Dünyada Boşanma Hukuku: 5 Farklı Model Uygulaması

Yücebağ Hukuk Bürosu — Ağustos 2026

Hukuki Bilgilendirme

Somut olaya göre uzman bir görüş almadan hareket etmemenizi tavsiye ederiz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır; genel nitelikli bilgiler sizin olayınıza doğrudan uygulanamaz.

Uzman Görüşü Alın

Boşanma, her hukuk düzeninin kendi tarihine, inanç yapısına ve toplum modeline göre şekillendirdiği bir kurumdur ve ülkeler arasındaki farklar sanılandan çok daha derindir. Dünyada boşanmanın hâlen mümkün olmadığı bir ülke vardır; bir başka ülkede eşler mahkemeye hiç gitmeden, belediyeye tek bir form vererek boşanabilmektedir; bir diğerinde boşanma dini mahkemelerin tekelindedir ve kocanın vermediği bir belge olmadan evlilik sona erdirilememektedir.

Bu yazıda, boşanma hukuku Türk hukukundan en uzak veya en dikkat çekici beş ülke — Filipinler, Japonya, İrlanda, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri — incelenmekte, her ülkenin sistemi Türk hukukuyla karşılaştırılmakta ve giderek daha sık karşılaştığımız bir sorunun cevabı verilmektedir: yurt dışında evlenmek veya boşanmak, Türk hukuku bakımından hangi sonuçları doğurur?

Karşılaştırmanın Ölçütü: Türk Hukukunda Boşanma

Farkları görebilmek için önce kendi sistemimizi kısaca hatırlamak gerekir. Türk hukukunda boşanma, 1926’dan bu yana laik bir kurumdur ve yalnızca hâkim kararıyla gerçekleşir. Türk Medenî Kanunu boşanmayı belirli sebeplere bağlamıştır; uygulamada en sık kullanılan sebep, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır (TMK m. 166). En az bir yıl sürmüş evliliklerde eşler, birlikte başvurarak ve hâkimin onaylayacağı bir protokolle anlaşmalı boşanabilirler; ancak anlaşmalı boşanmada dahi hâkim tarafları bizzat dinlemek ve iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmek zorundadır. Boşanmanın malî sonuçları kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimine, çocuklara ilişkin sonuçları ise çocuğun üstün yararı ilkesine göre belirlenir; 2024 sonrası Yargıtay uygulamasında ortak velayet mümkün olmakla birlikte istisnai niteliktedir.

Bu çerçeve — laik, mahkeme merkezli, sebebe dayalı ve hâkim denetimli model — aşağıdaki beş örnekle karşılaştırıldığında dünya ölçeğinde ne kadar farklı tercihlerin mümkün olduğu görülecektir.

1. Filipinler: Boşanmanın Mümkün Olmadığı Ülke

Filipinler, Vatikan dışında boşanmanın hukuken mümkün olmadığı dünyadaki tek egemen devlettir. Filipin Aile Kanunu’nda genel nüfus bakımından mutlak boşanma kurumu bulunmamaktadır; evliliği sona erdirmenin yolları, evliliğin baştan itibaren geçersiz sayılması (butlan) ve iptal ile sınırlıdır. Uygulamada en sık başvurulan yol, eşlerden birinin evliliğin gereklerini yerine getirme konusunda “psikolojik yetersizliği”ne dayanan iptal davasıdır; bu davalar yıllar sürebilmekte ve önemli maliyet doğurmaktadır. Ayrılık (legal separation) kurumu ise eşlere ayrı yaşama imkânı vermekte, fakat evlilik bağını çözmediği için yeniden evlenmeye izin vermemektedir.

Sistemin iki önemli istisnası vardır. Birincisi, Müslüman vatandaşlara uygulanan özel kanun boşanmaya izin vermektedir. İkincisi ve uluslararası boyut bakımından daha önemlisi, Aile Kanunu’nun 26. maddesidir: bir Filipinli ile bir yabancının evliliğinde, yabancı eşin kendi hukukuna göre elde ettiği geçerli bir boşanma, Filipinli eşe de yeniden evlenme ehliyeti kazandırmaktadır. Buna karşılık iki Filipinlinin yurt dışında boşanması Filipinler’de tanınmamaktadır; kendi vatandaşları bakımından boşanma yasağı, yurt dışına çıkmakla aşılamamaktadır.

Boşanmayı yasallaştırma girişimleri on yıllardır sürmektedir. Temsilciler Meclisi 2024’te bir boşanma yasası kabul etmiş, ancak Senato’da görüşülemeyen tasarı yasama döneminin 2025 ortasında sona ermesiyle düşmüştür. Yeni dönemde tasarılar yeniden verilmiş olmakla birlikte, 2026 itibarıyla hiçbiri yasalaşmamıştır.

Türk hukukuyla fark: Türk hukuku boşanmayı 1926’dan bu yana kanuni bir hak olarak tanır; Filipinler’de ise bu hak genel nüfus bakımından hiç var olmamıştır. Türk vatandaşları bakımından pratik sonuç, aşağıda tanıma bölümünde ele alınacağı üzere, Filipinli bir eşle kurulan evliliğin sona erdirilmesinin iki hukuk düzeni arasında ciddi koordinasyon sorunları doğurabilmesidir.

2. Japonya: Mahkemesiz Boşanma ve 2026 Ortak Velayet Reformu

Japonya, boşanma usulü bakımından dünyanın en serbest sistemlerinden birine sahiptir. Boşanmaların yaklaşık yüzde doksanı, eşlerin birlikte imzaladığı tek sayfalık bir formun belediyeye verilmesiyle gerçekleşen anlaşmalı boşanma (kyōgi rikon) yoluyla olur. Bu usulde mahkeme, hâkim, duruşma ve kural olarak herhangi bir resmî denetim yoktur; boşanma, formun nüfus kütüğüne işlenmesiyle tamamlanır. Eşler anlaşamazsa önce aile mahkemesinde zorunlu arabuluculuk (chōtei) aşamasından geçilir; dava yolu ancak bu aşamanın sonuçsuz kalması hâlinde açıktır.

Usuldeki bu serbestliğin ağır bir karşılığı uzun süre velayet rejiminde yaşanmıştır: Japon Medenî Kanunu, boşanma sonrasında velayetin yalnızca tek ebeveyne verilmesine izin veriyor, ortak velayeti evlilik süresiyle sınırlı tutuyordu. Bu kural 1 Nisan 2026’da yürürlüğe giren Medenî Kanun değişikliğiyle sona ermiştir: eşler artık boşanırken ortak velayet üzerinde anlaşabilmekte, anlaşamamaları hâlinde kararı çocuğun üstün yararı ölçütüyle aile mahkemesi vermektedir. Aile içi şiddet ve istismar hâllerinde ortak velayet verilmesi kanunen yasaktır. Aynı reformla, ayrıca anlaşma bulunmasa dahi çocuk başına aylık asgari bir yasal nafaka talep hakkı getirilmiş ve daha önce boşanmış ebeveynlere ortak velayete geçiş için mahkemeye başvuru imkânı tanınmıştır.

Malvarlığı bakımından Japon hukuku, evlilik içinde edinilen malların kural olarak eşit paylaşımını öngörür ve bu talebin boşanmadan itibaren iki yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.

Türk hukukuyla fark: Türk hukukunda anlaşmalı boşanma dahi hâkim önünde, tarafların bizzat dinlenmesiyle gerçekleşir; Japonya’da boşanmaların büyük çoğunluğu hiçbir yargı merciine uğramadan tamamlanır. Velayette ise iki sistem ters yönde ilerlemiştir: Türk uygulaması ortak velayeti içtihat yoluyla ve ihtiyatla kabul ederken, Japonya yüz yıllık tek velayet kuralını 2026’da kanunla terk etmiştir.

3. İrlanda: Anayasayla Yasaklanan, Referandumla Serbestleşen Boşanma

İrlanda, boşanma hakkının anayasal düzeyde yasaklandığı ve iki halk oylamasıyla kademeli olarak serbestleştiği örnektir. 1937 Anayasası boşanmayı açıkça yasaklamış; bu yasak ancak 1995 referandumuyla ve yüzde 50,3 gibi son derece dar bir çoğunlukla kaldırılabilmiştir. Üstelik 1995 değişikliği boşanmayı serbest bırakmakla yetinmemiş, koşullarını da anayasa metnine yazmıştır: eşlerin son beş yılın en az dördünde ayrı yaşamış olması, boşanmanın anayasal ön şartıydı.

2019’da yapılan ikinci referandumla ayrı yaşama süresi anayasadan çıkarılmış ve kanuna bırakılmıştır; hâlen yürürlükteki düzenlemeye göre boşanma kararı verilebilmesi için eşlerin son üç yılın en az ikisinde ayrı yaşamış olması gerekmektedir. İrlanda modelinde boşanma kusura dayanmaz; ancak mahkeme, boşanmaya karar verebilmek için eşler ve çocuklar bakımından uygun malî düzenlemenin yapıldığına ikna olmak zorundadır ve bu kapsamda nafaka, mülkiyet ve emeklilik haklarına ilişkin geniş bir takdir yetkisi kullanır.

Türk hukukuyla fark: Türk hukukunda boşanma sebepleri ve koşulları kanun düzeyinde düzenlenir; İrlanda’da boşanmanın varlığı ve uzun süre koşulları bizzat anayasa normuydu ve değişiklik ancak halk oylamasıyla mümkün olabildi. Ayrıca Türk hukukunda ayrı yaşama, boşanmanın genel bir ön şartı değildir; İrlanda’da ise fiilî ayrılık süresi boşanmanın kurucu koşuludur. Evliliğin sona ermesini bir olaya değil, kanıtlanmış bir sürece bağlayan bu model, karşılaştırmalı hukukta “bekleme süresi” yaklaşımının en katı örneklerindendir.

4. İsrail: Dini Mahkemelerin Tekelindeki Boşanma

İsrail, gelişmiş bir hukuk sistemine sahip olmasına rağmen medenî nikâh ve medenî boşanma kurumlarını hiç ihdas etmemiş bir ülkedir. Evlenme ve boşanma, her dinî cemaatin kendi mahkemelerinin münhasır yetkisindedir: Yahudi vatandaşlar bakımından bu yetki hahamlık mahkemelerine (rabbinik mahkemeler) aittir ve bu mahkemeler dinî hukuku (halaha) uygular.

Sistemin en çok tartışılan kurumu “get” adı verilen boşanma belgesidir. Yahudi hukukunda boşanma, mahkeme kararıyla değil, kocanın karısına özgür iradesiyle vereceği ve kadının kabul edeceği bu belgeyle gerçekleşir. Mahkeme boşanmaya hükmedebilir; ancak belgeyi koca vermedikçe evlilik dinen ve dolayısıyla hukuken sona ermez. Bu yapı, kocası get vermeyi reddettiği için yeniden evlenemeyen kadınlar (“aguna” olarak anılan bağlı kadınlar) sorununu doğurmuştur. İsrail hukuku, get vermeyi reddeden eşlere karşı hapse kadar varan yaptırımlar öngörmekte, hahamlık mahkemeleri bu yaptırımları uygulayabilmektedir; ancak sorunun tamamen çözüldüğünü söylemek mümkün değildir.

Medenî nikâhın yokluğu, dikkat çekici bir uluslararası uygulama doğurmuştur: farklı dinlerden çiftler, dinî hukuka tabi olmak istemeyenler veya hiçbir cemaate mensup olmayanlar, yurt dışında — yaygın olarak Güney Kıbrıs’ta — medenî nikâhla evlenmekte ve İsrail bu evlilikleri nüfus kaydı bakımından tanımaktadır. Yurt dışında evlenme, İsrail’de iç hukukun boşluğunu dolduran fiilî bir kurum hâline gelmiştir.

Türk hukukuyla fark: Türkiye 1926’da tam ters yönde bir tercih yapmış, evlenme ve boşanmayı bütünüyle laik hukuka ve devlet yargısına bağlamıştır; dinî nikâh Türk hukukunda hukuki sonuç doğurmaz. İsrail örneği, aynı yüzyılda iki ülkenin aile hukukunda birbirine taban tabana zıt iki model kurabildiğini göstermektedir. Türk vatandaşları bakımından pratik önemi ise şudur: İsrail vatandaşı bir eşle kurulacak veya sona erdirilecek evliliklerde, dinî mahkeme yetkisi ve get kurumu, Türk hukukunda karşılığı bulunmayan aşamalar olarak sürece dâhil olabilmektedir.

5. Amerika Birleşik Devletleri: Elli Eyalet, Elli Boşanma Hukuku

ABD’de aile hukuku federal değil eyalet yetkisindedir; bu nedenle tek bir Amerikan boşanma hukukundan söz edilemez. Eyaletler arasındaki farklar, boşanma sebeplerinden mal paylaşımına kadar her alandadır ve hangi eyalette boşanıldığı, sonucu doğrudan etkiler.

Boşanma sebepleri bakımından bütün eyaletler bugün kusursuz boşanmayı (no-fault divorce) tanımaktadır; bu modelde evliliğin onarılamaz biçimde bozulduğunun beyanı yeterlidir ve kusur ispatı aranmaz. İlk kusursuz boşanma yasasını 1969’da Kaliforniya kabul etmiş, model yarım yüzyılda bütün ülkeye yayılmıştır. Buna karşılık üç eyalet — Louisiana, Arizona ve Arkansas — tam ters yönde bir kurum da sunmaktadır: “covenant marriage” (ahitli evlilik) adı verilen bu seçimlik rejimde çiftler, evlenirken evlilik öncesi danışmanlık almayı ve boşanmayı yalnızca ağır sebeplerle (zina, şiddet, uzun ayrılık gibi) talep edebilmeyi kabul ederler. Yani eşler, kendi boşanmalarını bilinçli olarak zorlaştıran bir hukuki rejimi sözleşmeyle seçebilmektedir; Türk hukukunda böyle bir seçim imkânı yoktur.

Mal paylaşımında iki büyük sistem yarışır. Aralarında Kaliforniya ve Teksas’ın bulunduğu dokuz eyalet “community property” (mal ortaklığı) esasını uygular: evlilik içinde edinilen mallar kural olarak yarı yarıya bölünür. Diğer eyaletler ise hakkaniyete göre paylaştırma (equitable distribution) esasını benimser: hâkim, evliliğin süresi, tarafların katkısı ve ihtiyaçları gibi ölçütlerle malları eşit olması gerekmeyen oranlarda paylaştırır. Evlilik sözleşmeleri (prenuptial agreement) her iki sistemde de yaygındır ve mahkemelerce geniş ölçüde tanınır. Ayrıca her eyalet, boşanma davası açılabilmesi için belirli süreli ikamet şartı arar; bu şart, eşlerin kendilerine en elverişli hukuku seçmek için eyalet değiştirmesini sınırlamaya yöneliktir.

Türk hukukuyla fark: Türk hukuku tek ve ülke çapında yeknesak bir boşanma rejimi uygular; ABD’de ise evliliğin nerede sona erdirildiği, uygulanacak kuralları baştan değiştirir. Türk hukukundaki edinilmiş mallara katılma rejimi, Amerikan mal ortaklığı eyaletlerine yaklaşır; ancak hakkaniyet esaslı eyaletlerdeki geniş hâkim takdiri Türk sistemine yabancıdır. ABD’de yaşayan veya Amerikan vatandaşıyla evlenen Türk vatandaşları bakımından eyalet seçiminin malî sonuçları bu nedenle küçümsenmemelidir.

Beş Ülkeden Çıkan Ortak Sonuçlar

Bu beş örnek yan yana konduğunda üç gözlem öne çıkmaktadır.

Birincisi, boşanma hukukundaki farklar usul ayrıntısı değil, model farkıdır. Aynı kurum bir ülkede anayasal yasak, diğerinde belediye işlemi, üçüncüsünde dinî mahkeme tekeli olarak düzenlenebilmektedir. Bu nedenle “yurt dışında boşanmak” tek bir işlem değil, hangi ülkede gerçekleştiğine göre bütünüyle farklı hukuki anlamlar taşıyan bir kavramdır.

İkincisi, dünya genelindeki eğilim kusur aranmayan ve süreç odaklı modellere doğrudur: ABD’nin kusursuz boşanması, İrlanda’nın ayrılık süresi modeli ve Japonya’nın anlaşma esaslı usulü bu eğilimin farklı görünümleridir. Türk hukukunun sebebe dayalı ve kusur incelemesine yer veren sistemi, bu eğilim karşısında görece muhafazakâr bir konumda kalmaktadır ve öğretide kusursuz boşanma tartışması Türkiye’de de zaman zaman gündeme gelmektedir.

Üçüncüsü, boşanmayı zorlaştıran her sistem, kendi kaçış yollarını üretmektedir: Filipinler’de psikolojik yetersizlik davaları, İsrail’de Kıbrıs evlilikleri, İrlanda’da 1995 öncesinde yabancı boşanma kararlarına başvurulması bunun örnekleridir. Hukuk düzenlerinin katılığı, uluslararası unsurlu çözümlere olan talebi artırmakta; bu da konuyu milletlerarası özel hukukun alanına taşımaktadır.

Yurt Dışında Evlenmek ve Boşanmak: Türk Hukukundaki Sonuçları

Yazının başındaki soruya bu çerçevede dönebiliriz. Türk vatandaşlarının yabancı unsurlu evlenme ve boşanmaları, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) ile düzenlenir ve üç temel kural bilinmelidir.

Yurt dışında evlenme kural olarak Türkiye’de geçerlidir. Evlenmenin şekli, yapıldığı ülke hukukuna tabidir; yabancı bir ülkede o ülkenin usulüne uygun kıyılan nikâh, Türk hukukunda da şeklen geçerli bir evliliktir. Buna karşılık evlenme ehliyeti ve engelleri her eş bakımından kendi millî hukukuna göre belirlenir; Türk vatandaşı, yurt dışında evlense dahi Türk hukukundaki evlenme engellerine tabidir. Yurt dışında evlenen Türk vatandaşlarının evliliği, dış temsilciliklere veya nüfus müdürlüğüne bildirerek aile kütüğüne tescil ettirmesi gerekir.

Yabancı boşanma kararı Türkiye’de kendiliğinden hüküm doğurmaz. Bir Türk vatandaşı yurt dışında boşandığında, bu boşanma yabancı ülkede geçerli olsa bile, Türk nüfus kaydında evlilik devam eder. Yabancı kararın Türkiye’de sonuç doğurabilmesi için kural olarak Türk mahkemesinde tanıma davası açılması; nafaka, tazminat gibi icra edilecek hükümler bakımından ise tenfiz kararı alınması gerekir. Tanınmayan bir yabancı boşanma, Türkiye’de yeniden evlenmeye engel olduğu gibi, miras ve mal rejimi bakımından da beklenmedik sonuçlar doğurabilir: Türk hukuku nezdinde taraflar hâlen evli sayılır.

2017’den bu yana idari tescil imkânı vardır. Nüfus Hizmetleri Kanunu’na eklenen 27/A maddesi ile, yabancı mahkeme veya yetkili makam kararıyla boşanan taraflara, belirli koşullarla dava açmadan, birlikte başvuru üzerine boşanmanın doğrudan nüfus kütüğüne tescili imkânı tanınmıştır. Bu yol, her iki tarafın başvuruya katılmasını gerektirir; taraflardan birinin katılmaması hâlinde klasik tanıma davası yolu geçerliliğini korur. Ayrıca idari tescil boşanmanın kendisine ilişkindir; velayet, nafaka ve tazminat gibi fer’î hükümlerin Türkiye’de icrası yine tenfiz kararını gerektirir.

Bu kuralların yukarıdaki beş ülkeyle kesişimi, uygulamada karşılaştığımız sorunların kaynağıdır: Filipinli eşle kurulan evlilikte Filipin hukukunun boşanma tanımaması; Japonya’daki belediye boşanmasının mahkeme kararı niteliği taşımaması nedeniyle Türkiye’deki tanıma sürecinde belge ve nitelendirme sorunları doğurabilmesi; İsrail’de dinî mahkeme kararlarının Türk kamu düzeni süzgecinden geçirilmesi; ABD’de eyalet hukuklarının mal rejimi sonuçlarının Türkiye’deki mal rejimi tasfiyesiyle çakışması bunların başlıcalarıdır. Yabancı unsurlu her evlilik ve boşanma, iki hukuk düzeninin birlikte okunmasını gerektirir; tek düzene göre doğru atılan bir adım, diğerinde sonuçsuz kalabilir.

Sonuç

Boşanma hukuku, karşılaştırmalı hukukun en çarpıcı alanlarından biridir: aynı insanî durum, Filipinler’de çözülemez bir bağ, Japonya’da bir form, İrlanda’da anayasal bir süreç, İsrail’de dinî bir belge, ABD’de ise eyaletten eyalete değişen bir sözleşmeler ve takdir alanı olarak düzenlenmiştir. Türk hukuku bu tabloda, laik, yeknesak ve yargı denetimli modeliyle kendine özgü bir yerde durmaktadır.

Uygulama bakımından asıl önemli olan ise şudur: küreselleşen evlilikler, boşanmayı da uluslararası bir işlem hâline getirmiştir ve yurt dışındaki bir evlenme veya boşanma, Türkiye’de kendiliğinden sonuç doğurmaz. Yabancı unsurlu bir evliliği kurarken veya sona erdirirken, işlemin her iki hukuk düzenindeki karşılığının önceden planlanması; yurt dışında boşanmış olanların ise tanıma, tenfiz veya idari tescil yollarından durumlarına uygun olanı vakit kaybetmeden işletmesi gerekir. Yücebağ Hukuk Bürosu, yabancı boşanma kararlarının tanınması ve tenfizi ile yabancı unsurlu aile hukuku uyuşmazlıklarında değerlendirme ve danışmanlık hizmeti sunmaktadır.


Sık Sorulan Sorular

Yurt dışında boşandım, Türkiye’de de boşanmış sayılır mıyım? Hayır, kendiliğinden sayılmazsınız. Yabancı boşanma kararının Türkiye’de hüküm doğurması için tanıma davası açılması veya koşulları varsa her iki tarafın birlikte başvurusuyla Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A kapsamında idari tescil yapılması gerekir. Bu yapılmadıkça Türk nüfus kaydında evli görünmeye devam edersiniz.

Yurt dışında kıyılan nikâh Türkiye’de geçerli mi? Evlenme, yapıldığı ülkenin usulüne uygunsa şeklen geçerlidir; ancak Türk vatandaşı eş, Türk hukukundaki evlenme ehliyeti kurallarına ve engellerine tabidir. Evliliğin Türkiye’deki aile kütüğüne tescil ettirilmesi gerekir.

Tanıma ve tenfiz arasındaki fark nedir? Tanıma, yabancı kararın Türkiye’de kesin hüküm gücü kazanmasıdır ve boşanmanın nüfusa işlenmesi için yeterlidir. Tenfiz ise kararın icra edilebilir hâle gelmesidir; yabancı kararda yer alan nafaka, tazminat gibi hükümlerin Türkiye’de zorla yerine getirilebilmesi için tenfiz kararı gerekir.

Hangi ülkede boşanma yasak? 2026 itibarıyla Vatikan dışında boşanmanın hukuken mümkün olmadığı tek ülke Filipinler’dir. Filipinler’de evlilik ancak butlan veya iptal yoluyla sona erdirilebilmektedir; boşanmayı yasallaştıracak tasarılar meclis gündeminde olmakla birlikte henüz yasalaşmamıştır.

Japonya’da mahkemesiz boşanma nasıl oluyor? Japon hukukunda eşler, birlikte imzaladıkları boşanma formunu belediyeye vererek mahkemeye gitmeden boşanabilir; boşanmaların büyük çoğunluğu bu yolla gerçekleşir. 1 Nisan 2026’da yürürlüğe giren reformla, boşanma sonrası ortak velayet de Japon hukukunda ilk kez mümkün hâle gelmiştir.

Yabancıyla evlenirsem boşanmada hangi ülkenin hukuku uygulanır? MÖHUK’a göre boşanma, eşlerin müşterek millî hukukuna; müşterek millî hukuk yoksa müşterek mutad mesken hukukuna; o da yoksa Türk hukukuna tabidir. Davanın hangi ülkede açıldığı da uygulanacak kuralları ve sürecin işleyişini önemli ölçüde etkiler; bu nedenle yabancı unsurlu boşanmalarda strateji, dava açılmadan önce belirlenmelidir.


Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; yabancı hukuk sistemlerine ilişkin bilgiler yazım tarihindeki mevzuat esas alınarak derlenmiştir ve değişebilir. Somut uyuşmazlıklara ilişkin hukuki görüş için büromuzla iletişime geçebilirsiniz. Son güncelleme: Ağustos 2026.

Boşanma ve aile hukukuna ilişkin bütün rehberlerimize Boşanma ve Aile Hukuku sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

×

Sitemizden ayrıldığınızı görüyoruz.
Eğer sizi aydınlatacak yeterli bilgiye erişim sağlayamadıysanız, danışmanlık hizmeti için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyiniz.

WhatsApp İle İletişime Geçin