Bize ulaşın
I. GİRİŞ: E-Haciz Kavramı ve Hukuki Dayanağı
Elektronik haciz (e-haciz), borçlunun finansal varlıklarına, özellikle banka nezdindeki mevduat ve hesaplarına, ilgili icra veya tahsil dairesinin talimatıyla dijital ortamda bloke konulması işlemidir. Gelişen teknolojiye paralel olarak kabul edilen bu uygulama, kamu alacaklarının tahsilini hızlandırmak ve hukuki süreçlerde etkinlik sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. Ancak e-haciz uygulamasının hız ve kolaylığı, borçluların haklarının korunması ve doğru yasal itirazların süresi içinde yapılması zorunluluğunu beraberinde getirmiştir.
⚠️ Somut olaya göre uzman bir görüşü almadan hareket etmemenizi tavsiye ederiz.
💬 Uzman Görüşü Almak İçin TıklayınE-Haczin İki Temel Kaynağı: Adli ve İdari Ayrımının Önemi
E-haciz uygulaması, hukuki dayanağına göre iki ana kategoriye ayrılmaktadır; bu ayrım, takip edilecek hukuki yol ve itiraz süreleri açısından hayati önem taşır:
- Adli Haciz (İcra Yoluyla): Bu hacizler, İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleri çerçevesinde, bireysel ya da tüzel kişilerin alacakları nedeniyle icra dairelerince başlatılır. Bir mahkeme kararına, çek veya senede dayanan takiplerin kesinleşmesi sonucu borçlunun banka hesaplarına konulan bloke, adli e-hacizdir.
- İdari (Amme) Haciz (Vergi Dairesi Yoluyla): Bu hacizler ise 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (AATUHK) uyarınca, vergi, sigorta primi (SGK) gibi kamu alacaklarının tahsili amacıyla Tahsil Dairelerince (çoğunlukla Gelir İdaresi Başkanlığı – GİB) düzenlenir.
Bu ayrım, borçlu için en kritik hukuki başlangıç noktasıdır. Zira borcun kaynağını doğru tespit edemeyen bir borçlu, itirazını yanlış mahkemeye yapabilir veya en önemlisi, hak düşürücü yasal itiraz süresini kaçırabilir.
Haczin Kapsamı ve Bankaların Sorumluluğu
E-haciz uygulaması, borçlu adına bankalar nezdinde bulunan tüm hak ve alacakları kapsar. Bu kapsam, sadece mevcut mevduatları değil, aynı zamanda gelecekte doğabilecek alacakları da içerebilir. Örneğin, POS cihazı kullanan ticari müşterilerin bankalarla yaptıkları sözleşmelere dayanan ve sürekli nitelikteki hesapları, banka nezdinde sürekli alacak doğmasına müsait hesaplar olarak değerlendirildiğinden, bu hesaplara ileride doğacak alacaklara matuf olmak üzere haciz konulması mümkün bulunmaktadır.
Haczin temel prensibi, borç miktarını aşmamasıdır. Yani borçlu, borcu tutarı kadar hacze muhatap olmalıdır. Ancak bankaların haciz uygulamasında kritik yükümlülükleri ve sorumlulukları mevcuttur. Banka, icra dairesinden gelen haciz talimatını tebellüğ ettiği (aldığı) anda, borçlunun hesabını derhal tespit ederek, hacze elverişli kısma bloke koymak zorundadır. Eğer banka bu işlemi geciktirir veya ihmal ederse ve bu gecikme sebebiyle borçlu parayı çekip alabilirse, banka, alacaklının tahsil kabiliyetini ortadan kaldırması nedeniyle doğrudan sorumluluk riskiyle karşı karşıya kalabilir. Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yakın tarihli kararları, bankanın gecikmesi sebebiyle alacaklının zarar görmesi durumunda bankanın kusurunun gündeme gelebileceğini ve bankanın doğrudan sorumlu tutulabileceğini göstermektedir.
II. E-Haciz Sorgulama Adımları: Blokenin Kaynağını ve Kapsamını Tespit Etme
E-hacizle karşılaşan bir borçlunun atması gereken ilk ve en önemli adım, blokenin kaynağını, hangi daire tarafından konulduğunu ve güncel borç miktarını doğru bir şekilde tespit etmektir. İstanbul gibi büyük metropollerde birden fazla icra dairesinin ya da tahsil dairesinin takip yapabileceği düşünüldüğünde, bu tespit büyük önem taşır.
Adli Haciz Sorgulama Yolları (İİK Kaynaklı)
Eğer haczin kaynağının bireysel bir alacaklı veya mahkeme kararı olduğu düşünülüyorsa, sorgulama genellikle İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki sistemler üzerinden yapılır:
- UYAP Vatandaş Portalı: Vatandaşlar, UYAP Bilişim Sistemi Vatandaş Portalını kullanarak kendi kimlik doğrulamalarını yaptıktan sonra, haklarında açılmış olan tüm icra dosyalarını ve bu dosyalara bağlı güncel safahat bilgilerini sorgulayabilirler. Bu portal, haciz talimatının hangi icra müdürlüğünden (Örneğin: İstanbul Anadolu 5. İcra Dairesi) çıktığını ve güncel dosya borcunu gösterir. Bu bilgi, itirazın yönlendirileceği makamı ve hukuki stratejiyi belirlemek için esastır.
İdari Haciz Sorgulama Yolları (6183 S.K. Kaynaklı)
Eğer borcun vergi, SGK primi, trafik cezası gibi kamu alacağı kaynaklı olduğu düşünülüyorsa, sorgulama Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) hizmetleri üzerinden e-Devlet Kapısı aracılığıyla gerçekleştirilir:
- e-Devlet Üzerinden GİB Hizmetleri: e-Devlet Kapısı, GİB tarafından sunulan çeşitli elektronik haciz sorgulama hizmetlerini vatandaşların erişimine sunar. Bunlar arasında en sık kullanılanlar şunlardır:
- Banka Hesaplarına Uygulanan Elektronik Haciz Sorgulama (e-haciz Banka).
- Araçlara Uygulanan Elektronik Haciz Sorgulama (e-haciz Araç).
Bu sorgulama hizmetleri sayesinde borçlu, aracına ya da banka hesabına konulan blokenin hangi vergi dairesi veya tahsil dairesi tarafından hangi borç miktarıyla uygulandığını hızlıca öğrenebilir. Uygulamanın türü (adli veya idari), bir sonraki adım olan hukuki itirazın usulünü tamamen değiştirecektir.
Bankaya Yönelik Bilgi Edinme ve Bloke Tespiti
Bankalar, haciz talimatını aldıklarında borçlunun hesabına bloke koyarlar ve borçlu, hangi dosya numarası ve borç miktarı nedeniyle blokenin uygulandığını öğrenme hakkına sahiptir. Borçlunun, blokenin dayanağını öğrenmesi, itiraz sürecini başlatmadan önceki zorunlu adımdır. Bankanın, borçluya ait olmayan hesapları hatalı bir şekilde bloke etmesi gibi durumlar, hatalı bloke iddialarının derhal İcra veya Tahsil Dairesi’ne yöneltilmesini gerektirir.
III. Hukuka Aykırı E-Hacze İtiraz Yolları ve Süreçleri
E-haciz uygulamasına itiraz süreci, haczin kaynağına göre farklılık gösteren hak düşürücü sürelere ve farklı yetkili mahkemelere tabidir. Bu hukuki ayrım, borçlunun hak kaybı yaşamaması için avukatlık uzmanlığının en çok talep edildiği alandır.
Kritik Süreler ve Hukuki Zeminin Tespiti: Süre Tuzağı
Borçlu, haciz işlemine itiraz etmek istediğinde, e-haciz tebligatının yapıldığı veya haczi öğrendiği tarih, yasal sürenin başlangıcıdır.
| Kriter | İcra (Adli) E-Haciz (İİK) | Vergi (Amme) E-Haciz (6183 S.K.) |
| Yasal Dayanak | İcra ve İflas Kanunu (İİK) | Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (AATUHK) |
| Yetkili Makam | İcra Müdürlükleri | Tahsil Daireleri (Genellikle Vergi Daireleri) |
| İtiraz Süresi (Hak Düşürücü) | Haciz Şikayeti için 7 gün (Öğrenme tarihinden itibaren) | Ödeme Emri/Haciz Bildirisine İtiraz için 15 gün (7061 S.K. ile) |
| Yargılama Mercii | İcra Hukuk Mahkemesi | Vergi Mahkemesi (Amme Alacağı Kaynaklı) |
İcra (Adli) haciz işlemlerine karşı kural olarak İİK’nın 16. maddesi uyarınca şikâyet hakkı mevcuttur ve bu şikâyet süresi, haczin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün olarak belirlenmiştir. Örneğin, haline münasip meskeniyet iddiası gibi hukuki iddialar bu kısa süreye tabidir.
Ancak Vergi (İdari) hacizlerinde durum farklıdır. Amme alacaklarına ilişkin haciz bildirilerine itiraz süresi, 7061 Sayılı Kanun ile 01.01.2018 tarihinden itibaren yapılan düzenleme sonucunda 15 güne çıkarılmıştır.
Bu süre farklılıkları, borçlu açısından bir “süre tuzağı” yaratır. Borcun kaynağını bilmeyen veya yasal dayanağı karıştırılan bir kişi, 7 günlük sürenin mi yoksa 15 günlük sürenin mi geçerli olduğunu anlayamayabilir ve itiraz süresini kaçırarak hukuki hakkını kaybedebilir. Bu nedenle itiraz sürecinden önce dosyanın hangi hukuki rejime tabi olduğunun tespiti şarttır.
Hukuka Aykırılık İddiaları ve İtirazın Kapsamı
İtiraz, hem borcun esasına yönelik olabilir (örneğin, borcun önceden ödenmiş olması, borcun zamanaşımına uğraması) hem de haciz işleminin usulüne yönelik olabilir (örneğin, haczedilemez mal ve haklara haciz konulması, hatalı hesap blokesi).
Özellikle hatalı işlemler söz konusu olduğunda, borçluya ait olmayan hesapların veya yanlış kimlik numaralarıyla karıştırılan hesapların bloke edilmesi sık karşılaşılan hatalardır. Bu tür durumlarda, borçlu derhal ilgili tahsil dairesine başvurarak hatanın düzeltilmesini istemelidir. Bankanın sorumluluğu, esasen alacaklının zarar görmesini engellemek üzere tasarlanmış olsa da, hatalı veya süresiz bloke uygulamaları borçlunun hukuki şikayet yolunu açar.
IV. Haczedilemeyen Mal ve Haklar: Borçlunun Yasal Koruma Kalkanları (İİK m. 82 ve İstisnalar)
İcra ve İflas Kanunu (İİK) madde 82, borçlunun temel yaşam standardını ve mesleki faaliyetlerini sürdürmesini sağlamak amacıyla haczi caiz olmayan mal ve hakları düzenler. E-haciz kaldırma sürecinde en güçlü hukuki argüman, konulan blokenin kanunen haczedilemeyecek bir hakka (örneğin maaş veya emekli maaşına) ilişkin olduğunu ispatlamaktır.
Emekli Maaşı ve Bloke Engeli: Mutlak Koruma ve Muvafakat Tuzağı
Emekli maaşları, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesi ve İİK’nın 83. maddesi uyarınca, nafaka borçları haricinde kesinlikle haczedilemez. Bu, borçlunun yaşlılık döneminde sosyal güvencesinin korunması amacını taşır.
Ancak bu mutlak korumanın bir istisnası mevcuttur: Muvafakat (Rıza). Borçlu, özellikle bankalardan kredi çekerken veya benzeri sözleşmeler yaparken, maaşından kesinti yapılmasına dair önceden yazılı muvafakat vermişse, yasal koruma kalkanı kalkar ve maaşı haczedilebilir.
Uygulamada, emekli maaşının kendisine doğrudan haciz konulmasa bile, maaşın yatırıldığı banka hesabına bloke konulmak suretiyle fiilen haciz sonucu doğmaktadır. Güncel Yargıtay içtihatları, borçlunun maaş hesabına konulan bu blokenin de 5510 Sayılı Kanun’un 93. maddesine aykırı olduğunu belirtmiştir. Eğer bir emeklinin maaşına muvafakati olmaksızın veya nafaka borcu dışındaki bir nedenle bloke konulmuşsa, borçlunun, blokenin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne şikâyet yoluyla başvurarak blokenin kaldırılmasını talep etmesi gerekmektedir.
Maaş Haczi ve 1/4 Kuralı (Dörtte Bir Sınırlaması)
Çalışanların aylık ücretlerine (maaşlarına) konulan hacizlerde, borcun miktarı ne olursa olsun, İcra ve İflas Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca sınırlama getirilmiştir. Bu kurala göre, işçinin almakta olduğu aylık ücretinin yalnızca 1/4’ü (yüzde yirmi beşi) haczedilebilir.
Bu koruma, sadece temel maaşı değil, aynı zamanda ikramiye, toplu sözleşme farkı, nema, fazla çalışma ücreti ve genel tatil alacakları gibi ücret sayılan diğer tüm unsurları da kapsar. Yargıtay kararları, bu ek ödemelerin de ücret kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve dolayısıyla bunların da 1/4’ünden fazlasına haciz konulamayacağını kesinleştirmiştir. Eğer bir borçlunun maaşının 1/4’ünden fazlasına haciz konulmuşsa, bu hukuka aykırıdır ve borçlu, bu hukuka aykırılığın tespiti için İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurmalıdır. Birden fazla haciz söz konusu ise, bunlar sıraya konulur ve önceki haciz kesintisi tamamlandıktan sonra yeni haciz uygulanmaya başlanır.
Aşağıdaki tablo, haczedilemeyen başlıca gelir türlerini ve yasal sınırlarını özetlemektedir:
Haczedilemeyen Gelir Türleri ve Yasal Sınırlar
| Gelir Türü | Yasal Dayanak | Haciz Kuralı | Kritik İstisna/Şart |
| Normal Maaş/Ücret | İİK m. 83 / İş Kanunu m. 35 | En fazla 1/4 (Yüzde 25) haczedilebilir. | Birden fazla haciz sıraya konulur. |
| İkramiye/Fazla Mesai | Yargıtay İçtihatları | Ücretten sayıldığı için 1/4 kuralına tabidir. | Tamamına haciz konulamaz. |
| Emekli Maaşı (SSK/Bağ-Kur) | 5510 S.K. m. 93 | Haczedilemez (Mutlak koruma). | Borçlunun yazılı ve açık rızası (muvafakati) olması durumu. |
| Nafaka Alacakları | İİK | Tamamı haczedilebilir. | Maaş ve emekli maaşı haczi istisnasını delen tek alacak türüdür. |
Haline Münasip Meskeniyet (Konutun Haczedilemezliği) İddiası
İİK m. 82/1-12 uyarınca, borçlunun ve ailesinin geçimini idame ettirmesi için zaruri olan, “haline münasip” konutu haczedilemez. Bu hüküm, borçlunun sosyal statüsüne uygun bir barınma hakkının korunmasını hedefler. İstanbul gibi büyük şehirlerde, konut fiyatlarının yüksekliği nedeniyle “haline münasip” kriterinin tespiti uzmanlık gerektiren bir alandır ve bu, genellikle bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Meskeniyet iddiası da bir haciz şikayetidir ve borçlu, haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak haczin kaldırılmasını talep etmelidir. Yargıtay, haciz tarihi itibarıyla hukuki durumu ele almakta ve borçlunun haczedilen arsa üzerine sonradan ev inşa etmesi durumunda meskeniyet iddiasının ileri sürülemeyeceğine hükmetmiştir.
Diğer Haczedilemeyen Mal ve Haklar
İİK m. 82, borçlunun ve ailesinin temel ihtiyaçlarını ve borçlunun mesleğini sürdürmesini sağlayan pek çok varlığı koruma altına alır. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Borçlunun ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu ev eşyaları (ancak aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri bırakılıp diğeri haczedilebilir).
- Borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan önlük, tulum gibi eşyalar.
- Borçlu çiftçi ise ailesinin geçimi için zaruri olan arazi, hayvanlar, nakil vasıtaları ve ziraat aletleri. Çiftçi değilse, sanat ve mesleği için lüzumlu olan alet, edevat ve kitapları.
- Askeri malullerle şehit yetimlerine bağlanan bazı tazminat ve maaşlar.
Bu maddeler kapsamında haciz işlemi gerçekleştirilmişse, borçlunun derhal 7 günlük şikayet süresi içinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurması gereklidir.
V. E-Haciz Kaldırma Yolları ve Pratik Çözüm Stratejileri
Hukuka aykırı hacizlere itiraz yolları dışında, borçlunun e-haczi kaldırmak için kullanabileceği pratik ve mali çözüm stratejileri de mevcuttur. Bu yollar, dosyanın türüne (adli veya idari) göre farklılık arz eder.
Borcun Tamamının Ödenmesiyle Kaldırma
E-haciz kaldırmanın en kesin ve hızlı yolu, hacze konu olan borç miktarının tamamının kapatılmasıdır. Borcun tamamı ödendiğinde, borçlu bankadan borcu olmadığına dair ıslak imzalı bir yazı alarak ilgili icra dairesine veya tahsil dairesine haciz kaldırma talebini iletmelidir.
İşlemlerin tamamlanması, talep sonrası ortalama 15 gün içinde blokenin kalkmasını sağlamaktadır. Bu süreçte hukuki takip, icra dairesinin haciz müzekkeresini (yazısını) bankaya hızlıca göndermesi ve bankanın da blokenin kaldırılması işlemini hızlıca gerçekleştirmesi açısından önem taşır.
Teminat Gösterme ve Teminat Takası Yoluyla Kaldırma
Özellikle yüksek meblağlı borçlarda veya itiraz davasının devam ettiği süre boyunca, borçlu hacizlerin kaldırılması için teminat gösterebilir.
- Tehir-i İcra (İcranın Geri Bırakılması): Borçlu, mahkeme kararının temyiz edilmesi sürecinde takibin durdurulması (tehir-i icra) amacıyla, dosya borcunu karşılayacak miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunabilir. Bu teminatın sunulması, borçlular hakkındaki hacizlerin kaldırılması işlemini mümkün kılar.
- Teminat Takası (Özellikle Vergi Borçlarında): Vergi dairesi (6183 S.K.) hacizlerinde, borçlu hacizli malı (örneğin gayrimenkulü) serbest bırakmak istediğinde, üzerindeki haczi kaldırılacak mal ile eşdeğer veya daha yüksek değerli başka bir teminatın (nakit, banka mektubu veya başka bir gayrimenkul) verilmesi halinde teminat takası talebi değerlendirilebilir. Borca yetecek miktarda banka teminat mektubu verilmesi, gayrimenkul hacizlerinin çözülmesinde sıklıkla başvurulan bir yoldur.
Taksitlendirme ve Yapılandırma Yoluyla Kaldırma (Vergi Daireleri Odaklı)
Vergi borçları nedeniyle konulan e-hacizlerde, borcun yeniden yapılandırılması veya taksitlendirilmesi, banka blokesinin kaldırılmasında önemli bir çözüm yoludur.
6183 Sayılı Kanun kapsamında taksitlendirme talebi yapıldığında, banka e-haczi genellikle, toplam borcun belirli bir yüzdesinin (uygulamada %10 veya daha fazlası) peşin ödenmesi ve kalanının taksitlendirilmesi şartıyla kaldırılabilir.
Bu süreçte, Tahsil Daireleri, sadece kendi vergi dairesindeki borcu değil, mükellefin Türkiye çapında bütün vergi dairelerine olan borçlarını ve hatta ortağı olduğu şirketlerin borçlarını da araştırır. Haciz kaldırma sürecinin başarılı olması için, bu diğer borçların da ödenmesi veya yapılandırmaya dahil edilmesi gerekebilir. Bu kapsamlı araştırma, borçlunun hukuki destek almadan bu süreci yürütmesini zorlaştıran önemli bir idari prosedürdür.
VI. Vaka Çalışması ve Pratik Uygulama (Anonim İstanbul Örneği)
Senaryo: İstanbul Fatih’te mobilya tamirciliği yapan ve sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan bir meslek sürdüren Bay A.’nın, 2023 yılına ait birikmiş KDV borcu (amme alacağı) nedeniyle Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hem banka hesabına hem de mesleği için zorunlu olan ticari nakil vasıtasına (küçük bir kamyonet) elektronik haciz konulmuştur.
Hukuki Süreç:
- Hukuki Kaynağın Tespiti: Borcun GİB kaynaklı (Amme Alacağı) olduğu tespit edildiği için, 6183 Sayılı Kanun hükümleri ve 15 günlük itiraz süresi geçerlidir.
- Kaldırma Stratejisi (Banka Hesabı İçin): Bay A. adına Tahsil Dairesi’ne başvurularak, banka hesabındaki blokenin kaldırılması için borcun yapılandırılması talep edilmiştir. Borcun tamamının taksitlendirilmesi ve Tahsil Dairesi’nin belirlediği %10 peşinatın yatırılmasıyla, banka hesabındaki bloke kısa sürede çözülmüştür.
- Haczedilemezlik İddiası (Araç İçin): Araç, Bay A.’nın mesleğini (mobilya tamirciliği) sürdürmesi için zorunlu bir alet (nakil vasıtası) olduğundan, İİK m. 82/1-4 uyarınca kısmi haczedilemezlik iddiası, haczi öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süre içinde İstanbul İcra Hukuk Mahkemesi’ne şikâyet yoluyla ileri sürülmüştür. Dava sürecinde, aracın mesleğin icrası için mutlak surette gerekli olduğu bilirkişi raporuyla ispatlanmıştır.
- Sonuç: Vergi borcunun taksitlendirilmesi sonucu banka blokesi kalkarken, araca konulan haczin, borç miktarını aşan kısmının veya mesleki faaliyet için zaruri kısmının kaldırılması sağlanmıştır. (Alternatif olarak, Bay A., aracın serbest bırakılması karşılığında eşdeğerde bir teminat mektubunu GİB’e sunarak teminat takası yolunu da kullanabilirdi).
VII. SONUÇ
E-haciz, dijitalleşen takip sistemlerinin bir sonucu olarak hızla uygulanabilen, ancak hukuki açıdan birçok karmaşık detayı barındıran bir süreçtir. Borçlu açısından en büyük risk, haczin kaynağını (Adli/İdari) yanlış tespit etmek ve buna bağlı olarak hak düşürücü yasal süreleri (7 gün veya 15 gün) kaçırmaktır.
Hukuk alanında uzman bir vekilin rolü, sadece itiraz dilekçesi yazmakla sınırlı kalmaz; borcun kaynağını doğru analiz etmek, İİK m. 82 ve güncel Yargıtay içtihatları çerçevesinde borçlunun maaş, emekli aylığı veya konut gibi yasal koruma altındaki varlıklarına konulan blokenin hukuka aykırılığını tespit etmek ve hızla İcra Hukuk Mahkemesi’nde dava yolunu açmaktır. Özellikle İstanbul’daki yoğun icra ve vergi daireleri trafiğinde, doğru dosya takibi, stratejik teminat yönetimi ve hızlı aksiyon alma kabiliyeti, müvekkilin mağduriyetini en kısa sürede gidermek için hayati önem taşır.
Hukuki süreçler, zamanında ve hatasız aksiyon almayı gerektirir. Konuya dair daha fazla bilgi almak, yasal süreçlerinizi başlatmak veya hukuki danışmanlık almak için, deneyimli ekibimizle İstanbul’da iletişime geçebilirsiniz.
VIII. SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
Soru 1: E-Haciz Konulan Banka Hesabındaki Bloke Ne Kadar Sürede Kaldırılır?
Cevap: Blokenin kaldırılma süresi, borcun nasıl kapatıldığına bağlıdır. Borcun tamamının ödenmesi halinde, tahsil dairesine/icra müdürlüğüne haciz kaldırma talebi (fezleke) ile başvurulur. İlgili dairenin fezkereyi bankaya göndermesi ve bankanın sistemi güncellemesi genellikle 7 ila 15 gün içinde tamamlanmaktadır. Haczedilemezlik iddiası (örneğin maaş haczinin 1/4’ü aşması) nedeniyle mahkeme kararıyla kaldırılan blokelerde ise, mahkeme kararının icra dairesine ve bankaya tebliği ile süreç başlar ve bu da yine ortalama 15 günlük bir süreyi bulabilir.
Soru 2: Maaşıma Konulan E-Haciz Tamamını Kapsar mı?
Cevap: Hayır, bu hukuka aykırıdır. 4857 Sayılı İş Kanunu ve İİK m. 83 uyarınca, borcunuz ne olursa olsun, maaşınızın yalnızca dörtte biri (1/4’ü) haczedilebilir. Bu koruma, ikramiye, fazla mesai ve genel tatil alacakları gibi diğer tüm ücret unsurlarını da kapsar. Eğer maaşınızın tamamının bloke edildiğini veya 1/4’ünden fazlasının kesildiğini tespit ederseniz, haczi öğrendiğiniz tarihten itibaren 7 gün içinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne şikayet yoluna başvurmanız gerekmektedir.
Soru 3: Emekli Maaşım Haczedildi, Ne Yapmalıyım?
Cevap: SSK ve Bağ-Kur emekli maaşları, nafaka borcu ve borçlunun önceden vermiş olduğu yazılı muvafakat (rıza) hariç, kanunen kesinlikle haczedilemez. Eğer bankaya kredi sözleşmesi gibi bir belgeyle muvafakat vermediyseniz ve nafaka borcunuz yoksa, bu haciz hukuka aykırıdır. Yapmanız gereken, blokenin hangi icra dosyasına dayandığını bankadan öğrenerek, 7 günlük hak düşürücü süre içinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne şikayet dilekçesi sunmaktır. Yargıtay kararları, maaşın hesaba yatırıldığı anda haczedilemezlik niteliğini koruduğunu kabul etmektedir.
