Bize ulaşın
[YETKİLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRESİ’NE]
⚠️ Somut olaya göre uzman bir görüşü almadan hareket etmemenizi tavsiye ederiz.
💬 Uzman Görüşü Almak İçin TıklayınGönderilen Mahkeme: [İlk derece mahkemesinin adı ve dosya numarası]
Dosya No: [Dosya numaranızı yazınız]
Duruşma Tarihi: [Duruşma tarihini yazınız]
SANIK (İSTİNAF EDEN):
Adı Soyadı: [Adınızı ve soyadınızı yazınız]
T.C. Kimlik No: [T.C. Kimlik Numaranızı yazınız]
Adres: [Adresinizi yazınız]
MÜDAFİ (VARSA):
Adı Soyadı: [Avukatınızın adı soyadı, varsa baro numarası]
Adres: [Avukatınızın adresi]
KONU:
[İlk derece mahkemesi adı] tarafından verilen SSÇ cinsel istismar suçuna ilişkin mahkumiyet kararına karşı istinaf başvurusudur.
AÇIKLAMALAR:
- İlk Derece Mahkemesi Kararı:
İlk derece mahkemesi tarafından [tarih] tarihinde müvekkilim hakkında SSÇ’ye (Suça Sürüklenen Çocuk) yönelik cinsel istismar suçundan verilen mahkumiyet kararı, delillerin yanlış değerlendirilmesine ve hukuki hatalara dayanmaktadır. Müvekkilim, suça konu eylemleri kesinlikle gerçekleştirmemiş olup, verilen mahkumiyet kararı hukuka aykırıdır. - Delillerin Yanlış Yorumlanması:
İlk derece mahkemesi, dosyada bulunan delilleri yeterince incelememiş ve eksik bir değerlendirme yapmıştır. Özellikle, olayın oluş biçimi, tanık beyanları ve mağdurun ifadesi çelişkili olup, müvekkilimin suçlu olduğunu gösteren somut bir delil bulunmamaktadır. Olayın gelişimi dikkate alındığında, müvekkilim hakkında verilen ceza adil ve hakkaniyete uygun değildir. - Mağdur İfadesinin Güvenilirliği:
Mağdurun verdiği ifadelerdeki çelişkiler ve eksiklikler göz ardı edilmiştir. Mağdurun beyanları ile olayın gerçek gelişimi arasında ciddi uyumsuzluklar bulunmaktadır. İlk derece mahkemesi, mağdurun ifadesini tek başına yeterli görmüş ve başka delilleri dikkate almamıştır. Olayın aydınlatılması açısından mağdurun ifadeleri daha dikkatlice sorgulanmalı ve müvekkilimin suçsuz olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. - Tıbbi Rapor ve Delil Yetersizliği:
Olayın ardından alınan tıbbi raporlar, mağdurun iddialarını doğrulamamaktadır. Tıbbi deliller, mağdurun iddia ettiği şekilde cinsel istismara maruz kaldığını gösteren nitelikte değildir. Bu nedenle, tıbbi delillerin de olayla örtüşmediği göz önüne alınmalı ve müvekkilim aleyhindeki karar yeniden gözden geçirilmelidir. - Suçun Hukuki Unsurlarının Oluşmaması:
Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenen çocukların cinsel istismarı suçunun oluşabilmesi için kasıt unsuru gereklidir. Müvekkilimin, mağdura yönelik herhangi bir kasıtlı eylemi bulunmamaktadır. Müvekkilim, suça sürüklenen çocuk olup, kasıtlı olarak hareket etmemiştir. Bu nedenle, suçun unsurları oluşmamış ve müvekkilimin cezalandırılması hukuka aykırı bir karar olmuştur. - Adil Yargılanma ve Savunma Hakkı İhlali:
İlk derece mahkemesi yargılama sürecinde müvekkilimin savunma hakkı yeterince dikkate alınmamış, deliller eksik değerlendirilmiş ve adil bir yargılama yapılmamıştır. Müvekkilimin suçsuz olduğunu ortaya koyacak tanık beyanları ve diğer delillerin dikkate alınmaması, mahkumiyet kararının hukuka aykırı olmasına sebep olmuştur.
HUKUKİ NEDENLER:
Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesi, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun istinaf ile ilgili hükümleri ve ilgili diğer mevzuat.
DELİLLER:
- Tanık beyanları,
- Tıbbi raporlar,
- Mağdurun ifadesi ile çelişen diğer deliller,
- Olay yerindeki güvenlik kamerası kayıtları (varsa),
- Her türlü yasal delil.
SONUÇ VE TALEP:
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
- İlk derece mahkemesi tarafından müvekkilim hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulmasına,
- Müvekkilimin beraatine,
- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
[Tarih]
Saygılarımla,
[Adınız ve Soyadınız]
Adres: [Adresiniz]
İmza: ________________
Bu dilekçeyi kişisel bilgilerinize ve dava detaylarına göre düzenleyerek ilgili makama sunabilirsiniz.
Bu dilekçe örneği, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, her somut olayın kendine özgü koşulları dikkate alınmadan hazırlanmıştır. Dilekçenin kullanımı sonucunda doğabilecek herhangi bir hukuki sorumluluk kabul edilmemekte olup, profesyonel hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilir.
