentleri (kamu kurumları zararına, bilişim sistemleri kullanılarak ve basın-yayın yoluyla işlenen halleri) Ağır Ceza Mahkemelerinin görevine verilmiştir.
Bu düzenlemeler, özellikle İstanbul adliyelerinde görülen büyük ölçekli ve karmaşık suç dosyalarının, ihtisaslaşmış ağır ceza mahkemelerince incelenerek yargılama kalitesinin artırılmasını ve iş yükünün dengelenmesini sağlamaktadır.
3.2.2. Seri Muhakeme ve Uzlaştırma Kapsamında Denge
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) yapılan değişikliklerle muhakeme ekonomisinin korunması hedeflenmektedir. Seri Muhakeme Usulü ve Uzlaştırma gibi alternatif çözüm yollarının kapsamı yeniden dengelenirken , kamu güvenliğini yüksek düzeyde etkileyen fiillerde tam yargılama tercih edilecek, bazı fiiller uzlaştırma ve önödeme kurumlarının dışına çıkarılabilecektir. TCK m. 75 ile bağlantılı önödeme işlemiyle ilgili düzenlemeler de pakette yer almaktadır.
IV. ÖZEL HUKUK VE DİJİTAL ALANDAKİ GÜNCELLEMELER (İİK, TMK, 5651 S.K.)
4.1. İcra ve İflas Kanunu (İİK) Değişiklikleri
- Yargı Paketi, İcra ve İflas Hukuku’nda, özellikle kötü niyetli uygulamaları engellemeyi ve alacaklıların haklarını daha etkin korumayı amaçlayan değişiklikler getirmektedir.
4.1.1. İhalenin Feshi Talebinde Nispi Harç ve Teminat Zorunluluğu (İİK m. 134)
İcra ihalelerinin kesinliğini artırmak amacıyla önemli bir usul kuralı getirilmiştir.
- Şart: İhalenin feshi talebinde bulunanların, haksız ve kötü niyetli başvuruların önüne geçilmesi için nispi harç veya teminat yatırması zorunlu hale gelmiştir.
- Uygulama: Nispi harç veya teminat yatırmayanların fesih başvurusu, mahkeme tarafından dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilecektir. Eksiklik durumunda, mahkeme tarafından iki haftalık kesin süre verilecek; tamamlanmazsa yine kesin ret kararı verilecektir.
Bu düzenleme, Anayasa’nın 36. maddesi (Mahkemeye Erişim Hakkı) bağlamında eleştirilere konu olan önceki düzenlemelerdeki ek mali yükümlülüklerin yerine, ihalelerin hızla kesinleşmesini sağlayacak hukuki mekanizmalar sunmayı amaçlamaktadır.
4.1.2. İptal Davalarında Bağışlama Karinesi
Alacaklıların, borçlunun mal kaçırma amacıyla yaptığı muvazaalı işlemleri (İİK m. 278, 279) iptal edebilmesi kolaylaştırılmaktadır.
- Bağışlama Süresi: Anayasa Mahkemesi kararına uyularak, geçici veya kesin aciz belgesi düzenlenmeden bir yıl önce yapılan tüm bağışlar iptale tabi olacaktır.
- Yakın Akrabalarla İşlemler: Aile bireyleri ve yakın akrabalar arasında yapılan işlemler, borçlunun gerçek bedelini ispatlayamadığı sürece bağışlama sayılacaktır (Bağışlama Karinesi). Ayrıca, borçlunun açıkça düşük bedelli sözleşmeleri de, aksi kanıtlanmadıkça bağışlama kabul edilecektir.
Bu değişiklikler, özellikle büyük borç dosyalarının takip edildiği İstanbul İcra Mahkemelerinde alacaklıların menfaatlerini koruma mekanizmalarını önemli ölçüde güçlendirmektedir.
4.2. Bilişim ve İletişim Hukuku Düzenlemeleri (5651 Sayılı Kanun)
Paket, internet ortamında kişilik haklarının korunması ve bilişim suçlarıyla mücadelede hızlı ve etkili tedbirler alınmasını sağlamayı amaçlamaktadır.
- 24 Saat İçinde Erişim Engeli: Kişilik haklarına saldırı iddialarında, ihlalin “ilk bakışta” anlaşılması halinde Sulh Ceza Hakimlikleri, 24 saat içinde erişim engeli veya içerik kaldırma kararı verebilecek.
- Sosyal Medya Platformu Yükümlülükleri: Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan yabancı sanal medya platformlarına yönelik özel yükümlülükler getirilmekte ve sıkılaştırılmış tedbirler uygulanması öngörülmektedir.
4.3. Türk Medeni Kanunu ve Avukatlık Kanunu Değişiklikleri
- Avukatlık Disiplin Hukuku: Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Avukatlık Kanunu’nda disiplin cezaları yeniden düzenlenmiştir. Cezalar; “uyarma”, “kınama”, “para cezası”, “işten çıkarma” ve “meslekten çıkarma” olarak belirlenmiştir. Beş yıl içinde disiplin cezası gerektiren yeni bir fiil işleyen avukata bir derece ağır ceza verilmesi kuralı getirilmiştir.
- Cinsiyet Değişikliği Şartları (TMK m. 40): Kanun teklifi taslağında, cinsiyet değişikliği için yaş sınırının 18’den 25’e çıkarılması ve sağlık kurulu raporu ile üreme yeteneğinden sürekli yoksunluk gibi şartların sıkılaştırılmasına yönelik hükümler de bulunmaktadır.
V. UYGULAMA
5.1. Süreçlerde Hak Kaybını Önleme
- Yargı Paketi’nin infaz hükümleri, hükümlülerin yasal süreçlerini hızlandırmakla birlikte, yanlış hesaplama riskini de beraberinde getirmektedir. Düzenlemenin teknik sistematiği, tarih ve suç türüne göre iki aşamalı bir filtre barındırmaktadır.
İstanbul İnfaz Hâkimlikleri İçin Kritik Analiz Adımları:
- Suç Tarihi Analizi: Cezaya konu olan her bir suçun, özellikle 31 Temmuz 2023 ve 30 Mart 2020 tarihlerine göre kesin kronolojik tespiti yapılmalıdır. İçtimaya konu olan cezalarda, suç tarihinin belirleyici rolü nedeniyle en eski suç tarihinin tespiti büyük önem taşır.
- Katalog Suç Filtresi: Suçun, kasten öldürme, cinsel suçlar, örgütlü suçlar veya terör suçları gibi infaz avantajından istisna tutulan katalog suçlar arasında yer alıp almadığı kontrol edilmelidir. Bu suçlardan herhangi birinin varlığı, ilave 3 yıllık avantajı tamamen ortadan kaldırabilir.
- İnfaz Rejimi Kontrolü: Erken açığa geçiş hakkı ve denetimli serbestlik süresinin, hükümlünün mevcut infaz rejimi (3/4, 2/3 veya 1/2) ve mükerrirlik durumu dikkate alınarak doğru hesaplanması gerekmektedir. Örneğin, 10 yıldan az ceza alanların 1 ay kapalıda kalma şartı veya teslim olmayan hükümlülerin yararlanma şartları farklılık gösterir.
İstanbul’da Çağlayan, Kartal, Bakırköy ve Büyükçekmece Adliyelerine bağlı İnfaz Hâkimlikleri, paketin yürürlüğe girmesiyle birlikte yoğun bir infaz hesaplaması ve karar verme süreciyle karşı karşıya kalacaktır. Bu yoğunlukta, usulde yapılacak en ufak bir hata, yasal hakkın kaybına neden olabilir.
VI. SONUÇ
- Yargı Paketi, Türkiye’de yargı pratiğinde önemli bir dönüm noktasıdır. İnfazda eşitlik ilkesini sağlamaya yönelik tarihi bir adım atmış, aynı zamanda bilişim suçları ve kamu güvenliğini tehdit eden eylemlere karşı caydırıcılığı artırma yönünde irade göstermiştir. Ancak düzenlemenin karmaşık yapısı, özellikle suç tarihi ve suç türüne dayalı filtreleri, bireylerin hukuki durumlarının titizlikle incelenmesini gerektirmektedir.
VII. SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
1. 11. Yargı Paketi ne zaman Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek? Teklif, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilmiştir. Genel Kurul görüşmelerinin 2026 yılı başına kalması beklenmekte olup, yayımlanma tarihi Meclis takvimine bağlıdır.
2. 11. Yargı Paketi, genel af niteliğinde bir düzenleme midir? Hayır. Paket, ceza infaz sürelerini kısaltan ve usul hukuku değişiklikleri getiren teknik bir düzenlemedir; genel af veya özel af niteliği taşımamaktadır.
3. İnfaz düzenlemesinden yararlanmak için kritik suç tarihi nedir? İnfaz avantajından yararlanmanın temel kriteri, suçun 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş olmasıdır.
4. 31 Temmuz 2023 sonrası suçlar için neden infaz indirimi uygulanmıyor? Bu düzenleme, Covid-19 dönemindeki infaz eşitsizliğini gidermeyi amaçladığı için, yasanın uygulandığı son tarih olan 31.07.2023 sonrası suçlar genel infaz rejimine tabidir.
5. Yeni infaz düzenlemesi toplamda ne kadar erken tahliye imkânı sunar? 30/03/2020 öncesi işlenen ve istisna olmayan suçlarda toplam 6 yıla kadar (3 yıl erken açık kurum + 3 yıl DS) infaz avantajı doğmaktadır.
6. Hükmü kesinleşmemiş veya hakkında yakalama kararı olanlar da yararlanabilir mi? Evet. Teklif, hükmü kesinleşmemiş dosyalar ile yakalaması bulunan hükümlülerin dahi bu rejimden yararlanabilmesini mümkün kılmaktadır.
7. Hangi suç türleri bu infaz avantajından kesinlikle yararlanamaz? Terör suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım’daki ağır katalog suçlar (kasten öldürme, cinsel suçlar vb.) kapsam dışıdır.
8. Taksirle öldürme suçları neden infaz avantajından yararlanıyor? Taksirle işlenen suçlar, kanunda sayılan ağır katalog suçlar arasında yer almadığı için, suçun ağırlığına bakılmaksızın infaz avantajı kapsamına girmektedir.
9. İnfaz avantajından yararlanmak için cezaevinde kalma şartı var mı? Evet. Hükümlülerin, talepleri halinde en az 3 ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olması şartıyla bu haktan yararlandırılması öngörülmektedir.
10. Denetimli serbestlik ihlali yapmış bir kişi yeni düzenlemeden faydalanabilir mi? Şartla tahliyesi geri alınmış veya denetim ihlali nedeniyle dosyası kapatılmış olanlar doğrudan yararlanamaz. Ancak içtima dosyalarında, eski dosyanın koşullu salıverme süresine kadar cezaevinde kaldıktan sonra yeni dosya için denetimli serbestliğe ayrılma imkanı teknik olarak değerlendirilebilir.
11. Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 31’de Yaş Küçüklüğü ile ilgili ne değişti? 15-18 yaş grubundaki çocuklara uygulanan ceza indirimi, artık otomatik bir hak olmaktan çıkarılmış, hâkimin çocuğun fiili kavrama yeteneğine bakarak takdir etmesine bağlı hale gelmiştir.
12. Hâkim, çocuğun cezasında indirim yapıp yapmayacağına nasıl karar verecek? Hâkim, çocuğun suçu işlerkenki ruhsal olgunluğunu, suçun planlanma derecesini ve mağdurun durumunu dikkate alarak, çocuğun fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğini inceleyecektir.
13. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun yargılaması hangi mahkemede yapılacak? Bu suç, 5235 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle Ağır Ceza Mahkemelerinin görev alanına dahil edilmiştir.
14. Nitelikli dolandırıcılığın tüm halleri Ağır Ceza Mahkemelerinde mi görülecek? Hayır. Sadece TCK m. 158’in (d), (e) ve (f) bentleri (bilişim sistemleri, basın yoluyla, kamu kurumlarına karşı) Ağır Ceza Mahkemelerinin görevine alınmıştır.
15. İhalenin feshi talebi için getirilen teminat şartı nedir? İcra ve İflas Kanunu m. 134’te yapılan değişiklikle, kötü niyetli başvuruları engellemek amacıyla ihalenin feshi talep edilirken nispi harç veya teminat yatırılması zorunlu hale gelmiştir.
16. İİK’da iptal davalarında hangi işlemler bağışlama sayılacak? Geçici veya kesin aciz belgesi düzenlenmeden bir yıl önce yapılan tüm bağışlar ile aile bireyleri ve yakın akrabalar arasında yapılan ve gerçek bedeli ispatlanamayan işlemler bağışlama kabul edilecektir.
17. İnternet üzerinden kişilik hakkı ihlallerinde erişim engeli kararı ne kadar sürede verilebilecek? Sulh Ceza Hakimlikleri, ihlalin ilk bakışta anlaşılması halinde 24 saat içinde erişim engeli veya içerik kaldırma kararı verebilecektir.
18. Trafikte yol kesme suçunun cezası ne kadardır? Hukuka aykırı bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.
19. Avukatların disiplin cezalarında hangi değişiklikler yapıldı? Disiplin cezaları uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarma olarak yeniden tanımlanmıştır. Beş yıl içinde tekrar suç işleyen avukatlara bir derece ağır ceza verilecektir.
20. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) Seri Muhakeme usulü değişiyor mu? Muhakeme ekonomisini korumak adına Seri Muhakeme ve Uzlaştırma kapsamı yeniden dengelenmekte; kamu güvenliği yüksek fiiller bu kurumlar dışına çıkarılabilmektedir.
21. İnfaz düzenlemesi kapsamında Covid Dönemi İzinleri sona eriyor mu? Paket, Covid döneminin infaz üzerindeki etkilerini denetimli serbestlik ve erken açığa geçişle gidermeyi amaçlamaktadır. Yeni düzenleme ile birlikte, eski Covid izinlerinin sona ermesi ve hükümlülerin kuruma dönüş yükümlülüğü gibi konular da yeniden düzenlenmektedir.
22. Birden fazla cezası (içtima) olan bir hükümlü için infaz avantajı nasıl hesaplanır? İçtimadaki dosyalarda, eğer bir suç bile infaz avantajından istisna tutulan bir katalog suçu içeriyorsa, o kişi diğer suçları için de ilave 3 yıllık denetimli serbestlik hakkından yararlanamaz. Hesaplama, en aleyhe durum esas alınarak karmaşık bir şekilde yapılır.
