Müddetname Nedir? 2026 Güncel İnfaz ve Yatar Hesaplama

Özet Bilgi: Müddetname, kesinleşmiş bir hapis cezasının infaz sürecini, hükümlünün ceza infaz kurumunda geçireceği fiili süreyi, koşullu salıverilme (şartla tahliye) ve bihakkın tahliye tarihlerini matematiksel verilerle gösteren resmi bir belgedir. 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni infaz düzenlemeleri kapsamında, denetimli serbestlikten yararlanabilmek için getirilen asgari onda bir (1/10) fiili infaz şartı ve beş günlük taban süre uygulaması, bu belgenin hesaplama mantığını kökten değiştirmiştir.

Giriş: 2026 Yılı Dijital Hukuk Dönüşümünde Müddetnamenin Rolü

Modern ceza adaleti sisteminde, hürriyeti bağlayıcı cezaların infazı sadece bir “kapalı alanda tutma” eylemi değil, aynı zamanda karmaşık bir zaman yönetimi ve hukuki denetim sürecidir. 2026 yılına gelindiğinde, Türk hukuk sistemi dijitalleşme ve infaz rejimindeki yapısal reformlarla birlikte, müddetname kavramını çok daha stratejik bir noktaya taşımıştır. Müddetname, mahkeme tarafından verilen soyut ceza miktarının, hükümlünün yaşam takvimi üzerindeki somut izdüşümüdür.

Bu yazımız, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca düzenlenen ve hükümlünün haklarını koruma altına alan bir “yol haritası” niteliğindedir. 2026 yılındaki güncel durumda, bilişim hukukunun getirdiği imkanlarla müddetnameler artık UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) üzerinden anlık olarak güncellenebilmekte ve veri entegrasyonu sayesinde hatalar minimize edilmeye çalışılmaktadır. Ancak, infaz hukukunun dinamik yapısı, suç tarihlerine göre değişen lehe kanun uygulamaları ve denetimli serbestlikteki yeni “yatar” şartları, müddetnamenin okunmasını ve denetlenmesini uzmanlık gerektiren teknik bir süreç haline getirmiştir.

Hukuk devletinin bir gereği olarak, cezanın infazı sırasında bir gün dahi haksız yere hürriyetten yoksun kalınmaması esastır. Bu bağlamda müddetname, infazın yasallığı ilkesinin en somut belgesidir. 2026 yılı dijital hukuk trendleri, bu belgenin sadece fiziksel bir evrak değil, aynı zamanda veri güvenliği protokolleri ve KVKK uyumlu erişim yetkileriyle donatılmış bir dijital varlık olarak ele alınmasını öngörmektedir.

Müddetnamenin Tanımı ve Hukuki Dayanakları

Müddetname, kelime anlamı itibarıyla “süre belgesi” demektir ve ceza hukukunda hükümlünün hapis cezasının başlangıcından bitişine kadar geçecek tüm aşamaların kronolojik bir dökümüdür. Bu belge, hapis cezasının infazına başlanırken Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki İlamat İnfaz Büroları tarafından düzenlenir.

Temel Kanuni Dayanaklar

Müddetnamenin hukuki geçerliliği ve düzenlenme usulü şu temel kanun maddelerine dayanmaktadır:

  • 5275 Sayılı Kanun Madde 20/4: Hükümlüye, Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarih ile ceza süresini ve cezanın hangi hükme ilişkin bulunduğunu belirten bir belge verilmesini yasal bir zorunluluk haline getirir.
  • Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 63: Mahsup hükümlerini düzenleyerek, hükümlünün şahsi hürriyetinin kısıtlandığı her türlü sürenin (gözaltı, tutukluluk, ev hapsi vb.) cezadan nasıl düşüleceğini belirler.
  • TCK Madde 107: Koşullu salıverilme (şartla tahliye) oranlarını ve şartlarını belirleyerek müddetnamenin matematiksel omurgasını oluşturur.
  • Türk Medeni Kanunu (TMK) Hükümleri: Hükümlünün kısıtlılık hali ve vasi tayini gibi süreçlerin müddetnamedeki infaz süresiyle olan ilişkisini dolaylı yoldan etkiler.

2026 yılı itibarıyla infaz rejimindeki en büyük dönüşüm, “cezasızlık algısını” yıkmaya yönelik yapılan yasal değişikliklerdir. Geçmişte kısa süreli hapis cezası alan bireylerin “gir-çıktı” yaparak hiç cezaevinde kalmaması durumu, 2026 infaz pratiğinde yerini fiili infaza bırakmıştır. Bu durum, müddetnamelerde “denetimli serbestlik başlangıç tarihi”nin hesaplanmasında kullanılan parametreleri kökten değiştirmiştir.

Müddetname İçeriği ve Okunma Usulü

Bir müddetnameyi eline alan hükümlü veya yakını için belge ilk bakışta karmaşık bir sayılar bütünü gibi görünebilir. Ancak sistemli bir analizle, belgedeki her satırın hükümlünün geleceği üzerindeki etkisi netleştirilebilir.

Kimlik ve Mahkeme Bilgileri Bölümü

Belgenin en üstünde hükümlünün T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, baba adı ve doğum tarihi gibi tanımlayıcı bilgiler yer alır. Bu kısmın doğruluğu, infazın yanlış kişi üzerinde yürütülmemesi açısından kritiktir. Hemen altında, cezaya hükmeden mahkemenin adı, esas ve karar numarası ile ilamın kesinleşme tarihi bulunur. Kesinleşme tarihi, infazın başlayabilmesi için yasal bir ön şarttır; zira kesinleşmemiş hiçbir hüküm infaza konu edilemez.

Suç Türü ve İnfaz Rejimi

Müddetnamede “Suç Türü” alanı, uygulanacak indirim oranının belirlenmesinde kilit rol oynar. 2026 yılındaki infaz oranları genel olarak şu şekilde kategorize edilmektedir:

Suç KategorisiKoşullu Salıverme OranıUygulanan Kanun Maddesi
Adi Suçlar (Hırsızlık, Dolandırıcılık vb.)1/25275 S.K. m. 107/2
Kasten Öldürme, İşkence, Cinsel Saldırı2/35275 S.K. m. 107/3
Uyuşturucu Ticareti ve Terör Suçları3/45275 S.K. m. 108/9
Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi2/3 veya 3/45275 S.K. m. 108

Mahsup ve Gözaltı Bilgileri

Hükümlünün suç kesinleşmeden önce geçirdiği süreler “Mahsup Edilecek Süreler” başlığı altında toplanır. CMK Madde 63 uyarınca, sadece aynı suçtan değil, bazen farklı suçlardan kaynaklanan tutukluluk süreleri de mahsuba konu olabilir. 2026 yılında dijital entegrasyon sayesinde, emniyet sistemlerindeki gözaltı kayıtları doğrudan müddetnameye çekilmekte, ancak manuel hataların önüne geçmek için avukat denetimi halen önemini korumaktadır.

2026 Yılı İnfaz ve Yatar Hesaplamasında Yeni Parametreler

2026 yılı infaz sistemini önceki yıllardan ayıran en temel fark, denetimli serbestlik hakkının kullanımına getirilen “asgari fiili infaz” zorunluluğudur. Bu düzenleme, toplumdaki adalet duygusunu pekiştirmeyi amaçlayan bir reformun parçasıdır.

Onda Bir (1/10) ve Beş Gün Kuralı

Yeni rejimde, hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanabilmesi için koşullu salıverilme tarihine kadar cezaevinde geçirmesi gereken sürenin en az onda birini fiilen ceza infaz kurumunda geçirmesi şarttır. Bu süre her ne şekilde hesaplanırsa hesaplansın, beş (5) günden az olamaz.

Hesaplama Formülü: Hükümlünün toplam cezası C, koşullu salıverme oranı O ve mahsup süresi M ise, cezaevinde kalması gereken fiili süre Y şu şekilde modellenir:

Yfiili​=max(5,10(C×O)−M​)

Bu formül, “yatarı olmayan ceza” kavramını tamamen ortadan kaldırmıştır. Örneğin, 6 ay hapis cezası alan bir hükümlü, adi suçlar kapsamında 1/2 oranına tabi ise, koşullu salıverilme süresi 90 gündür. Eskiden denetimli serbestlik süresi 1 yıl olduğu için bu kişi hiç yatmazken, 2026 sisteminde 90 günün 1/10’u olan 9 günü fiilen cezaevinde geçirmek zorundadır.

Denetimli Serbestlik Sürelerinin Stabilizasyonu

Pandemi döneminde geçici maddelerle 3 yıla çıkarılan denetimli serbestlik süresi, 2026 yılındaki kalıcı düzenlemelerde genellikle 1 yıl olarak uygulanmaktadır. Ancak 30.03.2020 tarihinden önce işlenen suçlar bakımından lehe kanun ilkesi uyarınca hala 3 yıllık denetimli serbestlik süreleri müddetnamelere yansıyabilmektedir. Bu durum, müddetname hesaplamasında suç tarihinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermektedir.

Adım Adım İzlenmesi Gereken Hukuki Süreç

Hükümlünün veya müdafisinin, bir mahkumiyet kararı kesinleştikten sonra tahliyeye giden yolda takip etmesi gereken usul işlemleri şunlardır:

  1. İlamın İnfaz Bürosuna Gönderilmesi: Kararı veren mahkeme, kesinleşme şerhini düştükten sonra dosyayı “İlamat İnfaz” numarası alması için Cumhuriyet Başsavcılığına iletir.
  2. Müddetnamenin Tanzimi ve Denetimi: İnfaz savcısı tarafından hazırlanan müddetname, hükümlü cezaevine girdiğinde veya teslim olduğunda kendisine tebliğ edilir. Belgenin matematiksel olarak kontrol edilmesi bu aşamadaki en önemli adımdır.
  3. İyi Hal Değerlendirmesi: Hükümlünün koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik haklarından yararlanabilmesi için cezaevinde “iyi halli” olması gerekir. 2026 sisteminde puanlama esaslı dijital takip sistemleri bu değerlendirmeyi daha objektif hale getirmiştir.
  4. Açık Cezaevine Ayrılma: Belirli bir süreyi kapalı kurumda geçiren ve iyi hali tasdik edilen hükümlü, müddetnamede belirtilen tarihte açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinde bulunabilir.
  5. Denetimli Serbestlik Talebi: Koşullu salıverilme tarihine 1 yıl kala, hükümlü denetimli serbestlik yasasından yararlanmak için İnfaz Hakimliğine başvurur.
  6. Tahliye ve Bihakkın Tahliye Arasındaki Süreç: Tahliye olan hükümlü, cezasının geri kalan kısmını dışarıda denetim altında tamamlar. Bu süreçte yeni bir suç işlenmesi veya denetim kurallarına uyulmaması, “koşullu salıverilmenin geri alınması” ve kalan cezanın aynen infazı ile sonuçlanır.

Müddetnameye İtiraz: Hataların Düzeltilmesi ve Tahliye Şansı

Müddetnameye itiraz, hükümlünün hürriyetine kavuşma süresini doğrudan etkileyen en güçlü hukuki araçtır. Uygulamada, özellikle suçların içtiması (toplanması) ve mahsup işlemlerinde sıklıkla hata yapılmaktadır.

İtiraz Merci ve Süresi

Müddetnameye itiraz, kural olarak infazın gerçekleştiği yerdeki İnfaz Hâkimliği‘ne yapılır. İtiraz süresi, belgenin hükümlüye tebliğ edilmesinden itibaren yedi (7) gündür. Ancak müddetname bir idari işlem niteliğinde olduğu için, bariz matematiksel hatalar her zaman düzeltilebilir; yine de yasal sürelere uymak hak kaybını önlemek adına hayatidir.

Yargıtay Eğilimleri ve Emsal Kararlar

Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin güncel kararları, müddetnamede yer alan hatalı mahsup işlemlerinin “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı”nın ihlali olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle “ikinci kez mükerrirler” için düzenlenen müddetnamelerde, koşullu salıverilme imkanının tamamen ortadan kalktığına dair bildirimlerin çok titiz incelenmesi gerektiği belirtilmektedir. Yargıtay, suç tarihine göre lehe olan infaz rejiminin uygulanmamasını bozma sebebi sayarak, hükümlülere geçmişe dönük haklarını arama kapısını açmaktadır.

İtiraz Dilekçesinde Bulunması Gerekenler

Etkili bir itiraz dilekçesi, sadece “hesaplama yanlıştır” demekten öteye geçmeli ve somut verileri içermelidir:

  • Hatalı hesaplanan gün sayısı net bir şekilde belirtilmelidir.
  • Düşülmeyen gözaltı veya tutukluluk kayıtları (EMAS veya UYAP kayıtları) delil olarak sunulmalıdır.
  • Suçun işlendiği tarih ile yürürlüğe giren infaz yasaları arasındaki lehe durumlar analiz edilmelidir.

İnfaz Oranları ve Süre Karşılaştırma Tablosu

Aşağıdaki tablo, 2026 yılındaki güncel yasal düzenlemeler ışığında farklı ceza sürelerinin “yatar” karşılıklarını örneklemektedir:

Toplam CezaSuç TürüKoşullu Salıverme SüresiFiili Cezaevi Süresi (1/10 Kuralı Dahil)Tahmini Denetimli Serbestlik
1 Yıl (365 Gün)Adi Suç (1/2)182 Gün18 Gün164 Gün
2 Yıl (730 Gün)Adi Suç (1/2)365 Gün36 Gün329 Gün
4 Yıl (1460 Gün)Adi Suç (1/2)730 Gün73 Gün657 Gün (1 yılı DS)
6 Yıl (2190 Gün)Adi Suç (1/2)1095 Gün109 Gün986 Gün (1 yılı DS)
10 Yıl (3650 Gün)İstisna Suç (2/3)2433 Gün243 Gün2190 Gün (1 yılı DS)

Not: Yukarıdaki süreler teorik olup, mahsup edilen süreler ve iyi hal puanına göre her hükümlü için özel olarak hesaplanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Müddetname ne zaman hazırlanır? Hükümlü ceza infaz kurumuna giriş yaptıktan hemen sonra, ilgili infaz savcılığı tarafından hazırlanır ve cezaevi idaresi kanalıyla hükümlüye tebliğ edilir.

2. Müddetnamede yazan tahliye tarihi kesin midir? Hayır. Belirtilen tarihler hükümlünün “iyi halli” olması şartına bağlıdır. Disiplin cezası alınması veya denetim kurallarının ihlali halinde tarihler ertelenebilir.

3. “Yatarı olmayan ceza” gerçekten bitti mi? Evet, 2026 yılındaki güncel düzenlemeler sonrası getirilen 1/10 ve 5 gün kuralları nedeniyle, artık çok kısa süreli hapis cezalarında dahi fiili cezaevi girişi zorunludur.

4. Başka bir dosyadaki tutukluluğumu bu cezadan düşebilir miyim? Evet, CMK 63 kapsamında mahsup şartları oluşmuşsa, kesinleşen cezanızdan önceki her türlü özgürlük kısıtlaması süresi düşülebilir.

5. Müddetnamede hata fark edersem ne yapmalıyım? Vakit kaybetmeden ilgili İnfaz Hakimliğine itiraz dilekçesi verilmelidir. 7 günlük tebliğ süresini kaçırmamak hak kaybını önlemek adına önemlidir.

6. Denetimli serbestlik süresi 2026’da ne kadardır? Genel kural olarak 1 yıldır. Ancak suç tarihi 30.03.2020 öncesi olan adi suçlarda bu süre lehe kanun gereği 3 yıl olarak uygulanmaya devam eder.

7. Mükerrir (suçun tekrarı) durumunda hesaplama nasıl değişir? Mükerrirlerde infaz oranı genellikle 2/3 veya 3/4 olarak uygulanır ve denetimli serbestlik hakları kısıtlanabilir. İkinci kez mükerrirlik durumunda ise koşullu salıverme hakkı tamamen kalkar.

8. Müddetname UYAP’ta neden görünmüyor? Müddetname bir hazırlık evrakı niteliğinde olduğu için bazen “Dosya Safahatı” kısmında geç görüntülenebilir veya gizlilik kararı olan dosyalarda kısıtlanmış olabilir.

9. Adli para cezası ödenmezse müddetnameye eklenir mi? Evet, ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilerek (günlüğü belirli bir miktar üzerinden) mevcut cezanın infaz süresine dahil edilir.

10. İyi hal indirimi alamazsam tahliyem ne kadar gecikir? İyi hal indirimi (TCK 62) mahkeme aşamasında ceza miktarını düşürür. İnfaz aşamasında ise iyi hal puanı düşük olanlar denetimli serbestlik ve koşullu salıverilmeden yararlanamaz, cezasını bihakkın tahliye tarihine kadar çekmek zorunda kalabilir.

Sonuç ve

Müddetname, bir hükümlünün sadece cezaevinde geçireceği süreyi değil, aynı zamanda hayata yeniden başlama tarihini belirleyen hayati bir belgedir. 2026 yılı infaz rejimindeki karmaşık yapı, özellikle 1/10 kuralı ve suç tarihine göre değişen çoklu rejimler, hata payını artırmaktadır. Hukukun dijitalleştiği bu dönemde, müddetnamedeki bir günlük hata bile telafisi imkansız hürriyet kayıplarına yol açabilir.

Doğru bir infaz hesaplaması, hükümlünün yasal haklarından azami düzeyde yararlanmasını ve denetimli serbestlik gibi imkanlara en erken sürede kavuşmasını sağlar. Bu süreçte uzman bir hukukçu denetimi, müddetnamenin sadece okunmasını değil, aynı zamanda matematiksel ve hukuki olarak valide edilmesini sağlayarak tahliye şansını koruma altına alır. Unutulmamalıdır ki; infaz hukuku, cezalandırma değil, cezanın yasal sınırlar içinde ifasıdır ve bu sınırlara riayet edilip edilmediği ancak doğru bir müddetname analizi ile anlaşılabilir.


Hazırlayan: Av. İbrahim Said İĞSEN İstanbul 1. Barosu

İletişim: 0553 337 57 67

Bu makale, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak için bir avukata danışmanız önerilir.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sitemizden ayrıldığınızı görüyoruz.
Eğer sizi aydınlatacak yeterli bilgiye erişim sağlayamadıysanız, danışmanlık hizmeti için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyiniz.

WhatsApp İle İletişime Geçin