Bize ulaşın
Toplu yaşamın bir gereği olarak apartman ve site yönetimlerinin, tüm sakinlerin huzur ve sükununu sağlamak amacıyla belirli kurallar koyma yetkisi bulunmaktadır. Bu kuralların en yaygınlarından biri de “evcil hayvan beslenmesinin yasaklanması” yönündeki kararlardır. Ancak, görme engelli bir bireyin hayatının ayrılmaz bir parçası olan, onun gözü, kulağı ve bağımsızlığının teminatı olan bir rehber köpeğin bu yasak kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, son derece önemli bir hukuki sorunsalı teşkil etmektedir. Bu makale, bir apartman yönetim kurulunun veya kat malikleri genel kurulunun, engelli bir bireyin rehber köpeğini yasaklama yetkisinin olup olmadığını; Anayasa, Engelliler Hakkında Kanun, Kat Mülkiyeti Kanunu ve temel hukuk prensipleri çerçevesinde, akademik bir yaklaşımla analiz etmektedir.
⚠️ Somut olaya göre uzman bir görüşü almadan hareket etmemenizi tavsiye ederiz.
💬 Uzman Görüşü Almak İçin Tıklayın1. Hukuki Statü Analizi: Rehber Köpek “Süs Hayvanı” Değil, “Canlı Bir Tıbbi Yardımcıdır”
Konunun temelini, rehber köpeğin hukuki statüsünün doğru bir şekilde tanımlanması oluşturur. Bir apartman yönetiminin “evcil hayvan” veya “süs hayvanı” yasağı, genellikle diğer sakinlerin potansiyel rahatsızlığını (gürültü, kirlilik vb.) önleme amacını taşır. Ancak bir rehber köpek, bu kategorinin tamamen dışındadır.
- Fonksiyonel Tanım: Rehber köpekler, özel olarak eğitilmiş, görme engelli bireylerin mobilite, güvenlik ve bağımsızlık ihtiyaçlarını karşılamak üzere görev yapan “çalışan hayvanlardır”. Onlar, bir tekerlekli sandalye veya bir protez gibi, engelli bireyin hayatını idame ettirebilmesi için zorunlu olan canlı birer yardımcı araç niteliğindedir.
- Yasal Çerçeve: 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un amacı, engellilerin temel hak ve özgürlüklerden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin ederek toplumsal hayata katılımlarını güçlendirmektir. Bu kanunun ruhu, engelli bireyin bağımsızlığını destekleyen her türlü aracın kullanımının kolaylaştırılmasını gerektirir. Rehber köpeğin apartmana girişinin engellenmesi, bu kanunun temel amacıyla doğrudan çelişir.
Bu nedenle, apartman yönetim planında yer alan bir “evcil hayvan yasağı” hükmünün, bir rehber köpeğe teşmil edilmesi, hukuken hatalı bir yorum olacaktır. Zira burada yasaklanmak istenen keyfi hayvan besleme durumu ile engelli bir bireyin yaşamsal bir ihtiyacı aynı kefeye konulamaz.
2. Normlar Hiyerarşisi: Yönetim Planı, Anayasa ve Kanunların Üzerinde Değildir
Türk hukuk sisteminde, normlar arasında bir hiyerarşi (üstünlük sıralaması) bulunur. Bu hiyerarşinin zirvesinde Anayasa yer alır, onu kanunlar, yönetmelikler ve en altta da apartman yönetim planı gibi özel sözleşmesel metinler takip eder. Hiçbir alt norm, kendisinden üstün bir norma aykırı hükümler içeremez ve onu geçersiz kılamaz.
- Anayasal Güvence (En Üstün Norm):
- Madde 10 – Eşitlik İlkesi: “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir… Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Engelliler hakkında alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.” Bu madde, engelli bireyler lehine pozitif ayrımcılık yapılmasını emreder. Rehber köpeğin yasaklanması, engelli birey aleyhine doğrudan bir ayrımcılık fiili olup, Anayasa’nın bu amir hükmüne aykırıdır.
- Madde 61 – Sosyal Güvenlik Hakları: “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.” Rehber köpeğin, engelli bireyin toplum hayatına uyumunu sağlayan en önemli araçlardan biri olduğu düşünüldüğünde, bu aracın kullanımının engellenmesi devletin anayasal görevini de ihlal eden bir nitelik taşır.
- Kanuni Koruma:
- 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun: Kanunun genel amacı, engelliliğe dayalı ayrımcılığı yasaklamak ve engellilerin topluma tam katılımını sağlamaktır. Bir yönetim kararının, engelli bir bireyi, en temel yaşam alanı olan konutunda, en temel yardımcısı olan rehber köpeğinden mahrum bırakması, bu kanunun lafzına ve ruhuna açıkça aykırıdır.
- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK): Apartman yönetimlerinin yetkileri bu kanundan kaynaklanır. Yönetim planı, KMK’ya göre tüm kat maliklerini bağlayan bir sözleşme niteliğindedir. Ancak yönetim planındaki bir hüküm, Anayasa’ya veya diğer kanunlara aykırı olamaz. Dolayısıyla, yönetim planına “rehber köpekler dahil hiçbir hayvan beslenemez” gibi bir hüküm konulsa dahi, bu hüküm üst normlara aykırı olduğu için geçersizdir ve yok hükmündedir.
Bu hiyerarşi uyarınca, bir apartman yönetim kurulunun veya genel kurulunun alacağı bir karar, Anayasa ve Engelliler Hakkında Kanun’un sağladığı temel hakları ortadan kaldıramaz.
3. Yargıtay İçtihatları ve Hukuki Değerlendirme
Yargıtay, evcil hayvanlarla ilgili uyuşmazlıklarda dahi, yönetim planındaki mutlak yasakları esneten ve somut olayın koşullarına göre karar veren bir yaklaşım benimsemiştir. Yüksek Mahkeme’nin yerleşik içtihatlarına göre, bir hayvanın apartmandan tahliyesine karar verilebilmesi için, o hayvanın diğer kat maliklerine somut, objektif ve katlanılamaz derecede bir rahatsızlık verdiğinin ispatlanması gerekir. Sadece yönetim planında yasak olması, tahliye için yeterli bir sebep değildir.
Bu ilke, sıradan bir süs hayvanı için dahi geçerliyken, bir rehber köpek için çok daha güçlü bir koruma sağlar.
- Ağırlaştırılmış İspat Yükü: Bir rehber köpeğin apartmandan uzaklaştırılmasını talep eden yönetimin, köpeğin sadece varlığının değil, aynı zamanda profesyonel eğitimine ve görevine aykırı bir şekilde, sürekli ve katlanılamaz bir rahatsızlık verdiğini (örneğin, sürekli havlama, saldırganlık gibi) ispatlaması gerekir ki bu, bir rehber köpeğin doğası gereği neredeyse imkansızdır.
- Hakkın Kötüye Kullanılması: Diğer kat maliklerinin, hiçbir somut rahatsızlık olmamasına rağmen, sadece “köpekten hoşlanmıyorum” gibi subjektif gerekçelerle rehber köpeğin varlığına karşı çıkmaları, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen “dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması” olarak nitelendirilebilir.
4. Yönetim Kararına Karşı İzlenmesi Gereken Hukuki Yollar
Engelli bir birey, rehber köpeğinin apartmana alınmaması veya apartmandan çıkarılması yönünde bir yönetim kurulu kararıyla karşılaştığında, aşağıdaki adımları izlemelidir:
- Bilgilendirme ve İhtar: İlk olarak, apartman yönetimine yazılı bir başvuru yaparak, köpeğin bir “rehber köpek” olduğunu, yasal statüsünü, engelli birey için zorunluluğunu ve ilgili Anayasa ve kanun maddelerini hatırlatan bir ihtarname gönderilmelidir. Bu aşamada köpeğin sertifikası ve engelli raporu gibi belgeler de sunulabilir.
- Kararın İptali İçin Dava Açma: Uzlaşma sağlanamazsa, yönetim kurulu kararının tebliğinden itibaren bir ay içinde, taşınmazın bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak, bu hukuka aykırı kararın iptali için dava açılmalıdır.
- Dava Kapsamındaki Talepler: Açılacak davada mahkemeden;
- Hukuka aykırı yönetim kurulu kararının iptali,
- Rehber köpeğin apartmanda barındırılmasına yönelik müdahalenin önlenmesi (men’i),
- Yaşanan manevi sıkıntı ve ayrımcılık nedeniyle manevi tazminat talep edilebilir.
Sonuç olarak, bir apartman yönetiminin, engelli bir bireyin rehber köpeğini yasaklaması, sadece Kat Mülkiyeti Kanunu’na değil, aynı zamanda Anayasa’nın eşitlik ilkesine ve Engelliler Hakkında Kanun’un temel amacına açıkça aykırı, hukuken geçersiz bir işlemdir. Rehber köpek, bir lüks veya keyfiyet değil, engelli bireyin bağımsız yaşama hakkının temel bir unsurudur. Bu hakkın, soyut ve çoğu zaman yersiz endişelere dayanan bir yönetim kararıyla engellenmesi, modern hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmaz ve yargı önünde kesinlikle korunacaktır.
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Karşılaştığınız spesifik bir hukuki sorunla ilgili olarak profesyonel bir avukattan destek almanız önemle tavsiye edilir.
