Bize ulaşın
Son güncelleme: Ağustos 2026 · Bu yazı, icra ve borçlar hukuku serimizin ana rehberidir. Faiz oranları değişkendir; tablodaki oranlar yazının güncelleme tarihine göredir.
Hukuki Bilgilendirme
Somut olaya göre uzman bir görüş almadan hareket etmemenizi tavsiye ederiz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır; genel nitelikli bilgiler sizin olayınıza doğrudan uygulanamaz.
Uzman Görüşü AlınTürkiye’de milyonlarca kişi hakkında icra takibi yürütülmektedir. Buna rağmen borçluların büyük bölümü; kendilerine tanınan hakları, itiraz sürelerini ve nelerin haczedilemeyeceğini bilmediği için, hukukun aslında koruduğu durumlarda dahi hak kaybına uğramaktadır. Öncelikle belirtelim: Borçlu olmak suç değildir. Anayasa’nın 38. maddesi açıktır: “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.” Borçluluk, hukukun ayrıntılı biçimde düzenlediği, borçluya da önemli haklar tanıyan bir hukuki statüdür.
Bu rehberde; icra takibinin nasıl işlediğini, hangi aşamada hangi sürede ne yapılması gerektiğini, borçlunun haklarını, borca işleyen faiz türlerini ve güncel oranları, ayrıca çek-senet, banka, kamu (vergi-SGK) ve nafaka borçlularına özgü kuralları, kanun maddeleri ve Yargıtay kararları eşliğinde, herkesin anlayabileceği bir dille açıklıyoruz.
Borçlu Ne Zaman “Temerrüde” Düşer?
Hukuken sorunlar, borcun doğduğu anda değil, borçlunun temerrüde düştüğü anda başlar. Temerrüt, muaccel (vadesi gelmiş) bir borcun ödenmemesi ve kural olarak alacaklının ihtarı ile gerçekleşir (TBK m. 117). Borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmişse, ihtara gerek kalmadan o günün geçmesiyle temerrüt oluşur. Temerrüdün iki önemli sonucu vardır: Borca temerrüt faizi işlemeye başlar (TBK m. 120) ve alacaklı, alacağını devlet eliyle tahsil etmek üzere icra takibi başlatabilir.
İcra Takibi Adım Adım: Süreç Nasıl İşler?
Uygulamada en yaygın takip türü, elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklının başvurduğu genel haciz yolu ile ilamsız takiptir (İİK m. 42 vd.). Süreç şu aşamalardan geçer:
1. Takip talebi ve ödeme emri: Alacaklı icra dairesine başvurur; icra dairesi borçluya bir ödeme emri gönderir (İİK m. 60). Ödeme emrinde borç miktarı, faizi ve itiraz süresi yazar. Bu belge tebliğ edildiği anda süreler işlemeye başlar; bu nedenle tebligatları almamak veya görmezden gelmek, borçlunun yapabileceği en zararlı davranıştır.
2. Yedi günlük itiraz süresi: Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak itiraz edebilir (İİK m. 62). İtiraz için gerekçe göstermek zorunlu değildir; “borca itiraz ediyorum” demek yeterlidir. Süresinde yapılan itirazla takip kendiliğinden durur (İİK m. 66); alacaklı, itiraz ortadan kaldırılmadan haciz isteyemez. Önemli bir ayrıntı: Borcun yalnızca bir kısmına itiraz ediliyorsa, itiraz edilen kısmın açıkça belirtilmesi gerekir; aksi hâlde itiraz hiç yapılmamış sayılır (İİK m. 62/4). İmza itirazında da senetteki imzanın ayrıca ve açıkça inkâr edilmesi zorunludur.
3. İtirazın aşılması: İtiraz üzerine top alacaklıya geçer. Alacaklı ya genel mahkemede itirazın iptali davası açar (İİK m. 67; itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde) ya da elinde İİK m. 68’de sayılan nitelikte bir belge varsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ister. Burada her iki taraf için de yüzde yirmilik bir risk vardır: İtirazın iptali davasında itirazında haksız çıkan borçlu, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına; takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılan alacaklı ise aynı oranda tazminata mahkûm edilebilir (İİK m. 67/2). Yani itiraz hakkı, salt zaman kazanmak için kullanılacak bir araç değildir; dayanaksız itiraz borcu %20 büyütebilir.
4. Haciz: Takip kesinleşirse alacaklı haciz isteyebilir; borçlu, ödeme emrindeki süre içinde borcu ödemez ve itiraz da etmezse mal beyanında bulunmakla yükümlüdür (İİK m. 74). Haciz, borca yetecek miktarla sınırlı yapılmak zorundadır; borcu fazlasıyla karşılayan değerde mal varken daha fazlasının haczi (aşkın haciz) hukuka aykırıdır ve şikâyet yoluyla kaldırılabilir (İİK m. 85).
5. Satış: Hacizli mallar, süresi içinde talep edilirse açık artırma ile satılır ve bedel alacaklıya ödenir. 2021 tarihli 7343 sayılı Kanun’la getirilen önemli bir yenilik burada anılmalıdır: Borçlu, hacizli malının kıymet takdirinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde başvurarak malını rızaen satma yetkisi isteyebilir (İİK m. 111/a). Bu imkân, malın açık artırmada değerinin altında satılmasının önüne geçebilen, borçlular tarafından az bilinen bir haktır.
Borçlunun Savunma Yolları: İtiraz, Şikâyet ve Menfi Tespit
Borçlunun elindeki hukuki araçlar yedi günlük itirazdan ibaret değildir:
- Gecikmiş itiraz (İİK m. 65): Borçlu, kusuru olmaksızın (ağır hastalık, deprem gibi bir engel nedeniyle) süresinde itiraz edememişse, engelin kalkmasından itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine gecikmiş itirazda bulunabilir.
- Şikâyet (İİK m. 16): İcra dairesinin kanuna aykırı işlemlerine karşı, öğrenmeden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine başvurulur. Bir hakkın yerine getirilmemesi veya kamu düzenine aykırılık hâllerinde şikâyet süreye bağlı değildir. Usulsüz tebligat, haczedilemez malın haczi gibi hâller tipik şikâyet konularıdır.
- Usulsüz tebligat itirazı (Tebligat K. m. 32): Ödeme emri usulüne aykırı tebliğ edilmişse (örneğin başka adrese, ilgisiz kişiye), borçlu öğrenme tarihinin esas alınmasını isteyebilir; süreler gerçek öğrenme tarihinden işlemeye başlar. Uygulamada pek çok takip, borçlunun haberi dahi olmadan usulsüz tebligatla kesinleştirilmektedir; bu durumdaki borçlunun ilk yapması gereken, tebligatın usulüne uygunluğunu denetletmektir.
- Menfi tespit davası (İİK m. 72): Borçlu, gerçekte borçlu olmadığını her zaman genel mahkemede açacağı menfi tespit davasıyla ileri sürebilir. Takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın %15’inden az olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir. Borç ödendikten sonra ise bir yıl içinde istirdat (geri alma) davası açılabilir (İİK m. 72/7).
| İşlem | Süre | Başvuru Yeri | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İlamsız takipte itiraz | 7 gün | İcra dairesi | İİK m. 62 |
| Kambiyo (çek-senet) takibinde borca itiraz | 5 gün | İcra mahkemesi | İİK m. 168-169 |
| Kambiyo takibinde imzaya itiraz | 5 gün | İcra mahkemesi | İİK m. 170 |
| Kira borcunda ödeme süresi (tahliye tehdidi) | 30 gün | — | İİK m. 269 |
| Kamu borcunda ödeme emrine dava | 15 gün | Vergi/idare mahkemesi | 6183 s.K. m. 58 |
| İcra işlemine şikâyet | 7 gün (kamu düzeninde süresiz) | İcra mahkemesi | İİK m. 16 |
| Gecikmiş itiraz | Engelin kalkmasından itibaren 3 gün | İcra mahkemesi | İİK m. 65 |
| İstirdat davası | Ödemeden itibaren 1 yıl | Genel mahkeme | İİK m. 72/7 |
Görüldüğü üzere süreler gün mertebesindedir ve çoğu hak düşürücü niteliktedir. Sürelerin hukuk sistemimizdeki yeri için hakların zamanaşımı rehberimize bakabilirsiniz.
Borçlunun Hakları: Neler Haczedilemez?
Kanun koyucu, borçlunun ve ailesinin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmesi için belirli mal ve alacakları haciz yasağı kapsamına almıştır (İİK m. 82-83). Uygulamada en çok merak edilenler şunlardır:
- Ekonomik faaliyetine devam için gerekli eşya: Borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli araç ve gereçler haczedilemez (İİK m. 82/1-2, 4).
- Lüzumlu ev eşyası: Aynı amaçla kullanılan birden fazlası bulunmadıkça, borçlu ve ailesi için lüzumlu ev eşyası haczedilemez (İİK m. 82/1-3). 2012 değişikliğinden bu yana buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon gibi mutat ev eşyalarının haczi uygulamada kural olarak mümkün değildir; “eve hacze gelip her şeyi alırlar” korkusu, bugünkü mevzuat karşısında büyük ölçüde yersizdir.
- Haline münasip konut: Borçlunun, sosyal durumuna ve ailesinin ihtiyacına uygun evi haczedilemez (İİK m. 82/1-12). Ev bu ölçünün üzerindeyse satılır; ancak bedelinden haline münasip bir ev alabilecek tutar borçluya bırakılır.
- Maaş ve ücretler: Çalışanın maaşının ancak dörtte biri haczedilebilir (İİK m. 83); nafaka alacakları bu sınırlamanın istisnasıdır. Birden fazla haciz varsa sıraya konur.
- Emekli aylığı: SGK tarafından bağlanan gelir ve aylıklar; SGK’nın kendi prim alacakları ile nafaka borçları dışında haczedilemez (5510 s.K. m. 93). Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre emekli aylığının haczi ancak borçlunun geçerli muvafakatiyle mümkündür ve bu muvafakatin takip kesinleştikten sonra verilmiş olması gerekir; buna aykırı hacizler şikâyet yoluyla kaldırılır (Yargıtay 12. HD, 18.04.2017, E. 2017/2536, K. 2017/9635).
Haczedilmezlik, kendiliğinden işlemez: Haczedilemez bir malınız haczedilmişse, bunu şikâyet yoluyla icra mahkemesi önüne taşımanız gerekir. Kural olarak 7 günlük şikâyet süresine tabi olmakla birlikte, Yargıtay bazı haczedilmezlik hâllerini kamu düzeninden sayarak süresiz şikâyete konu edilebileceğini kabul etmektedir.
Borca Hangi Faiz İşler? Türler ve Güncel Oranlar
Borçluların en sık yanıldığı konulardan biri faizdir; zira tek bir “faiz” yoktur. Borcun türüne ve tarafına göre farklı oranlar uygulanır:
- Yasal (kanuni) faiz: Taraflarca oran kararlaştırılmamışsa uygulanır (3095 s.K. m. 1). Uzun yıllar %9’da sabit kalan bu oran, 1 Haziran 2024’te %24’e yükseltilmiş; 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun’la da sabit oran sistemi terk edilerek TCMB reeskont oranının %80’i esasına bağlanmıştır. Bu formüle göre güncel yasal faiz yıllık %31‘dir.
- Avans (ticari temerrüt) faizi: Ticari işlerde alacaklı, TCMB’nin avans işlemlerindeki faiz oranını isteyebilir (3095 s.K. m. 2/2); güncel oran yıllık %39,75‘tir.
- Sözleşmesel (akdi) faiz sınırları: Ticari olmayan işlerde kararlaştırılabilecek anapara faizi, yasal faizin %50 fazlasını (TBK m. 88/2), temerrüt faizi ise yasal faizin %100 fazlasını (TBK m. 120/2) aşamaz. Bu sınırları aşan faiz kayıtları geçersizdir; borçlunun fazla ödediği faize itiraz hakkı vardır.
- Kamu alacaklarında gecikme zammı: Vergi, ceza ve prim borçlarına 6183 sayılı Kanun m. 51 uyarınca gecikme zammı işler; oran 13 Kasım 2025’ten bu yana aylık %3,70‘tir.
- Kredi kartı azami faizleri: TCMB tarafından dönem borcu büyüklüğüne göre kademeli olarak belirlenir ve aylık açıklanır.
| Faiz Türü | Güncel Oran (Ağustos 2026) | Dayanak |
|---|---|---|
| Yasal (kanuni) faiz | Yıllık %31 | 3095 s.K. m. 1 (7589 s.K. ile değişik) |
| Avans (ticari temerrüt) faizi | Yıllık %39,75 | 3095 s.K. m. 2/2 |
| Ticari işlemlerde geç ödeme faizi (mal/hizmet tedariki) | Yıllık %43 | TTK m. 1530 |
| Kamu alacağı gecikme zammı | Aylık %3,70 | 6183 s.K. m. 51 |
| Kredi kartı azami akdi faiz | Aylık %3,25 – %4,25 (dönem borcuna göre kademeli) | 5464 s.K. m. 26; TCMB tebliğleri |
| Kredi kartı azami gecikme faizi | Aylık %3,55 – %4,55 (dönem borcuna göre kademeli) | 5464 s.K. m. 26; TCMB tebliğleri |
Uyarı: Faiz oranları mevzuat ve TCMB kararlarıyla düzenli olarak değişmektedir. Tablodaki oranlar yazının güncelleme tarihi itibarıyladır; somut hesaplama yapmadan önce güncel oranı teyit ediniz.
Faize ilişkin iki pratik uyarı: Birincisi, ödeme emrindeki faiz oranına ve işlemiş faiz tutarına kısmen itiraz mümkündür; yanlış oran veya hatalı başlangıç tarihi uygulanmışsa yalnızca faize itiraz ederek anaparayı tartışma dışında tutabilirsiniz. İkincisi, faize faiz yürütülmesi (bileşik faiz) kural olarak yasaktır (3095 s.K. m. 3; kredi kartlarında 5464 s.K. m. 26); hesap dökümünde bileşik faiz görürseniz bu, itiraz sebebidir.
Borçlu Türlerine Göre Özel Kurallar
Çek ve senet (kambiyo) borçlusu
Çek, bono (senet) ve poliçe borçluları için kanun, alacaklıya avantajlı özel bir takip yolu öngörür: kambiyo senetlerine özgü haciz yolu (İİK m. 167 vd.). Bu yolda süreler daha kısa, itiraz rejimi daha serttir:
- Ödeme süresi 10 gün, itiraz süresi ise yalnızca 5 gündür ve itiraz icra dairesine değil, icra mahkemesine yapılır (İİK m. 168-169).
- Genel takipten farklı olarak, borca itiraz satış dışındaki takip işlemlerini durdurmaz; haciz yapılabilir. İmzaya itirazda ise icra mahkemesi takibi geçici olarak durdurabilir (İİK m. 170).
- Senetteki imza kendisine ait olmayan borçlu, imzayı ayrıca ve açıkça inkâr etmelidir. Bilirkişi incelemesinde imzanın borçluya ait olmadığı anlaşılırsa takip durur; itirazın haksız çıkması hâlinde ise borçlu aleyhine tazminat ve para cezası gündeme gelir. Bu nedenle imza itirazı, yalnızca imza gerçekten sahteyse başvurulacak bir yoldur.
- Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu veya bedelsiz kaldığı (örneğin borcun ödenmesine rağmen senedin geri alınmadığı) iddiaları, kural olarak icra mahkemesinde değil, genel mahkemede açılacak menfi tespit davasıyla ileri sürülür ve yazılı delille ispatı gerekir.
- Karşılıksız çekte durum daha ağırdır: Çekin karşılıksız çıkması hâlinde, hamilin şikâyeti üzerine çek hesabı sahibi hakkında adli para cezasına ve çek düzenleme yasağına hükmedilebilir (5941 s.K. m. 5). Ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebilmesi, karşılıksız çeki borçlular yönünden en riskli borç türlerinden biri hâline getirir. Buna karşılık borcun faiziyle ödenmesi hâlinde ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar; bu imkân, ödeme planı kurgusunda mutlaka değerlendirilmelidir.
Banka ve kredi kartı borçlusu
Kredi ve kredi kartı borçlarında süreç genellikle şu sırayla ilerler: Asgari ödemenin yapılmaması → bankanın ihtarı ve hesabın kat edilmesi (borcun tamamının muaccel kılınması) → yasal takip. Bu alandaki temel kurallar şunlardır:
- Kredi kartı faizleri sınırsız değildir: Akdi ve gecikme faizi, TCMB’nin açıkladığı azami oranları aşamaz (5464 s.K. m. 26) ve kredi kartlarında bileşik faiz yasaktır. Bankanın azami oranların üzerinde faiz tahakkuk ettirdiği dönemler için itiraz ve iade talebi mümkündür.
- Temerrüt hâlinde banka, ancak gecikme faizini asgari ödeme tutarının ödenmeyen kısmı üzerinden işletebilir; borcun kalanına akdi faiz uygulanır.
- Ödeme kaydedilen gecikmeler Kredi Kayıt Bürosu (KKB) nezdindeki risk raporuna (halk arasında “karaliste”) işlenir. Borç kapatıldıktan sonra bu kayıtlar süresiz tutulamaz; olumsuz kayıtlar, borcun ödenmesinden itibaren 5 yılın sonunda silinir (5411 s.K. ek düzenlemeler ve KKB uygulaması). “Sicilim ömür boyu bozuk kalır” inanışı doğru değildir.
- Bankayla her aşamada yeniden yapılandırma görüşülebilir; yapılandırma sözleşmesi imzalanmadan önce toplam geri ödeme tutarının, faiz oranının ve vade sayısının yazılı olarak alınması, sonraki uyuşmazlıkları önler.
Kamu borçlusu: Vergi, SGK primi ve idari para cezaları
Devlete olan borçlar, 2004 sayılı İİK’ya değil, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a tabidir ve bu rejim önemli farklar içerir:
- Takip, icra dairesinden değil, ilgili idarenin (vergi dairesi, SGK) kendi ödeme emriyle başlar (6183 s.K. m. 55). Ödeme emrine karşı itiraz icra mahkemesine değil; tebliğden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesinde (SGK alacaklarında iş mahkemesinde) dava açılarak yapılır (m. 58). Dava sebepleri sınırlıdır: böyle bir borcun bulunmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı.
- Kamu idaresi, mahkeme kararına gerek olmaksızın banka hesaplarına e-haciz uygulayabilir; ancak e-haciz de ölçülülük kuralına tabidir ve maaş niteliğindeki paralarda İİK m. 83’teki dörtte bir sınırı gözetilmelidir.
- Gecikme zammı aylık %3,70’tir ve günlük işler. Vergi alacaklarında tahsil zamanaşımı 5 yıldır (6183 s.K. m. 102); şu kadar ki ödeme, haciz gibi işlemler süreyi keser.
- Kamu borçlusunun en güçlü araçları tecil ve yapılandırmadır: 6183 s.K. m. 48 uyarınca “çok zor durum” hâlindeki borçlunun borcu faiz karşılığında taksitlendirilebilir. 2026’da yürürlüğe giren 7582 sayılı Kanun bu imkânı önemli ölçüde genişletmiştir: azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmış, teminatsız tecil sınırı 10 milyon TL’ye yükseltilmiş, yeni başvurularda tecil faizi yıllık %29 olarak belirlenmiştir (son başvuru: 31 Ağustos 2026). Ayrıca dönem dönem çıkarılan yapılandırma (af) kanunları, gecikme zamlarının silinerek borcun enflasyon farkıyla taksitlendirilmesine imkân tanımaktadır.
Nafaka borçlusu ve bireysel borçlular
Nafaka, hukukumuzun en sıkı korunan alacağıdır ve borçlusu yönünden en ağır rejime tabidir: Nafaka alacağı, maaş haczindeki dörtte bir sınırına ve emekli aylığının haczedilmezliğine tabi değildir; hacizde ilk sırada yer alır. Daha da önemlisi, nafaka borcunun ödenmemesi, aşağıda açıklanan hapis yaptırımının en yaygın uygulandığı hâldir (İİK m. 344). Kira borçlusu yönünden ise özel bir tehlikeye işaret edelim: Kira alacağı için gönderilen tahliye talepli ödeme emrinde (İİK m. 269) 30 günlük ödeme süresi içinde borç ödenmezse, alacaklı yalnızca alacağını değil, kiralananın tahliyesini de isteyebilir; bu ödeme emri sıradan bir icra evrakı gibi bekletilmemelidir.
Borçtan Hapse Girilir mi? Kuralın ve İstisnaların Net Tablosu
Kural yukarıda belirtildiği gibi nettir: Sözleşmeden doğan borcun ödenememesi hapis sebebi olamaz (AY m. 38/8). Uygulamada “borçtan hapis” olarak bilinen hâller, borcun kendisinin değil, kanunun ayrıca yükümlülük hâline getirdiği davranışların yaptırımıdır:
- Nafaka yükümlülüğünün ihlali (İİK m. 344): Nafaka borcunu, takip kesinleştikten sonra ödemeyen borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılabilir; borç ödenince hapis sona erer.
- Ödeme taahhüdünü ihlal (İİK m. 340): İcra dairesinde borcunu taksitle ödemeyi taahhüt edip taahhüdünü makul sebep olmaksızın yerine getirmeyen borçlu hakkında, şikâyet üzerine üç aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir. Bu nedenle icra dosyasında ödeme taahhüdü imzalamak, sonuçları tartılmadan atılmaması gereken bir imzadır; gerçekçi olmayan taksit planını kabul etmek, borçluyu hapis riskiyle karşı karşıya bırakır.
- Mal beyanında bulunmama (İİK m. 76): Süresinde mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının talebiyle, beyanda bulununcaya kadar (en çok üç ay) hapisle tazyik olunabilir.
- Karşılıksız çek (5941 s.K. m. 5): Yukarıda açıklandığı üzere adli para cezası ve ödenmemesi hâlinde hapse çevrilme söz konusudur.
Görüldüğü üzere hapis riski; nafaka, taahhüt, mal beyanı ve çek olmak üzere dört dar alanda toplanmıştır. Bu alanların dışında kalan kredi, kredi kartı, kira, senet veya vergi borcunun ödenememesi tek başına hapis sonucu doğurmaz.
Borçlunun Yol Haritası: Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler
Bu rehberdeki bilgileri birkaç pratik ilkeye indirgemek gerekirse: Tebligatlardan kaçmayın; tebligatı almamak süreleri durdurmaz, yalnızca savunma imkânını ortadan kaldırır. Süreleri gün olarak takip edin; icra hukukunda süreler 5, 7, 15 gün gibi kısadır ve çoğu telafi edilemez. Dayanaksız itiraz etmeyin; %20 icra inkâr tazminatı riski gerçektir. Buna karşılık haklı itirazlarınızı da çekinmeden kullanın; usulsüz tebligat, hatalı faiz, haczedilemez malın haczi gibi hâllerde hukuk sizden yanadır. Ödeme taahhüdünü ölçüsüz imzalamayın; tutamayacağınız taahhüt, hapis riski yaratır. Yapılandırma ve tecil imkânlarını izleyin; özellikle kamu borçlarında dönemsel imkânlar borcun önemli bölümünü hafifletebilir. Ve mali gücünüz avukat tutmaya yetmiyorsa, zamanaşımı rehberimizde ayrıntılarını anlattığımız adli yardım ve baro adli yardım bürosu mekanizmaları borçlular için de geçerlidir.
Sık Sorulan Sorular
Borcumu ödeyemezsem hapse girer miyim?
Hayır; kural olarak borcun ödenememesi hapis sebebi değildir (AY m. 38/8). Hapis riski yalnızca dört hâlde vardır: nafaka borcunun ödenmemesi, icra dairesinde verilen ödeme taahhüdünün ihlali, mal beyanında bulunmama ve karşılıksız çek. Kredi, kredi kartı, kira, senet veya vergi borcunun ödenememesi tek başına hapis sonucu doğurmaz.
Eve haciz gelirse eşyalarım alınır mı?
Kural olarak hayır. Aynı amaçla kullanılan birden fazlası olmadıkça lüzumlu ev eşyası haczedilemez (İİK m. 82/1-3). Buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon gibi mutat ev eşyaları bu kapsamdadır. Haczedilemez eşyanın haczi hâlinde icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulmalıdır.
Maaşımın ne kadarı haczedilebilir?
Maaşın en fazla dörtte biri haczedilebilir (İİK m. 83). Nafaka alacakları bu sınıra tabi değildir. Emekli aylığı ise SGK prim alacakları ve nafaka dışında, borçlunun takip kesinleştikten sonra vereceği muvafakat olmadıkça hiç haczedilemez (5510 s.K. m. 93).
Ödeme emrine itiraz süresi kaç gündür?
Genel (ilamsız) takipte tebliğden itibaren 7 gün (İİK m. 62); çek ve senede dayalı kambiyo takibinde 5 gün (İİK m. 168); kamu borçlarında ödeme emrine karşı dava süresi 15 gündür (6183 s.K. m. 58). Süresinde itiraz edilmeyen takip kesinleşir.
İtiraz süresini kaçırdım, yapabileceğim bir şey var mı?
Evet, seçenekler tükenmiş değildir: Tebligat usulsüzse öğrenme tarihine göre sürelerin yeniden başlatılması istenebilir (Tebligat K. m. 32); kusursuz bir engel varsa gecikmiş itiraz mümkündür (İİK m. 65); ve borçlu olmadığınızı her zaman menfi tespit davasıyla ileri sürebilirsiniz (İİK m. 72).
Borcuma hangi faiz oranı uygulanır?
Sözleşmede oran yoksa adi işlerde yasal faiz (güncel oran yıllık %31), ticari işlerde talep hâlinde avans faizi (yıllık %39,75) uygulanır. Kredi kartlarında TCMB’nin aylık açıkladığı azami oranlar, kamu borçlarında aylık %3,70 gecikme zammı geçerlidir. Sözleşmeyle kararlaştırılan faiz de sınırsız değildir; adi işlerde anapara faizi yasal faizin %50, temerrüt faizi %100 fazlasını aşamaz (TBK m. 88, 120).
Kredi kartı borcumu ödedim; “karaliste” kaydım ne zaman silinir?
Olumsuz kayıtlar borcun tamamen ödenmesinden itibaren 5 yıl sonra silinir. Kayıt silinene kadar bankalar kredi değerlendirmesinde bu geçmişi görebilir; ancak kayıt ömür boyu kalmaz.
Karşılıksız çek borcumu ödersem ceza kalkar mı?
Evet. Karşılıksız kalan çek bedelinin faiziyle birlikte ödenmesi hâlinde ceza davası düşer, verilmiş ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar (5941 s.K. m. 6). Bu nedenle çek borçlusunun ödeme planında öncelik, cezai riski taşıyan çek borcuna verilmelidir.
Sonuç
Türkiye’de borçlu olmak, hukuk düzeninin dışına düşmek değildir; kanunun süreler, sınırlar ve güvencelerle çerçevelediği bir statüdür. Bu çerçevede borçlunun kaderi, büyük ölçüde iki etkene bağlıdır: sürelere hâkimiyet ve doğru savunma aracının seçimi. Yedi günlük itiraz süresini bilen, haczedilemez mallarını tanıyan, faiz hesabını denetleyen ve taahhüt imzasının sonuçlarını öngören borçlu ile bunları bilmeyen borçlunun karşılaşacağı sonuçlar arasında büyük fark vardır. Borçlarınız, hakkınızda başlatılan takipler veya yapılandırma seçenekleri konusunda değerlendirme almak için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Faiz oranları, parasal sınırlar ve mevzuat hükümleri değişkendir; makaledeki bilgiler güncelleme tarihindeki mevzuata göre derlenmiştir. Somut olayınıza ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukata danışınız.