11. Yargı Paketi: 7571 Sayılı Kanun Kapsamında Tahliye Kriterleri 2026 Güncel

Türkiye’nin ceza adaleti sisteminde infaz hukuku, toplumsal ihtiyaçlar, suç politikalarındaki değişimler ve ceza infaz kurumlarının kapasite yönetimi ekseninde sürekli bir gelişim göstermektedir. Bu gelişimin en kapsamlı ve hukuki sonuçları itibarıyla en etkili halkalarından birini oluşturan 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, kamuoyunda bilinen adıyla 11. Yargı Paketi, 25 Aralık 2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yasal düzenleme, yalnızca belirli suç tipleri için ceza miktarlarında artırıma gitmekle kalmamış, aynı zamanda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un Geçici 10. maddesine eklenen fıkralar aracılığıyla, yaklaşık 50.000 ila 55.000 hükümlü için denetimli serbestlik yoluyla erken tahliye imkânı tanıyan yapısal bir reformu hayata geçirmiştir. Akademik bir perspektifle ele alındığında bu düzenleme, cezaevlerindeki doluluk oranlarını azaltmayı hedeflerken, bir yandan da 31 Temmuz 2023 tarihini bir milat olarak belirleyerek geçmişe dönük bir infaz iyileştirmesi sunmaktadır.

⚠️ Somut olaya göre uzman bir görüşü almadan hareket etmemenizi tavsiye ederiz.

💬 Uzman Görüşü Almak İçin Tıklayın

7571 Sayılı Kanun’un Mimari Yapısı ve Yasama Gerekçeleri

  1. Yargı Paketi’nin temel motivasyonu, 2020 yılında başlayan ve COVID-19 pandemisi süresince uygulanan geçici infaz mekanizmalarını, daha kalıcı ve sistematik bir model ile ikame etmektir. Kanun koyucu, 7571 sayılı Kanun ile adaletin tesisi, suçla etkin mücadele ve temel hakların korunması arasındaki hassas dengeyi gözeterek bir “seçici infaz iyileştirmesi” yoluna gitmiştir. Bu düzenleme, doktrinde bir “örtülü af” tartışması olarak nitelendirilse de teknik anlamda bir infaz rejimi değişikliği olarak tanımlanmaktadır; zira ceza ortadan kalkmamakta, sadece cezanın infaz yöntemi kapalı kurumdan denetimli serbestlik aşamasına kaydırılmaktadır.

Kanun’un gerekçesinde vurgulanan en önemli unsurlardan biri, yargılama süreçlerindeki uzamaların ve infaz yasasındaki teknik boşlukların hükümlü aleyhine sonuç doğurmasını engelleme amacıdır. Bu çerçevede, özellikle 31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla henüz dosyası kesinleşmemiş olan veya çeşitli nedenlerle önceki tahliye imkânlarından yararlanamayan hükümlüler için hakkaniyetli bir zemin oluşturulması amaçlanmıştır. Ayrıca paket, yalnızca infazla sınırlı kalmayıp, Türk Ceza Kanunu, İcra İflas Kanunu ve Avukatlık Kanunu gibi temel mevzuatlarda da Anayasa Mahkemesi iptal kararları doğrultusunda önemli revizyonlar içermektedir.

31 Temmuz 2023 Miladı: İnfaz Rejiminde Zaman Bakımından Uygulanma

7571 sayılı Kanun’un getirdiği avantajlı infaz rejiminden yararlanabilmek için belirlenen temel kesişim noktası, suçun işlenme tarihidir. Düzenlemenin en kritik maddesi olan Geçici 10. maddenin 6. fıkrası uyarınca, lehe hükümlerden faydalanabilmek için suçun mutlaka 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş olması zorunludur. Bu tarihin bir milat olarak seçilmesi, COVID-19 izinlerinin sona ermesi ve infaz sisteminde yeni bir disiplin dönemine girilmesi kararıyla doğrudan ilişkilidir.

KriterAçıklamaHukuki Sonuç
Suç Tarihi31/07/2023 ve öncesiDüzenleme kapsamındaki haklardan yararlanır.
Suç Tarihi01/08/2023 ve sonrasıYeni (sertleştirilmiş) infaz rejimine tabidir.
Dosya DurumuKesinleşmemiş/DerdestKarar kesinleştiğinde lehe düzenlemeden yararlanır.
İçtima DurumuBirden fazla suçun birleşmesiTek bir suç dahi 31/07/2023 sonrasına aitse kapsam dışıdır.

Burada hukuki güvenliği sarsabilecek en önemli risk, içtima edilen (birleştirilen) cezalar arasındaki tarih farkıdır. Hükümlünün infaz dosyasında yer alan onlarca cezadan sadece bir tanesinin suç tarihi 31 Temmuz 2023 sonrasına tekabül ediyorsa, bu küçük ceza tüm dosyanın infaz rejimini “yeni sistem”e dahil etmekte ve hükümlüyü +3 yıllık ek denetimli serbestlik hakkından mahrum bırakmaktadır. Bu durum, infaz hukukunun karmaşıklığını ve her dosyanın münferiden incelenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

İkinci 50 Binlik Mahkûm Grubu: Kimleri Kapsıyor?

Kamuoyunda “ikinci 50 binlik tahliye” olarak adlandırılan kitle, 2020 yılındaki 7242 sayılı Kanun değişikliğinden sonra suç işleyen veya o tarihte dosyası kesinleşmediği için hak kazanamayan, ancak suçu 31 Temmuz 2023 öncesine ait olan hükümlüleri ifade etmektedir. Bu grubun karakteristik özellikleri ve tahliye edilme koşulları şu üç ana sütun üzerine inşa edilmiştir:

  1. Süreç Mağdurları: Suç tarihi eski olmasına rağmen yargılama süreci uzayan ve bu nedenle önceki infaz düzenlemelerini kaçıran kişiler.
  2. Kapsam Genişletilmesi: Daha önce kapsam dışı bırakılan bazı adi suçların, 11. Yargı Paketi ile belirli şartlar altında denetimli serbestlik kapsamına dahil edilmesi.
  3. Hükümlü Statüsündekiler: Halihazırda cezaevinde olanlar, izinli olanlar veya dışarıda olup cezası kesinleştiği halde henüz teslim olmayan (yakalaması olan) kişiler.

Bu grubun tahliyesi bir seferlik bir “boşaltma” işlemi değil, şartları oluşan her hükümlünün dosya bazlı değerlendirilmesiyle gerçekleşen bir süreçtir. Tahliyeler, Kanun’un Resmî Gazete’de yayımlandığı 25 Aralık 2025 tarihinden itibaren Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından düzenlenen yeni müddetnamelerle (süre belgeleriyle) başlamıştır.

Erken Tahliye ve Denetimli Serbestlik Mekanizmalarının Teknik Analizi

  1. Yargı Paketi, hükümlünün özgürlüğüne kavuşma sürecini hızlandıran iki ana mekanizmayı revize etmiştir: Kapalı cezaevinden açık cezaevine geçiş (açığa ayrılma) ve denetimli serbestliğe ayrılma süreleri.

Kapalı Cezaevinden Açık Cezaevine Geçiş (Açığa Ayrılma)

7571 sayılı Kanun, hükümlülerin kapalı kurumda geçirmeleri gereken “sembolik” veya “asgari” süreleri yeniden tanımlamıştır. Bu düzenleme ile amaçlanan, hükümlünün açık cezaevinin sunduğu daha esnek koşullara ve ardından tahliyeye daha hızlı ulaşmasını sağlamaktır.

  • 10 Yılın Altındaki Hapis Cezaları: Hükümlü, kapalı ceza infaz kurumunda toplam cezasının ne kadar olduğuna bakılmaksızın en az 1 ay fiilen kalmış olmalıdır.
  • 10 Yıl ve Üzerindeki Hapis Cezaları: Hükümlü, kapalı ceza infaz kurumunda en az 3 ay fiilen kalmış olmalıdır.
  • Genel Şart: Bu asgari süreleri tamamlayan ve koşullu salıverilmesine (yatarına) 3 yıl veya daha az süre kalan iyi halli hükümlüler doğrudan açık cezaevine ayrılma hakkı kazanır.

Denetimli Serbestlikte “Artı 3 Yıl” İlavesi

Düzenlemenin en etkili kısmı, denetimli serbestlik süresine eklenen 3 yıllık ilave süredir. 5275 sayılı Kanun’un Geçici 10/6. maddesi uyarınca, 31 Temmuz 2023 öncesi suçlarda hükümlü, mevcut denetimli serbestlik hakkına ek olarak 3 yıl daha erken tahliye edilebilmektedir.

Normal şartlarda denetimli serbestlik süresi 1 yıl olarak uygulanırken, bu paketle birlikte kapsamdaki hükümlüler için bu süre 4 yıla (1+3) çıkarılmıştır. Eğer suç 30 Mart 2020 öncesine aitse ve istisna değilse, mevcut 3 yıllık denetim süresine 3 yıl daha eklenerek toplam 6 yıla (3+3) kadar ulaşabilen bir denetimli serbestlik imkânı doğmaktadır.

İnfaz Hesaplamasında Yeni Dönem: 1/10 ve 5 Gün Kuralı

  1. Yargı Paketi’nin belki de en az konuşulan ancak en kalıcı değişikliği, 2026 yılı itibarıyla tüm yeni suçlar için uygulanacak olan infaz matematiğidir. Kanun koyucu, kamuoyunda tepki çeken “gir-çık” (hiç cezaevinde yatmadan tahliye olma) sistemine son vermek amacıyla, denetimli serbestliğe ayrılmak için “asgari fiili yatış” zorunluluğu getirmiştir.

1/10 Oransal Yatış Şartı

Yeni sisteme göre (suç tarihi Haziran 2025 sonrası olanlar için), bir hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanabilmesi için koşullu salıverilme tarihine kadar olan sürenin en az onda birini (1/10) fiilen ceza infaz kurumunda geçirmesi şarttır.

5 Gün Mutlak Yatış Şartı

Eğer hesaplanan 1/10’luk süre 5 günden az çıkarsa (örneğin çok kısa süreli bir cezada 2 gün çıkarsa), hükümlü her hâlükârda en az 5 gün cezaevinde kalmak zorundadır. Bu düzenleme, ceza adaletinin ciddiyetini korumayı ve sembolik de olsa bir hapis cezasının çektirilmesini amaçlamaktadır.

Hesaplama Formülü ve Örnek Senaryo

İnfaz hesaplaması yapılırken şu algoritma takip edilmektedir:

  1. Koşullu Salıverilme Oranı Belirlenir:
  2. Yatar Süre Hesaplanır:
  3. Denetim Süresi Düşülür:
  4. Asgari Yatış Kontrolü:

11. Yargı Paketi Kapsamındaki ve Kapsam Dışındaki Suçlar

Devletin ceza politikası, bazı suç tiplerinde iyileştirme yaparken, bazılarını ise toplumsal düzenin korunması adına bu avantajlı rejimin tamamen dışında tutmuştur.

Kapsama Dâhil Edilen Suçlar (Lehe Düzenleme Alanlar)

  • Hırsızlık ve Nitelikli Hırsızlık (TCK 141, 142): 31/07/2023 öncesi işlenmişse, 6 yıl ve altı cezası olanlar doğrudan tahliye imkânına sahiptir.
  • Dolandırıcılık ve Güveni Kötüye Kullanma (TCK 157, 158): Örgüt kapsamında değilse yararlanır.
  • Kasten Yaralama (TCK 86, 87): İstisna tutulan maddeler (eşe, kadına karşı nitelikli haller hariç) dışındakiler kapsamdadır.
  • Uyuşturucu Ticareti (TCK 188): Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmemişse, 3/4 infaz oranına tabi olsa dahi +3 yıl ek denetimden faydalanır.

Kapsam Dışında Bırakılan (İstisna) Suçlar

Bu suçlardan hüküm giyenler için Geçici 10. madde hükümleri kesinlikle uygulanmaz ve herhangi bir ek denetim süresi verilmez.

  1. Terör Suçları: 3713 sayılı Kanun kapsamındaki tüm suçlar.
  2. Örgütlü Suçlar: Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen fiiller.
  3. Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar: Cinsel saldırı (TCK 102), çocukların cinsel istismarı (TCK 103), reşit olmayanla cinsel ilişki (TCK 104/2-3) ve cinsel taciz (TCK 105).
  4. Kasten Öldürme Suçları: TCK 81 ve 82. maddeler (Özellikle üstsoy, altsoy, eşe ve kadına karşı işlenen nitelikli haller).
  5. Deprem Suçları: 6 Şubat depremleriyle bağlantılı olarak yıkılan binalardan kaynaklı taksirli veya olası kastla öldürme suçları.

Deprem Suçları İstisnası: Hukuki ve Sosyal Gerekçeler

7571 sayılı Kanun’un yasama sürecinde en çok tartışılan ve toplumsal hassasiyetin en yüksek olduğu alan deprem suçlarıdır. Başlangıçta bu suçların da COVID-19 erken tahliye düzenlemesine dahil edilebileceği yönündeki endişeler, mağdur ailelerin eylemleri ve kamuoyu baskısı sonucunda yasa metninden çıkarılmıştır.

Buna göre; “deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçlarından” hüküm giyenler, 11. Yargı Paketi’nin sunduğu 3 yıllık ek denetimli serbestlik hakkından yararlanamayacaktır. Bu istisna, imar mevzuatına aykırı yapılaşma ve denetim ihmalleri nedeniyle ortaya çıkan toplumsal maliyetin bir karşılığı olarak infaz hukukuna dahil edilmiştir.

İnfazın Yakılması ve Tahliyeye Engel Durumlar: İyi Hal Kriteri

Tahliye süreci sadece matematiksel bir hesaplama değildir; aynı zamanda hükümlünün cezaevindeki davranışlarının (iyi halinin) idare tarafından onaylanması sürecidir.1 Bir hükümlü, 11. Yargı Paketi kapsamında tahliye listesinde yer alsa dahi, aşağıdaki durumlarda tahliye edilemez:

  • Disiplin Cezaları: Hücreye koyma, ziyaret yasağı gibi kesinleşmiş ve henüz kaldırılmamış bir disiplin cezası bulunanlar açığa ayrılamaz ve denetimli serbestlikten yararlanamazlar.
  • Firar Durumu: Kapalı veya açık kurumdan firar eden ve yakalandıktan sonra disiplin süreci tamamlanmayan kişiler.
  • Koşullu Salıverilmenin Geri Alınması: Daha önce denetim ihlali yaparak infazı yanan ve “bihakkın” (tam süreli) yatışına karar verilen hükümlüler bu yeni haklardan doğrudan yararlanamazlar.
  • İkinci Kez Mükerrirler: Suçta ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan kişiler, infaz kanunu uyarınca doğrudan denetimli serbestlik hakkına sahip olmadıkları için bu paketten de faydalanamazlar.

TCK ve Diğer Kanunlarda Yapılan Nitelikli Değişiklikler

  1. Yargı Paketi, infaz rejimindeki esnemenin aksine, bazı suç tiplerinde cezaları artırarak caydırıcılığı güçlendirmeyi hedeflemiştir.

Silahlı Eylemler ve Meskûn Mahal Düzenlemesi

Meskûn mahalde silahla ateş etme suçunun (TCK 170) alt ve üst sınırları yükseltilmiştir. Özellikle düğün, nişan veya asker uğurlaması gibi toplu organizasyonlarda ateş açılması, artık “nitelikli hal” kabul edilerek ceza yarı oranında artırılacaktır. Ayrıca kurusıkı silahların bu tür eylemlerde kullanılması da hapis cezası kapsamına alınmıştır.

Trafik ve Yol Kesme Suçları

Kara ulaşım araçlarının hareketini engelleyen, yol kesen veya trafiği durduran şahıslara yönelik 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu düzenleme, toplumsal huzuru bozan “maganda” eylemlerine karşı sert bir yaptırım niteliği taşımaktadır.

Bilişim ve Finansal Güvenlik

Bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen dolandırıcılık suçlarında, suçtan elde edilen menfaatlerin bulunduğu banka hesaplarının 48 saat süreyle dondurulması yetkisi getirilmiştir. Ayrıca, çocukların suç örgütleri tarafından araç olarak kullanılması durumunda verilecek cezaların bir kat artırılması, çocuk koruma politikasının bir parçası olarak yasaya girmiştir.

Profesyonel Müdahale ve Hukuki Danışmanlığın Önemi

7571 sayılı Kanun ve beraberinde getirdiği 11. Yargı Paketi düzenlemeleri, infaz hukukunu oldukça teknik ve hata kabul etmez bir yapıya büründürmüştür. Bir hükümlünün tahliye olup olmayacağı; suçun işlendiği tarihten disiplin cezasının kaldırıldığı güne, içtima edilen dosyaların birbirine olan etkisinden asgari yatış sürelerinin (1/10 ve 5 gün) hesaplanmasına kadar çok sayıda değişkene bağlıdır.

Savcılıkların iş yükü nedeniyle yapılabilecek hatalı müddetname hesaplamaları, bir mahkûmun özgürlüğüne aylar hatta yıllar geç kavuşmasına veya tam tersi durumda haksız tahliye sonrası infazın yanmasına yol açabilir. Bu karmaşık “infaz matematiği” içinde kaybolmamak ve yasal hakları en etkili şekilde savunmak adına uzman bir hukukçu desteği almak hayati önem taşımaktadır.

Yücebağ Hukuk Bürosu, infaz hukuku ve ceza yargılaması alanındaki derin tecrübesiyle, 11. Yargı Paketi sürecinde hükümlü ve mahkûm yakınlarına profesyonel danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Dosyanızdaki teknik detayların analiz edilmesi, tahliye tarihlerinin milimetrik olarak hesaplanması ve olası hak kayıplarının önüne geçilmesi için büromuzun uzman kadrosuyla iletişime geçebilirsiniz. Akıllardaki şüpheleri gidermek, infaz sürecini hukuki bir güven içinde tamamlamak ve özgürlüğe giden yolda herhangi bir engelle karşılaşmamak adına profesyonel rehberlik, bu yeni dönemde her zamankinden daha kritiktir.

SEO Odaklı Temel Bilgiler Tablosu

Sıkça Sorulan Sorular11. Yargı Paketi Yanıtı
Tahliyeler ne zaman başladı?25 Aralık 2025 (Resmi Gazete yayımıyla birlikte).
Kimler 3 yıl ek denetimden yararlanır?Suçu 31/07/2023 öncesi olan adli mahkûmlar.
Cinsel suçlar ve terör suçları kapsamda mı?Hayır, bu suçlar kesinlikle kapsam dışıdır.
Uyuşturucu satıcıları tahliye olur mu?Örgüt kapsamında değilse +3 yıl denetimden yararlanabilir.
Kurusıkı silahla ateş etmenin cezası nedir?Yeni düzenleme ile 6 aydan 3 yıla kadar hapis.
Deprem suçluları af kapsamında mı?Hayır, deprem bağlantılı suçlar istisna tutulmuştur.
6 yıl ceza alan biri ne kadar yatar?31/07/2023 öncesi suçlarda yaklaşık 4-5 ay (şartlar sağlanırsa).

7571 sayılı Kanun ile şekillenen bu yeni infaz rejimi, hem bir fırsat hem de dikkatle yönetilmesi gereken hukuki bir süreçtir. Doğru bilgi ve uzman desteğiyle, adalet mekanizmasının sunduğu bu imkânlardan hak kaybına uğramadan yararlanmak mümkündür.

Av. İbrahim Said İĞSEN

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sitemizden ayrıldığınızı görüyoruz.
Eğer sizi aydınlatacak yeterli bilgiye erişim sağlayamadıysanız, danışmanlık hizmeti için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyiniz.

WhatsApp İle İletişime Geçin
UDF
UYAP UDF Dönüştürücü
Ücretsiz Online Araç
UDF dosyalarınızı indirmeden doğrudan tarayıcınızda PDF veya Word'e dönüştürün. Tüm işlemler cihazınızda — güvenli ve hızlı!
Hemen Deneyin →