Deport Nedir?: Hukuki Süreçler, İtiraz Yolları ve Tahdit Kodları

Giriş: Sınır Dışı Etme Kavramı ve Hukuki Dayanağı

Yabancılar hukuku alanında sıklıkla karşılaşılan ve yabancı uyruklu bireylerin Türkiye Cumhuriyeti topraklarından çıkarılması anlamına gelen idari işleme halk arasında yaygın olarak “deport nedir” sorusuyla atıf yapılmaktadır. Hukuki terminolojide ise bu işlem, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) çerçevesinde düzenlenen “sınır dışı etme kararı” olarak tanımlanmaktadır. Sınır dışı etme, bir ceza işlemi değil, kamu düzeni ve güvenliği gereği yabancının statüsüne son veren ve ülkeyi terk etmesini sağlayan bir idari tedbirdir.

Sınır Dışı Etme Kararının Hukuki Tanımı ve Niteliği

Sınır dışı etme kararı, 6458 sayılı Kanun’un 53. ve 54. maddelerine dayanılarak alınır ve idari işlem niteliği taşır. Bu kararlar, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün talimatı üzerine veya resen Valiliklerce (İl Göç İdaresi Müdürlükleri) alınmakta olup , sadece yabancı uyruklu kişiler hakkında uygulanabilir; Türk vatandaşları sınır dışı edilemez.

Sınır dışı etme kararının en belirleyici özelliklerinden biri, idari bir işlem olması nedeniyle yargı denetimine tabi olmasıdır. Bu, hakkında karar verilen yabancının, yasal temsilcisinin veya avukatının kararın tebliğinden itibaren yasal süreler içinde idare mahkemesine başvurarak kararın hukuka uygunluğunu denetletme hakkına sahip olduğu anlamına gelmektedir.

Karar Alma Süreci ve Tebliğin Önemi

Sınır dışı etme kararının değerlendirme ve karar aşaması, yetkili makam olan Valilik tarafından en fazla 48 saat içinde sonuçlandırılabilmektedir. Kararın bu denli kısa sürede alınabilmesi, yabancılar açısından hızlı hareket etme ve derhal hukuki danışmanlık alma zorunluluğunu ortaya koyar.

Alınan karar, hakkında karar verilen yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına gerekçeleriyle birlikte tebliğ edilmek zorundadır. Bu tebligatta, kararın nedenleri, itiraz yolları ve itiraz süreleri açıkça belirtilmelidir. Hukuki süreçlerin, özellikle de itiraz için tanınan 7 günlük kesin sürenin başlangıcı, tebliğ anına bağlı olduğundan, tebliğ evrakının doğru ve eksiksiz olması hayati önem taşımaktadır.

Sınır Dışı Etme Kararı Alma Sebepleri: YUKK Madde 54’ün Detaylı Analizi

6458 sayılı YUKK’un 54. maddesi, hangi yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınabileceğini tahdidi olarak saymıştır. Bu maddede belirtilen sebeplerin varlığı, idarenin sınır dışı etme kararı alması için hukuki dayanağı oluşturur.

Kamu Düzeni, Kamu Güvenliği ve Suç İlişkili Sebepler

Kanun, öncelikle ülkenin güvenliğini ve kamu düzenini tehdit eden durumları sınır dışı etme gerekçesi olarak görmektedir:

  1. Suç ve Güvenlik İlişkisi: Türk Ceza Kanunu’nun 59. maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler.
  2. Örgüt Bağlantısı: Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar. Bu tür gerekçeler, yabancı hakkında genellikle G-26 (Yasadışı örgüt faaliyeti şüphesi) veya G-42 (Uyuşturucu suçları) gibi güvenlik temelli tahdit kodlarının konulmasına yol açar. Bu kodlar, idarenin takdir yetkisinin geniş olduğu ve hukuki mücadelenin somut ve güçlü delil sunmayı gerektirdiği en zorlu kategoriyi teşkil etmektedir.
  3. Kamu Düzeni ve Sağlık Tehdidi: Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar. Örneğin, fuhşa aracılık edenler (G-48) veya bulaşıcı hastalık taşıyanlar (Ç-118) bu kapsamda değerlendirilir.

İkamet ve Çalışma İzni İhlallerine Dayalı Sebepler

Sınır dışı etme kararlarının büyük bir kısmı, yabancıların Türkiye’deki kalış statülerine ilişkin idari ihlallerden kaynaklanmaktadır:

  1. Süre Aşımı İhlalleri: Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar; ikamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler. İhlal süresine bağlı olarak (2 yıldan fazla ihlalde Ç-105 kodu) 5 yıla kadar giriş yasağı konulabilmektedir.
  2. İzinsiz Çalışma: Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler (Ç-117 tahdit kodu).
  3. İzin İptalleri: İkamet izinleri veya vizesi iptal edilenler.

Usulsüzlük ve Sahtecilik Sebepleri

Gerçek dışı beyan veya sahte belge kullanımı da sınır dışı etme kararı için yeterli bir gerekçedir:

  1. Sahte Belge Kullanımı: Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar. Örneğin, sahte evlilik yoluyla ikamet izni almaya çalışanlara V-70 tahdit kodu konulur.
  2. Meşru Olmayan Geçim: Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar.
  3. Hukuki Süreç İhlali: İkamet izni uzatma başvurusu reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar da sınır dışı edilme kapsamına girer.

Bu idari ihlallerde, basit bir süre aşımı dahi idari para cezası ve akabinde giriş yasağı gibi ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Örneğin, yabancı, ikamet ihlalinden kaynaklanan idari para cezasını ödemeden sınır dışı edilirse, bu ödenmeyen ceza Ç-120 kodu olarak kaydedilerek 5 yıllık ek bir giriş yasağına neden olabilmektedir. Bu durum, idari hataların maliyetinin katlanarak artabildiğini ve hukuki danışmanlığın bu maliyet-yasağı döngüsünü kırmadaki rolünü göstermektedir.

Aşağıdaki tablo, YUKK Madde 54 kapsamında belirlenen sınır dışı etme nedenlerini ve bunların hukuki mücadele açısından taşıdığı risk seviyelerini özetlemektedir:

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Madde 54 Kapsamındaki Sınır Dışı Etme Nedenleri Özeti

KategoriYUKK Madde 54 GerekçesiÖrnek Tahdit Kodu İlişkisiRisk Seviyesi (Hukuki Mücadele Açısından)
Güvenlik/SuçTerör/Suç örgütü bağlantısı, Kamu Güvenliği Tehdidi (b, d)G-26, G-42, G-48Yüksek (İdarenin takdir yetkisi geniş)
İdari İhlal (Süresel)Vize/İkamet süresini 10 günden fazla ihlal etme (e, g)Ç-101’den Ç-105’eOrta/Yüksek (İhlal süresine ve para cezası ödemesine bağlı)
İdari İhlal (Diğer)Çalışma izni olmadan çalışma (ğ), Yasal giriş/çıkış ihlali (h)Ç-117, Ç-113Orta
Sahtecilik/MaliSahte belge kullanma (c), Meşru olmayan yoldan geçim (ç)V-70, G-34Yüksek

Hakkında Sınır Dışı Kararı Alınamayacak Olanlar: YUKK Madde 55 ve Geri Göndermeme İlkesi

YUKK’un 55. maddesi, yabancı hakkında Madde 54’te belirtilen sınır dışı etme sebeplerinden biri bulunsa dahi, kararın alınmasını kesin olarak engelleyen durumları düzenlemektedir. Bu hükümler, temel insan hakları koruma prensiplerine dayanmaktadır.

Uluslararası Hukuk ve Geri Göndermeme (Non-Refoulement) İlkesi

Sınır dışı etme kararı alınmasını engelleyen en temel ilke, YUKK Madde 55(a) kapsamında düzenlenen Geri Göndermeme (Non-Refoulement) ilkesidir. Bu ilke uyarınca, yabancının gönderileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı veya onur kırıcı ceza ya da muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi bir tehlikenin bulunması halinde sınır dışı etme kararı alınamaz. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası insan hakları hukuku yükümlülüklerinin bir yansımasıdır.

Uluslararası sözleşmeler ayrıca, özellikle çocukların üstün yararının gözetilmesi gerektiğini vurgular. Bir çocuğun, geri gönderilmesi durumunda temel insan haklarının ihlal edilmesi, örneğin yeterli gıda veya sağlık hizmeti alamama riski söz konusuysa, bu durum sınır dışı etme kararını engelleyebilir.

Sağlık, Yaş ve Özel Haller

Hayati ve tıbbi durumlar, sınır dışı etme kararına karşı güçlü bir savunma mekanizması oluşturur:

  1. Sağlık Tedavisi: Hayati tehlike arz eden hastalıklar için tedavisi devam etmekte iken, sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkanı bulunmayanlar hakkında sınır dışı kararı alınamaz. Örneğin, Türkiye’de kanser tedavisi gören ve gönderileceği ülkede bu tedaviye devam etme imkanı olmayan bir kişi hakkında sınır dışı kararı alınması hukuka aykırı olacaktır. Ancak, eğer tedavi imkanı gideceği ülkede mevcutsa veya hastalık hayati tehlike arz etmiyorsa, karar alınabilir.
  2. Yaş ve Özel İhtiyaçlar: Ciddi yaş, hamilelik ve tedavisi devam eden ciddi hastalık durumları, insan ticareti mağdurları ve psikolojik destek görmesi gereken mağdurlar da madde 55 kapsamında korunmaktadır.

İnsani İkamet İzni Alternatifi

Madde 55 kapsamında sınır dışı edilemeyen yabancılar hakkında, kendilerine durumlarına uygun olarak insani ikamet izni verilebilir veya belirli bir adreste ikamet etme gibi idari yükümlülükler getirilebilir.

Bu durum, YUKK Madde 54’teki bir ihlalin (örneğin overstay) varlığına rağmen, Madde 55’teki mutlak bir engel nedeniyle yabancının menfaatlerinin (örneğin Türkiye’deki evlilik veya tedavi) kamu yararına karşı üstün gelmesi gerektiğini gösterir. Bu denge, idare mahkemesi nezdindeki iptal davalarının temelini oluşturur ve idarenin kararı alırken bireyselleştirilmiş değerlendirme yapma zorunluluğunu ortaya koyar.

İdari Gözetim ve Türkiye’den Çıkış Prosedürleri

Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancının ülkeden ayrılış süreci iki temel yolla işler: Terke Davet (gönüllü çıkış) veya İdari Gözetim (Geri Gönderme Merkezi’nde tutulma).

Terke Davet Prosedürü

Sınır dışı etme kararı alınan yabancıya, Türkiye’yi masraflarını kendisi karşılayarak terk etmesi için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınabilir.8 Bu süre, yabancının kendi imkanlarıyla yasal çıkış yapmasını sağlar.

Ancak bazı yabancılar bu süreden muaf tutulur. Kaçma ve kaybolma riski bulunan kimselere, yasal giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz. Tanınan bu sürede ülkeyi terk etmeyen yabancı hakkında ise N-96 tahdit kodu tesis edilir.

İdari Gözetim Kararı ve Geri Gönderme Merkezleri (GGM)

YUKK’un 57. maddesinde belirtilen kaçma, kaybolma veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturma gibi risklerin varlığı halinde, yabancı hakkında idari gözetim kararı alınarak Geri Gönderme Merkezi’nde (GGM) tutulabilir. GGM’lerde kalan kişilerin sağlık, güvenlik ve insani koşullar açısından korunmaları yasal bir zorunluluktur.11

İdari gözetim, sınır dışı etme kararının fiilen uygulanmasını sağlamak amacıyla alınan geçici bir tedbirdir.

İdari Gözetim Kararına Karşı Hukuki Yol

Sınır dışı etme kararına karşı açılan iptal davasından bağımsız olarak, idari gözetim kararına karşı hukuki yollara başvurmak mümkündür. İdari gözetim altındaki yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı tarafından karara karşı Sulh Ceza Hakimliği’ne (SCJ) itiraz edilebilir.

Bu itiraz süreci, sınır dışı etme kararının iptal davasından farklı bir yargı kolunda, yani adli yargıda yürütülür ve prosedürel olarak daha hızlıdır:

  1. Kritik Süre: SCJ, itirazı en geç 5 gün içinde sonuçlandırmak zorundadır.
  2. Kararın Niteliği: SCJ’nin itirazı reddetmesi durumunda verdiği karar kesin olsa da, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla tekrardan itirazda bulunulması mümkündür.6

Bu iki farklı hukuki süreç, yabancının hukuki özgürlüğünü geri kazanması için kritik bir öneme sahiptir. SCJ’ye itirazın kabul edilmesi, deport kararını kaldırmasa da yabancının GGM’den serbest bırakılmasını sağlar. Serbest kalan yabancı, İdare Mahkemesi’ndeki iptal davası sürecini Türkiye içinde, etkin bir şekilde takip etme imkanı bulur.

Sınır Dışı Etme Kararına Karşı Yargı Yolu: İptal Davası Süreci

Sınır dışı etme kararına karşı en etkili hukuki yol, kararın tebliğinden sonra İdare Mahkemesi’nde iptal davası açmaktır.

Dava Süresi ve Yetkili Mahkeme

Sınır dışı etme kararına itiraz davası açmak için kanun koyucu tarafından çok kısa ve kesin bir süre öngörülmüştür. Bu süre, kararın yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına tebliğinden itibaren sadece 7 gündür. Bu sürenin kaçırılması durumunda, dava usulden reddedileceği için hukuki hak kaybı riski oluşur.

Görevli mahkeme İdare Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise, kararı veren Valiliğin (İl Göç İdaresi Müdürlüğü) bulunduğu ildeki İdare Mahkemesidir. Özellikle yabancı nüfusun yoğun olduğu bir merkez olarak İstanbul’da alınan sınır dışı etme kararlarına karşı açılacak iptal davalarında İstanbul İdare Mahkemeleri yetkilidir.

İdare Mahkemesi, bu tür başvuruları en geç on beş gün içinde sonuçlandırmak zorundadır.

Yürütmenin Durdurulması Etkisi ve Hukuki Güvence

Sınır dışı etme kararına karşı iptal davasının açılması, yargılama sürecinin sonuçlanmasına kadar yabancının sınır dışı edilmesini hukuken durdurur. Bu, dava dilekçesinin mahkemeye sunulmasının, idari işlemi askıya alan otomatik bir hukuki güvence sağladığı anlamına gelir. Bu güvence (YUKK Madde 53/3), yabancının hukuka erişim hakkının teminatıdır ve avukatın 7 günlük süre içinde atacağı adımın önemini vurgular.

İdare Mahkemesinin Denetim Kriterleri

İptal davasında mahkeme, idarenin kararının hukuka uygunluğunu, usul yönünden eksiksizliğini ve esastan hakkaniyete uygunluğunu denetler.

Mahkeme özellikle şunları inceler:

  1. Hukuka Uygunluk: Kararın YUKK Madde 54’te sayılan sebeplere dayanıp dayanmadığı.
  2. Usul Uygunluğu: Kararın usulüne uygun alınıp alınmadığı ve tebliğde itiraz yollarının açıkça belirtilip belirtilmediği.
  3. Orantılılık İlkesi: İdarenin kararı alırken, yabancının Türkiye’deki menfaatleri (aile bağları, tedavi, eğitim) ile kamu düzeni veya güvenliği arasındaki dengeyi kurup kurmadığı. Danıştay kararları, “kamu düzeni” gerekçesiyle verilen kararlarda, idarenin gerekçelerinin somut, kişisel ve orantılı olmasını zorunlu kılmaktadır.

Aşağıdaki tablo, sınır dışı etme ve idari gözetim kararlarındaki temel hukuki süreleri ve itiraz mercilerini özetleyerek prosedürel farklılıkları netleştirmektedir:

Sınır Dışı ve Gözetim Kararlarında Kritik Hukuki Süreler

İdari İşlemİtiraz Süresi (Tebliğden İtibaren)İtiraz MerciiSürecin Yürütülmesine Etkisi
Sınır Dışı Etme Kararı7 Gün (Kesin Süre)İdare Mahkemesi (Örn: İstanbul İdare Mahkemesi)Dava açılması, yargılama sonuçlanana kadar sınır dışı etmeyi otomatik olarak durdurur 10
İdari Gözetim KararıKarar verilinceye kadar (SCJ 5 günde sonuçlandırır)Sulh Ceza Hakimliğiİtiraz, gözetimi otomatik kaldırmaz; kişinin serbest bırakılması için SCJ kararı gerekir 6
Giriş Yasağı (Tahdit Kodu)60 Günİdare Mahkemesi (İptal Davası)Yürütmenin durdurulması talebiyle giriş yasağının yargılama süresince askıya alınması hedeflenir 8

Tahdit Kodları ve Ülkeye Giriş Yasağının Kaldırılması

Sınır dışı etme kararı, genellikle yabancının Türkiye’ye belirli bir süre girişini yasaklayan bir “tahdit kodu”nun tesis edilmesiyle birlikte uygulanır. Tahdit kodları, yabancının geçmişteki ihlalleri veya güvenlik durumları nedeniyle idare tarafından pasaportuna işlenen kayıtlardır. Deport kararı iptal edilse bile, tahdit kodunun ve buna bağlı giriş yasağının kaldırılması için ayrı bir hukuki strateji izlenmesi gerekebilir.

Yaygın Sınır Dışı İlişkili Tahdit Kodları ve Hukuki Sonuçları

Tahdit kodları, yabancının Türkiye’ye giriş yasağının süresini ve niteliğini belirler. Giriş yasağı, ihlalin niteliğine göre 1 yıldan 5 yıla kadar değişebilmektedir.

Tahdit KoduKullanım Gerekçesi (YUKK 54 İlişkisi)Standart Giriş Yasağı SüresiHukuki Strateji Önceliği
Ç-105Vize/İkamet izni ihlali (2 yıldan fazla)5 Yıl60 gün içinde iptal davası ve Yürütmenin Durdurulması
Ç-117Türkiye’de kaçak çalışma1 Yılİdari para cezasının ödenmesi ve iptal davası
V-70Sahte evlilik şüphesi5 YılEvliliğin gerçekliğinin somut delillerle kanıtlanması
G-26Yasadışı örgüt faaliyeti şüphesiİdarece belirlenir (Çok Uzun)Güvenlik soruşturması dosyasının hukuki analizi ve savunma
N-96 / Ç-120Terke davet süresinde çıkış yapmama / İdari para cezası ödememe5 YılPara cezasının ödenerek yasağın kısaltılması veya iptali

Tahdit Kodunun Kaldırılması Yolları ve İptal Davası

Tahdit kodunun kaldırılması, üç ana hukuki yolla gerçekleştirilebilir:

  1. İdari İtiraz: Yabancının gerekçeli bir dilekçe ile Göç İdaresi Genel Başkanlığı’na başvurarak kodun idari yolla kaldırılmasını talep etmesi. Bu süreç yaklaşık 2 ay sürebilmektedir.
  2. İptal Davası: Tahdit kodunun tesis edilmesinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır. Bu süre, sınır dışı kararına itiraz süresinden (7 gün) bağımsız ve farklıdır.

Tahdit kodunun iptal davası, ortalama 1 yıl sürebildiği için , bu süreçte Yürütmenin Durdurulması (YD) kararı talep etmek hayati önem taşır. YD kararı verilmesi halinde, yabancı, davanın sonucunu beklemeksizin (giriş yasağı askıya alındığı için) Türkiye’ye giriş yapabilir.

  1. Meşruhatlı Vize (Özel Amaçlı Vize): Tahdit kodu sebebiyle giriş yasağı bulunan yabancının, aile birleşimi, eğitim, tedavi veya çalışma izni gibi meşru bir amaçla ülkesindeki Türk temsilciliğine başvurarak özel amaçlı vize alması mümkündür. Bu vize, yasağın kaldırılması saklı kalmak kaydıyla yabancının Türkiye’ye girişine izin verir ve özellikle giriş yasağı uzun olanlar için pratik bir çözüm sunar.

Sonuç ve Hukuki Danışmanlığın Önemi

Türkiye’deki sınır dışı etme (deport) süreçleri, 6458 sayılı Kanun’un 54. maddesinde belirtilen nedenlere dayanmakla birlikte, Madde 55’teki uluslararası yükümlülüklerden doğan engeller ve orantılılık ilkesi ile dengelenmektedir. Yabancının hukuki statüsü üzerindeki en büyük tehdit, kararın 48 saat gibi kısa bir sürede alınabilmesi ve iptal davası açma süresinin yalnızca 7 gün gibi mutlak ve kısa bir süre olmasıdır.

Bu hukuki süreçlerin karmaşıklığı, iki farklı yargı merciinde (İdare Mahkemesi ve Sulh Ceza Hakimliği) eş zamanlı yasal adımlar atılması gerekliliğiyle daha da artmaktadır. Tahdit kodlarının varlığı ise, sınır dışı etme kararı iptal edilse dahi, yabancının Türkiye’ye dönüşünü engelleyen uzun süreli kısıtlamalar getirebilmektedir.

Yabancılar hukuku alanındaki hak kayıplarını en aza indirmek, idari gözetime karşı hızlı serbest bırakılmayı sağlamak ve tahdit kodlarının iptali veya kaldırılması için hukuki gerekçelerin somut delillerle (sağlık raporları, aile bağları, uluslararası koruma riskleri) desteklenerek usulüne uygun sunulması zorunludur.

Daha fazla bilgi almak veya hukuki danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Sınır dışı kararı kesinleştikten sonra Türkiye’ye geri dönmek mümkün müdür?

Eğer sınır dışı kararı kesinleşmiş ve beraberinde yabancı hakkında bir giriş yasağı (tahdit kodu) konulmuşsa, ülkeye dönmek için temel olarak iki yol mevcuttur. Birincisi, bu tahdit kodunun tesis edilme gerekçesine itiraz ederek idari dava yoluyla iptalini sağlamaktır. İkincisi, iptal davası sürerken veya giriş yasağı süresi dolmadan önce aile birleşimi, eğitim, tedavi veya çalışma izni gibi meşru bir amaçla özel amaçlı (meşruhatlı) vize başvurusunda bulunmaktır.

Sınır dışı kararı verilen yabancının ailesi de bu durumdan etkilenir mi?

Yabancı, Türk vatandaşı bir eş veya çocuğa sahipse, bu durum YUKK Madde 55 kapsamında sınır dışı kararına karşı güçlü bir savunma argümanı oluşturur (aile hayatına saygı hakkı ve orantılılık ilkesi). Ancak, sınır dışı edilen kişinin ikamet izni, Türkiye’deki aile üyelerinin ikamet statüsünü sağlıyorsa, sınır dışı işlemi dolaylı olarak onların ikamet izinlerini de risk altına sokar. İdarenin bu kararları alırken aile bağlarını ve çocukların üstün yararını bireysel olarak değerlendirmesi yasal bir zorunluluktur.

Tahdit kodu konulması durumunda idari para cezasını ödemek kodu kaldırır mı?

Bu durum, tahdit kodunun gerekçesine bağlıdır. Eğer tahdit kodu yalnızca idari para cezasının ödenmemesi (N-96 veya Ç-120 gibi) nedeniyle konulmuşsa, cezanın ödenmesi genellikle giriş yasağını kısaltabilir veya tamamen kaldırabilir. Ancak, yasağın temel sebebi kamu güvenliği (G-kodları), sahte belge kullanımı (V-70, G-34) veya yasadışı çalışma (Ç-117) gibi bir idari ihlal veya güvenlik riskiyse, sadece para cezası ödemek tahdit kodunu otomatik olarak kaldırmaz. Bu durumda, kodun kaldırılması için 60 gün içinde iptal davası açılması gereklidir.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sitemizden ayrıldığınızı görüyoruz.
Eğer sizi aydınlatacak yeterli bilgiye erişim sağlayamadıysanız, danışmanlık hizmeti için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyiniz.

WhatsApp İle İletişime Geçin